Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/7258 E., 2025/4203 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7258 E., 2025/4203 K. (22.04.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7258
Karar No
2025/4203
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/7258 E. , 2025/4203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2633 E., 2024/1340 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Dazkırı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2020/97 E., 2022/94 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri ile tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava; evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebeplerine dayalı karşılıklı boşanma istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin az, kadının ise daha ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda erkek eşe kusur olarak yüklenen kadına yönelik fiziksel şiddet vakıasının "...taraflar arasında yaşanılan son fiziksel şiddet eylemine ilişkin ceza yargılamasının bulunduğu, Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/340 Esas, 2022/53 Karar sayılı ilamı ile erkeğe, isnat edilen suçtan beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, tanık Faruk'un lüzum üzerine alınan beyanında "erkeğin fiziksel şiddetinin birden fazla olduğunu" belirttiği fakat yargılama sırasında alinan ilk beyanında devamlılıktan bahsetmediği, tanığın beyanları arasında çelişki bulunduğu ve kadının yaşanan son olayda yaralanmasına ilişkin olarak tanık ...'nin "kadının çöpün kenarında kendini yere atarak yaralandığını" beyanı ettiği, ceza yargılamasında da erkek eşin savunmasında, tanık beyanlarının anlattığı şekilde olayın gerçekleştiğini beyan ettiği, ceza mahkemesince de kadındaki yaralanmanın erkeğin savunmasını teyit eder mahiyette gerçekleştiği, bu suretle kadındaki yaralanmanın erkekten sadır olduğunun sabit olmadığı ... " gerekçesi ile erkek eşten çıkarılmasına, erkek eşe kadın tarafından isnat edilen ve ispatlanan "fiili ayrılık döneminde kadının maddi ihtiyaçları ile ilgilenmeme" vakıasının kusur olarak eklenmesine, kadın eşe yüklenen "erkeğin annesinin üzerine yürüme - erkeğe beddua etme" vakıalarının ise erkek eş tarafından dilekçeler aşamasında bu vakıalara usulüne uygun olarak dayanılmaması nedeniyle kadından çıkarılmasına, kadının başkaca kusuru da ispat edilemediğinden evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde sonuç itibariyle yine de kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm kadın vekilince yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince erkekten "fiziksel şiddet" maddi vakıasının çıkarılmasına karar verilmiş ise de kadının kendi kendine zarar verebileceği ve kendini yaralayacağının kabul edilemeyeceği, dosya kapsamındaki tanık beyanlarından kadının erkek tarafından fiziksel şiddete uğradığı anlaşılmakta olup bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerekmektedir. O halde tarafların kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları da hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda erkek eş kadın eşe nazaran daha ağır kusurlu olup bu kusurlu eylemler yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kadın eş yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmiştir. O halde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gereğince kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde kusuru daha ağır olmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı -davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da20c3ec3977c4c8 69ca519cc21b03dd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı