Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1509 E., 2025/1045 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1509 E., 2025/1045 K. (24.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1509
Karar No
2025/1045
Karar Tarihi
24.02.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/1509 E. , 2025/1045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1098 E., 2024/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/29 E., 2022/678 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı şirketin sözleşmenin üstünde elektrik çekildiğini belirtilerek müvekkilinden C Tipine uygun olarak proje hazırlaması ve anlaşma imzalaması gerektiğini ihtar ettiğini, müvekkilinin ekonomik durumu nedeniyle C Tipine uygun proje çizilemediğini ve yeni anlaşma tanzim edilemediğini, bilahare müvekkiline B Tipi anlaşma imzalanabileceğinin bildirildiğini, ancak bunun da maliyetinin çok yüksek olması sebebiyle müvekkilinin projeyi gerçekleştiremediğini ve yeni sözleşme imzalayamadığını, müvekkilinin 2018 yılından beri konkordato sürecinde olduğunu, söz konusu C tipi veya B tipi projelerinin yapılabilmesi için gereken masrafları ödeme imkanlarının olmadığını, bugüne kadar trafo kaynaklı herhangi bir problem yaşanmadığını, davalı tarafın trafoya çok yüklenildiği iddiasının gerçekle bağdaşmadığını ileri sürerek; aboneliğin feshi işleminin iptali ile aboneliğin devam ettiğinin tespit olunmasını ve enerji sağlama zorunluluğu kapsamında abonelik hizmeti yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak öngörülen zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, müvekkili şirketin sadece elektrik dağıtımı ile ilgilendiğini, abonelik tesisine ilişkin taleplerin muhatabının müvekkilinin değil ayrı bir tüzel kişiliği haiz CK BEPSAŞ olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirketin bağlantı anlaşması gücünün 355,8 KW olduğunu ancak dağıtım sistemi güvenliği üzerinde risk oluşturacak şekilde Eylül 2020-Aralık 2021 dönemleri arasında anlaşma gücünün % 20'sinin üzerinde güç kullanarak trafoya fazla yükleme yaptığını, elektrik kesilmesinden önce müvekkili tarafından davacıya tüm yasal uyarıların yapıldığını ve enerji kesme işleminin tamamlandığını, davacının aşırı güç tüketmesi ve bu tüketime hala devam etmesi durumunda enerji kablolarının ve trafonun yanmasına, can ve mal kayıplarına sebebiyet verebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin elektrik satma edimini yerine getirmek için gerekli alt yapıyı inşa etme yükümlülüğünün bulunduğu, alt yapının kurulması ve sürdürülmesi için gerekli masrafları davacı tarafa yüklemeye kalkışmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede veya yürürlükteki mevzuatta davacının alt yapı niteliğindeki trafo kurma bedelini üstleneceğine ilişkin bir düzenlemede bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarında davacı şirketin fabrikasının tüketmiş olduğu elektrik miktarını besleyen trafonun yeterli olduğu, ayrıca merkezi yükün yeni devreye giren trafoya aktarıldığı, ana trafoda merkezi yük bulunmadığı aksine kapasite boşluğu bulunduğunun anlaşıldığı, rapor doğrultusunda davalının davacı şirketle aralarındaki sözleşmeyi sözleşmeyi fesih edecek haklı nedenlerinin bulunmadığı, dava konusu muarazayı doğuran işlem ve eylemlerin davalı şirket tarafından yapıldığı, sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu gözetildiğinde sözleşmenin tarafı olarak hareket ettiği anlaşıldığından davalının husumet itirazı yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının abonelik sözleşmesine yönelik feshinin geçersizliğinin tespitine, taraflar arasındaki abonelik sözleşmenin devamına, kesilen elektriğin kullanıma açılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarına tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının uyuşmazlık döneminde cari olan 05.01.2018 tarihli sözleşmesini dava dışı CK BEPSAŞ ile süresiz olarak imzaladığı anlaşıldığından, abonelik sözleşmesinin feshinin iptali, aboneliğin tesisi ve abonelik hizmeti verilmesi yönündeki yönelik talepler bakımından davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 163658 tesisat numaralı sayaç üzerinden davacı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yönelik elektrik kesintisine son verilerek elektriğin kullanıma açılması suretiyle muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın eksik gösterilmesi sebebiyle dava dışı CK BEPSAŞ'ın davaya dahili için taraflarına süre verilmediğini, abonelik sözleşmesi ve faturalandırma görevinin dava dışı şirkete ait olduğunu bilmesinin müvekkilinden beklenemeyeceğini, elektrik aboneliği ve sözleşmesi ile dağıtım işinin farklı firmalar bünyesi altında yürütülüyor olsa da bu hizmetin bir bütün olduğunu, dava dışı CK BEPSAŞ'ın davaya taraf olarak eklenerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, Mahkemece ilgili Yönetmelik hükümlerinin nazara alınmadığını, davacının sözleşmede belirlenen bağlantı anlaşma gücünü aşarak sözleşmeye aykırı davrandığını, salt trafoda kapasitenin var olduğundan bahisle karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muarazanın giderilmesi ve feshin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesinde; “ Bir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür, ancak maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi” ile bağdaşmaz. Temsilcide yanılma halinde, gerçek temsilci belirlenip, dava dilekçesi tebliğ edilerek, yargılamaya devam edilmesi zorunludur. Buna göre verilecek ara kararla, davanın doğru hasma yöneltilmesi için davacıya imkan sağlanması gerekir. Somut olayda, davalı BEDAŞ ile dava dışı CK BEPSAŞ arasındaki ilişkinin davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, bu halde davalı ve dava dışı CK BEPSAŞ arasındaki ilişkinin niteliği gözetilerek, davanın abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden BEDAŞ'a yöneltilmesinin hasımda değil hasmın belirlenmesinde (temsilcide) yanılgı olduğu benimsenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2022 tarihli ve 2019/3-179 E., 2022/186 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden hata sonucu BEDAŞ'a husumet yöneltilerek açılan davada, verilecek bir ara karar ile davanın belirlenmesine, gerçek taraf durumundaki CK BEPSAŞ'a davanın yöneltilmesi için imkan sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0e3c9ec1ea61a13d 32a2408649e60a5c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı