Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/7105 E., 2025/3426 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7105 E., 2025/3426 K. (04.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7105
Karar No
2025/3426
Karar Tarihi
04.09.2025
Konu
Boşanma, Nafaka, Tazminat

2. Hukuk Dairesi 2024/7105 E. , 2025/3426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1462 E., 2024/285 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Aile Mahkemesi SAYISI: 2022/184 E., 2023/449 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-davalı erkek vekili tarafından gerekçesizlik, kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, erkeğin boşanma davasının reddi, kabul edilen maddî tazminat, manevî tazminat, yoksulluk nafakası ve miktarları, reddedilen tazminat talepleri ve ziynet alacağı talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu reddedilen ziynet alacağı bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı-davalı erkek vekilinin reddedilen ziynet alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekir. Davacı-davalı erkek vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek asıl davanın reddine, karşı davada 4721 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi gereği açılan davanın reddine, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, erkeğin tazminat ve ziynet alacağı talebinin reddine, kadın yararına 9.600,00 TL toptan yoksulluk nafakası, 15.000,00 TL maddî tazminat ile 15.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiş, hükmün davacı-davalı erkek vekili tarafından gerekçesizlik, kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, ziynet alacağı talebinin reddi, kadının boşanma davasının kabulü, kadın yararına taktir edilen yoksulluk nafakası ve miktarı, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen ziynet alacağı talebi bakımından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen “evlilik öncesi borçlarını kadına söylemediği” kusuru davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir. Bu itibarla, Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. O halde, davalı-davacı kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı-davalı erkek vekilinin ziynet alacağı talebine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen manevi tazminat bakımından ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının manevî tazminat yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 4.Davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad45428387e8758f 1320b897520fa6c7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı