2. Hukuk Dairesi 2024/7526 E. , 2025/3847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1271 E., 2024/679 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/774 E., 2023/655 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekl,i şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; 1.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde; davalı-davacı erkekten gördüğü şiddet üzerine güvenlik endişesi ile apar topar evden ayrılmak zorunda kaldığını, ayağına ayakkabısını dahi giyemediğini, yanına hiçbir kişisel eşyasını, ziynet eşyalarını alamadığını iddia ederek; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda " ...Varlığı dosyaya sunulan fotoğraflar ve tanıkların beyanları ile ispat edilen 1 adet hint seti, 1 altın set, 1 altın küpe, 2 kaburga bilezik, 6 burma bilezik ve 2 adet yüzüğün davalı-karşı davacı tarafından alındığının davacı-karşı davalı tanıkları tarafından görgüye dayalı olarak doğrulanamadığı, belirtilen ziynetlerin erkek tarafından alındığının başkaca delillerle ispatlanamaması sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği, 1 adet adana burma bilezik, 1 altın küpe ve 1 adet kolyenin ise varlığının fotoğraflar veya tanık beyanları ile ispat edilememesi sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesi ile ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir. Hayat deneylerine göre olağan olanın, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı-davacı erkeğin zilyetlik ve sıyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’iden olup onun için kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür. Dosyanın incelenmesinde yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, erkeğin uhdesinde veya evde kaldığını ve erkek tarafından erkeğin evden ayrılması esnasında yanında götürüldüğünü ispat yükü altındadır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının evden can güvenliğinden endişe ederek; eşyalarını, kimliğini, banka kartlarını dahi almaksızın terlik ve eşofman ile evden ayrıldığı anlaşılmıştır. O halde; davalı-davacı erkek tarafından yapılan yeminin icapsız olduğu ve itibar edilmeyeceği gözetildiğinde, mevcut duruma göre varlığı ispatlanan ziynetler yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmaya gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "kusur belirlemesi" yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'e yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78ab55c670c25be2 0b27fb7e2c801f29 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 2. Hukuk Dairesi 2024/7526 E. , 2025/3847 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1271 E., 2024/679 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/774 E., 2023/655 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekl,i şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; 1.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde; davalı-davacı erkekten gördüğü şiddet üzerine güvenlik endişesi ile apar topar evden ayrılmak zorunda kaldığını, ayağına ayakkabısını dahi giyemediğini, yanına hiçbir kişisel eşyasını, ziynet eşyalarını alamadığını iddia ederek; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda " ...Varlığı dosyaya sunulan fotoğraflar ve tanıkların beyanları ile ispat edilen 1 adet hint seti, 1 altın set, 1 altın küpe, 2 kaburga bilezik, 6 burma bilezik ve 2 adet yüzüğün davalı-karşı davacı tarafından alındığının davacı-karşı davalı tanıkları tarafından görgüye dayalı olarak doğrulanamadığı, belirtilen ziynetlerin erkek tarafından alındığının başkaca delillerle ispatlanamaması sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği, 1 adet adana burma bilezik, 1 altın küpe ve 1 adet kolyenin ise varlığının fotoğraflar veya tanık beyanları ile ispat edilememesi sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesi ile ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir. Hayat deneylerine göre olağan olanın, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı-davacı erkeğin zilyetlik ve sıyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’iden olup onun için kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür. Dosyanın incelenmesinde yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, erkeğin uhdesinde veya evde kaldığını ve erkek tarafından erkeğin evden ayrılması esnasında yanında götürüldüğünü ispat yükü altındadır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının evden can güvenliğinden endişe ederek; eşyalarını, kimliğini, banka kartlarını dahi almaksızın terlik ve eşofman ile evden ayrıldığı anlaşılmıştır. O halde; davalı-davacı erkek tarafından yapılan yeminin icapsız olduğu ve itibar edilmeyeceği gözetildiğinde, mevcut duruma göre varlığı ispatlanan ziynetler yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmaya gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "kusur belirlemesi" yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'e yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78ab55c670c25be2 0b27fb7e2c801f29 ... ...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7526 E., 2025/3847 K. (17.04.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7526
- Karar No
- 2025/3847
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Konu
- Boşanma
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1766 E., 2025/3880 K. 17.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7619 E., 2025/3892 K. 17.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1309 E., 2025/3934 K. 17.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6586 E., 2025/3821 K. 17.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6580 E., 2025/3824 K. 17.04.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4263 E., 2025/3815 K. 17.04.2025