Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1766 E., 2025/3880 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1766 E., 2025/3880 K. (17.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1766
Karar No
2025/3880
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2025/1766 E. , 2025/3880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/491 E., 2024/728 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve miktarları yönünden, davalı- davacı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla tazminat ve nafaka miktarları ile temyiz dilekçesinin reddine dair ek karar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasının artırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemece 14.01.2025 tarihli ek karar ile davalı-davacı kadın vekilinin başvurusunun süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir. Somut olayda, Mahkemenin 14.01.2025 tarihli ek kararı ile başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davalı-davacı kadın vekiline ilk derece mahkemesinin kararı 10.12.2024 tarihinde, davacı-davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesi ise 30.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kadın tarafından 10.01.2025 tarihinde UYAP'ta istinaf dilekçesi adı altında temyiz dilekçesi sunulduğu, iş bu dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu, sonuç olarak süresinde sunulduğundan ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 14.01.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir. 2.Tarafların esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı-davacı kadın vekilinin tüm; davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b)Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda kadının birleşen davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine, erkeğin asıl ve kadının karşı davasının ise reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından reddedilen karşı dava, birleşen davasındaki reddedilen talepleri ile tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.06.2024 tarihli ilamı ile kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası ve tazminatların az olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karar veren İlk Derece Mahkemesince münhasıran yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Mahkemece verilen 14.01.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Tarafların esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a) Davalı -davacı kadın vekilinin tüm, davacı -davalı erkek vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, b)Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-davalı erkek vekilinin tedbir nafakasına yönelik itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına yerine "2-(a) Mahkememizin 04/06/2021 tarihli celsesinde kadın lehine takdir edilen 1.200,00 TL tedbir nafakasının 26/01/2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere artırılarak aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasının davacı birleşen dava davalısından alınarak davalı birleşen dava davacısına verilmesine, (b) Kadın yararına aylık 5.000,00 TL yoksulluk nafakasının davacı birleşen dava davalısından alınarak davalı birleşen dava davacısına verilmesine" cümlesinin yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1449331d9a6f3bb2 c5b4074e374a67c0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı