2. Hukuk Dairesi 2024/3967 E. , 2025/1099 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1987 E., 2024/170 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. Ereğli Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/702 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakası, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat ve miktarları yönünden, davalı- davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 4.4721 sayılı Kanun'un "Geçici önlemler" başlıklı 169 uncu maddesinde, "Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır." hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin 13.04.2021 tarihli ara kararı ile ortak çocuk İsmail Oğulcan yararına dava tarihinden itibaren hükmedilen tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine karar verildiği, ortak çocuğun velayetinin erkeğe verilmesi üzerine ise hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi ile kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyada toplanan delillerden ise, ortak çocuğun dava tarihinden itibaren sürekli olarak erkek (baba) yanında kaldığı anlaşılmıştır. Bu hale göre, erkek yanında kalan ortak çocuk yararına ancak erkeğin aleyhine (erkekten alınarak kadına verilmek üzere) tedbir nafakasına hükmedilmesi hatalıdır. Bu husus göztilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî, manevî tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden kadın yararına, ortak çocuk İsmail Oğulcan lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden ise erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının maddî, manevî tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden davalı-davacı kadın yararına, ortak çocuk İsmail Oğulcan yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden davacı-davalı erkek yararına BOZULMASINA, 3.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3096c2903455c728 5f99cdde5ed82bbf
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3967 E., 2025/1099 K. (06.02.2025) – Boşanma
- Mahkeme
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3967
- Karar No
- 2025/1099
- Karar Tarihi
- 06.02.2025
- Konu
- Boşanma, Velayet, Nafaka, Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3845 E., 2025/1090 K. 06.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4028 E., 2025/1096 K. 06.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4070 E., 2025/1098 K. 06.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/4513 E., 2025/1134 K. 06.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3217 E., 2025/1135 K. 06.02.2025
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/3224 E., 2025/1136 K. 06.02.2025