2. Hukuk Dairesi 2024/3980 E. , 2025/896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/187 E., 2024/654 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/675 E., 2023/218 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve iştirak nafakaları ile tazminatların miktarı, tedbir ve yoksulluk nafakasını reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar, kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiş olup karar, davacı-davalı kadın tarafından birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönlerinden, davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ile kişisel ilişki yönlerinden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve yetersiz gerekçe sebepleri ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince, yine erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davalı-davacı erkek vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, boşanma kararına itirazlarının bulunmadığı belirtilmiş ve “asıl davanın kabulü” istinaf konusu yapılmamıştır. Bu durumda kadının asıl davasındaki boşanma hükmü kesinleşmiştir. O halde, kaldırma kararından sonra verilen İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararında, asıl dava yönünden tekrar boşanma hükmü kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3.Dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek taraflarca açılan her iki davanın kabulüne karar verilmiş ise de toplanan delillerden taraflar arasında 2018 yılı Mayıs ayında yaşanan son olayda erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı sabittir. Son olaya kadar olan vakıalar yönünden ise, tarafların birlikte yaşama devam ettikleri anlaşılmakla fiziksel şiddet dışındaki vakıaların karşılıklı olarak affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerekir. Kadının son olaya ilişkin bir kusuru bulunmamakta olup evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkek tam kusurludur. Bu durumda, erkek tarafından açılan birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere asıl davada kurulan boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, erkeğin birleşen davasındaki boşanma hükmü yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine (HMK md.331/1) karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 4.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatleri dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir. 5.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, maddi ve manevi tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, maddi ve manevi tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 95737813ec9b6dc2 0f055a54807372f1
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3980 E., 2025/896 K. (04.02.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3980
- Karar No
- 2025/896
- Karar Tarihi
- 04.02.2025
- Konu
- Boşanma, Nafaka, Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4207 E., 2025/887 K. 04.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4221 E., 2025/889 K. 04.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3952 E., 2025/891 K. 04.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4063 E., 2025/918 K. 04.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4056 E., 2025/919 K. 04.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/911 E., 2025/924 K. 04.02.2025