Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5706 E., 2025/6703 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5706 E., 2025/6703 K. (23.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5706
Karar No
2025/6703
Karar Tarihi
23.10.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/5706 E. , 2025/6703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçinin temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu tarafından ihalenin feshi şikayetiyle icra mahkemesine yapılan başvuru sonucunda, Mahkemece; ihalenin feshi isteminin reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmedildiği, şikayet eden borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan karara karşı şikayet eden borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 134/2. maddesinde “İhalenin feshini, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler ” hükmüne yer verilmiştir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre de yurt içinde adres gösterme koşulunun ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler hakkında gerekli olduğu kabul edilmekle, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır. Ancak bu durum, takip dosyasında yurt içinde bir adresin mevcut olması ve ihalenin feshi istemine ilişkin başvuru dilekçesinde hiç adres gösterilmemesi hali içindir. Borçlu veya alacaklı şikayet dilekçesinde, yurt dışında bir adres göstermişse, bu durum açıkça anılan maddedeki “yurt içinde adres gösterme” zorunluluğuna aykırılık teşkil edecektir. Şikayetçi asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan “yurt içinde adres gösterme” koşulu yerine getirilmelidir. Öte yandan, HGK’nın 10.11.2022 tarih ve 2019/305 E. - 2022/1485 K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, “Yurt içinde bir adres göstermek” koşulu şikâyet yoluna başvurulabilmesinin şartı olup, bununla kötüniyetli şikâyetlerin önlenmesi amaçlandığından, bu koşulun sonradan yerine getirilmesi de olanaklı değildir. Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçi takip dosyasının borçlusu konumunda olup, şikayetçi vekilinin dilekçesinde; şikayetçinin yurt dışında ikamet ettiğini belirttiği ve aynı vekilin vekaletnamesinde şikayetçinin yurtdışı adresinin yer aldığı, yurt dışında yaşadığından usulsüz tebliğler ile haberi olmadan takip işlemleri yapılıp takibin kesinleştirildiği ileri sürülerek ihalenin feshi isteminde bulunulduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde yazılı adresinin de yurt dışı adresi olduğu, ödeme emrinin de yurt dışındaki adresine gönderildiği ve dosyada borçlu tarafından kabul edilen bir yurt içi adresin bulunmadığı, şikayet dilekçesinde de yurt dışı adresinin gösterildiği görülmektedir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, İİK'nın 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan ihalenin feshine ilişkin istemin dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. Ancak İİK'nın 134/5. maddesi gereğince; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin % 5’i oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenler ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 20/05/2025 tarih, 2025/544 E. - 2025/523 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca re’sen KALDIRILMASINA, Sorgun İcra Hukuk Mahkemesinin 06/02/2025 tarih, 2025/5 E. - 2025/12 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f343966d973ce6d d4c3cea6985697bc This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 12. Hukuk Dairesi 2025/5706 E. , 2025/6703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçinin temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu tarafından ihalenin feshi şikayetiyle icra mahkemesine yapılan başvuru sonucunda, Mahkemece; ihalenin feshi isteminin reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmedildiği, şikayet eden borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan karara karşı şikayet eden borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 134/2. maddesinde “İhalenin feshini, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler ” hükmüne yer verilmiştir. Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre de yurt içinde adres gösterme koşulunun ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler hakkında gerekli olduğu kabul edilmekle, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır. Ancak bu durum, takip dosyasında yurt içinde bir adresin mevcut olması ve ihalenin feshi istemine ilişkin başvuru dilekçesinde hiç adres gösterilmemesi hali içindir. Borçlu veya alacaklı şikayet dilekçesinde, yurt dışında bir adres göstermişse, bu durum açıkça anılan maddedeki “yurt içinde adres gösterme” zorunluluğuna aykırılık teşkil edecektir. Şikayetçi asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan “yurt içinde adres gösterme” koşulu yerine getirilmelidir. Öte yandan, HGK’nın 10.11.2022 tarih ve 2019/305 E. - 2022/1485 K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, “Yurt içinde bir adres göstermek” koşulu şikâyet yoluna başvurulabilmesinin şartı olup, bununla kötüniyetli şikâyetlerin önlenmesi amaçlandığından, bu koşulun sonradan yerine getirilmesi de olanaklı değildir. Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçi takip dosyasının borçlusu konumunda olup, şikayetçi vekilinin dilekçesinde; şikayetçinin yurt dışında ikamet ettiğini belirttiği ve aynı vekilin vekaletnamesinde şikayetçinin yurtdışı adresinin yer aldığı, yurt dışında yaşadığından usulsüz tebliğler ile haberi olmadan takip işlemleri yapılıp takibin kesinleştirildiği ileri sürülerek ihalenin feshi isteminde bulunulduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde yazılı adresinin de yurt dışı adresi olduğu, ödeme emrinin de yurt dışındaki adresine gönderildiği ve dosyada borçlu tarafından kabul edilen bir yurt içi adresin bulunmadığı, şikayet dilekçesinde de yurt dışı adresinin gösterildiği görülmektedir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, İİK'nın 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan ihalenin feshine ilişkin istemin dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibari ile doğrudur. Ancak İİK'nın 134/5. maddesi gereğince; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği öngörülmektedir. Bu durumda, şikayetçinin ihalenin feshi isteminin, dava şartı yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin % 5’i oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenler ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 20/05/2025 tarih, 2025/544 E. - 2025/523 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca re’sen KALDIRILMASINA, Sorgun İcra Hukuk Mahkemesinin 06/02/2025 tarih, 2025/5 E. - 2025/12 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f343966d973ce6d d4c3cea6985697bc ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı