12. Hukuk Dairesi 2025/4420 E. , 2025/5398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihalenin feshini talep edenlerden şikayetçi ............... Emlak Danışmanlığı Tic. Ltd. Şirketinin ipotek borçlusu olmakla birlikte ihalesi yapılan taşınmazın maliki olmayıp, İİK. nun 134/2. maddesinde yazılı istisnai kişiler dışında kaldığı, bu nedenle ihalenin feshini talep edebilmesi için İİK. nun 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi uyarınca ödenmesi gereken nispi harç ve teminat yatırması gerektiği, Bu hususun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 2024/1503 Esas, 2024/1669 Karar sayılı 27/11/2024 tarihli kaldırma kararında belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince bu karar üzerine borçlu ...'nin İİK’nın 134/2. maddesinde belirtilen istisnai kişiler dışında kaldığı dikkate alınarak İİK’nın 134/3. maddesi gereğince şikayetçi ... yönünden nispi harç ve teminat şartlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden, borçlu ... vekiline 102.465,00 TL harcı ikmal etmek üzere 19.12.2024 tarihli tensip tutanağı ile, " 2-İİK madde 134/3 gereği ihalenin feshi talebinde bulunan kişi, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgili ve sınırlı ayni hak sahibi olmadığından ihale bedeli olan 3.000.000,00 TL üzerinden hesaplanan ve peşin yatırılması zorunlu 204.930,00 TL harcın yarısı olan 102.465,00 TL harcı ikmal etmesi için şikayet eden ... vekiline gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde mahkememizce belirlenen ve İİK madde 134/3 gereği ikmali zorunlu olan 102.465,00 TL harcın ikmal edilmemesi durumunda şikayetin dava şartı yokluğu sebebiyle reddedileceğinin şikayet eden ... vekiline ihtarına, ihtarat yapılamadığından ihtaratın iş bu tensip zaptının şikayet eden ... vekiline tebliğ ile yapılmış sayılmasına, Bu nedenle duruşmanın 09/01/2025 günü saat 11:20'e bırakılmasına " şeklinde ara kararı oluşturulduğu, ara kararını içeren tensip tutanağının borçlu ... vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak yapılan usulüne uygun ihtar ve tebliğe rağmen borçlu ................. Emlak Danışmanlığı Ticaret Limited Şirketinin noksan harcı tamamlamadığı, bunun üzerine mahkemece; "...verilen kesin süre içerisinde ve daha sonra eksik nispi harcı tamamlamadığı", diğer davacının davasının ise ispatlanamadığı gerekçesi ile; 1-a) Davacı ... yönünden ihalenin feshi talebinin esastan REDDİNE, b) Davacı ... yönünden ihalenin feshi talebinin dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca davacıların ..............Satış İcra Müdürlüğünün 2023/7 Talimat sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibi sırasında 04/07/2024 tarihinde yapılan ihale ile ilgili olarak ihalenin feshini talep ettiği taşınmazın ihale bedeli olan 3.000.000,00 Türk lirasının takdiren %5'i (yüzde beşi) tutarında (150.000,00 TL) para cezası ile cezalandırılmalarına," karar verildiği, Davacıların istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği anlaşılmıştır. Dosyada öncelikli sorun " İİK'nın 7343 sayılı Kanun ile değ. 134. maddesindeki istisna taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç ve teminatın niteliği ve buna bağlı olarak HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup, olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür." İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İ.İ.K. na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İ.İ.K.'nın 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile ihalenin feshi davasını “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır. Ayrıca ihalenin feshi talebinde 7343 sayılı kanunun 27/5. maddesi ile davayı “ Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler" teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden şikayetçinin tapuda ilgili olmayıp, İİK'nın değ. 134. maddesindeki satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerden olduğu ve davanın nispi harca ve teminata tabi bulunduğu anlaşılmıştır. Yargı harçları, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harçtan muaf olanlar dışındaki davacının harç yatırması zorunluluğu, HMK. nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir. Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir. 492 sayılı Kanunun " Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi " başlıklı 30. maddesi " Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu ( HMK. md.150 ) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. " hükmünü içermektedir. HMK. ya göre bir şartın tamamlatılması, Mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür. Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz. İİK.'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi bu yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde; İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra, kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek yada tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı tartışmasızdır. Aynı şekilde ihale bedelinin %5'i oranında teminat yatırılması da şarttır. Yukarıda da açıklandığı üzere dava açılırken alınması gereken harç, dava harcı olup, Harçlar Kanuna göre dava açılırken alınır. Noksan yatırılmış ise Harçlar Kanunu' nun 30. maddesinde belirtilen usul ile tamamlatılır. Harç tamamlanmaz ise yaptırımı da yine aynı maddede düzenlenmiştir. %5 teminat ise yine harç gibi dava açılırken yatırılmalıdır. Teminat, HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartıdır. Dava açılırken yatırılmayan teminatın tamamlanması için (harcı tamamlanmayan davaya devam edilemeyeceğinden) öncelikle harç tamamlatılmalı, sonra teminatın yatırılması için davacıya HMK. nın 115. maddesinde belirtilen dava şartlarının tamamlatılmasına ilişkin usule göre süre verilmelidir. Harcın yatırılmamasının yaptırımı, " ...davanın açılmamış sayılması," harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımı ise "...davanın dava şartı noksanlığından usulden reddidir." Açılmamış sayılma ve usulden ret kararlarının hukuki sonuçlarının farklı olduğu izahtan varestedir. Mahkemenin ve Bölge Adliye Mahkemesinin şikayetçinin İİK'nın 134. maddesinde belirtilen ilgililerden olmayıp, ihalenin feshi davasının görülebilmesi açısından nispi harç ve teminat yatırmak zorunda olan, başka bir deyişle kanunda belirtilen istisnai kişiler dışında kaldığına ilişkin tespit ve gerekçeleri yerindedir. Her ne kadar şikayetçi nispi harç ve akabinde teminatı yatırmamış ise de, İlk Derece Mahkemesinin harç yatırılmasına ilişkin tensipteki "... 2-İİK madde 134/3 gereği ihalenin feshi talebinde bulunan kişi, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgili ve sınırlı ayni hak sahibi olmadığından ihale bedeli olan 3.000.000,00 TL üzerinden hesaplanan ve peşin yatırılması zorunlu 204.930,00 TL harcın yarısı olan 102.465,00 TL harcı ikmal etmesi için şikayet eden ... vekiline gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde mahkememizce belirlenen ve İİK madde 134/3 gereği ikmali zorunlu olan 102.465,00 TL harcın ikmal edilmemesi durumunda şikayetin dava şartı yokluğu sebebiyle reddedileceğinin şikayet eden ... vekiline ihtarına, ihtarat yapılamadığından ihtaratın iş bu tensip zaptının şikayet eden ... vekiline tebliğ ile yapılmış sayılmasına, " şeklindeki ara kararı 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesine uygun değildir. Harcın yatırılmamasının yaptırımı dava şartı noksanlığından ret olmayıp, işlemden kaldırmadır. Yukarıda da belirtildiği üzere yasaya uygun olmayan ara kararı hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece nispi harç ve teminat yatırması gereken davacı/şikayetçi ... vekiline Harçlar Kanununun 30. maddesine uygun şekilde "...Şikayetçiye ihale bedeli üzerinden alınan bakiye 167.179,60 TL. peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde davanın işlemden kaldırılacağının ihtarına ( ihtar edildi) " şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu' nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç yatırılmamasını HMK.'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve hususun Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılacak iş öncelikle davacıya nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve harç yatırılırsa akabinde teminatı yatırtıp, sonuca gitmektir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 10.04.2025 tarih ve 2025/383 E. 2025/507 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.01.2025 tarih ve 2024/740 E. 2025/38 K. sayılı kararının re'sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçilerin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı: Şikayetçi ... ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek veren üçüncü kişi konumunda ve takip talebine karşı alacağın aynı ile borçlu olan kişi olup takip borçlusu sıfatı ile İİK 134/2 maddesinde yazılı ilgiler arasında olduğundan nisbi harç ve teminat yatırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek karar vermesi gerekirken 134/2 maddesinde belirtilen kişiler dışında kaldığı göz önüne alınarak şikayetçi şirkete kesin süre verildiği kesin süre içinde nisbi harcın yatırılmadığından şikayetin usulden reddi kararına katılamıyorum Öte yandan bir an için İİK 134/2 maddesinde sayılanlar dışında olduğu kabul edilse bile İİK’nın 134/3 maddesinde yazılı harç dava şartına ilişkin olup 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30.maddesi hükmü doğrultusunda karar verilemeyeceği görüşündeyim. Şöyle ki İhalenin feshini isteyebilecek olanlar, İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olup bu kişilerden başkasının ihalenin feshini istemesi mümkün değildir. İhalenin feshini isteyecek kişilerin Kanunda sınırlı olarak sayılmasının sebebi, ihalenin feshinin kötüniyetle talep edilmesini engellemektir. İhalenin feshini isteyebilecek kişiler arasında pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerde sayılmıştır. İİK’nın 24.11.2021 tarih 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3. fıkrasına göre “satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken ilgili kişilerin muhtemel zararlarını karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır.” İİK’nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3. fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihaleden feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayeti olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir. İİK’nın 134. maddesi pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak eden kişileri ihalenin feshi isteyecek kişiler arasında saymakla birlikte bu kişiler ihalenin feshi isteminde bulunabilmesinin diğer ihalenin feshini isteyecek ilgililere göre daha ağır şartlara tabii tutmuş ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinde nisbi harca tabi olduğunu ve ayrıca ihale bedeli üzerinden %5 oranında teminat göstermesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin gerekçesi olarak uygulamada sırf ihale sürecini uzatmak ve haksız menfaat sağlamak amacı ile hukuki yararı bulunmayan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesinin önüne geçilmesi ihale sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanması gösterilmiştir.Getirilen bu düzenlemelerin hak arama özgürlüğüne uygun olup olmadığı ayrıca bir tartışma konusu olmakla birlikte özellikle İİK’nın 134/3 fıkrasında sayılanların dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinden nisbi harcı tabi olması hükmü lafzı itibariyle fıkrasının konuluş amacına hizmet etmeyen bir hükümdür. Şöyle ki bu maddede sayılanlar dışındaki kişilerin nisbi harcın eksik yatırması halinde Dairemiz çoğunluk görüşüne göre Harçlar Kanunu 30. maddesi uyarınca işlem yapılması sonrasında, teminatı yatırtıp sonuca gidilmelidir. İcra mahkemesi nisbi harcın yatırılması için süre vermesi verilen süre içinde harç tamamlanmaz ise mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesinin yollaması ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve süre içinde harcın ikmal edilerek yenileme talep edilmemesi halinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Oysa bu hükmün konuluş amacı kötüniyetle ihalenin kesinleştirilme sürecini uzatmaya ilişkin ihalenin feshi taleplerini önlemek olup İİK 134/3 fıkrasının bu şekilde anlaşılıp uygulanması ihalenin hukuki yararı olmaksızın geciktirilmesine yönelik feshi taleplerinin önünün açılmasına sebebiyet verecektir. HMK 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasının kesinleşmesine kadar ihalenin kesinleşmesi mümkün bulunmayacaktır. Nisbi karar ve ilam harcı konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hükmolunan değer üzerinden alınan bir harçtır. Harçlar Kanunun 32.maddesine göre yargı işlemlerinden alınacak harç ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Davanın reddine karar verilmesi durumunda ise nisbi karar ve ilam harcına tabi bir dava olsa dahi sadece maktu harç ödenir. ( 1 sayılı Tarife, A.III,2.a.) İhalenin feshi istemi bir dava değil şikayet olup, ihalenin feshi yargılamasında paraya çevirme işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetimi yapılmaktadır. Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifenin 2/a maddesine göre şikayette maktu harç alınır. Oysa nisbi karar ve ilamın harç konusu parayla ölçülebilen davalar hakkında uygulama alanı bulmaktadır. 7343 sayılı Kanun öncesinde ihalenin feshi isteminde maktu harç geçerli idi. 7343 sayılı kanunla ihalenin feshi isteyecek kişilerin kategorilerine göre maktu veya nisbi harç yatırması gerektiği kabul edilmiştir. Öte yandan bu harcın yarısının peşin yatırılması gerektiği ihalenin feshi kararı verilmesi halinde başkasına yükletilmeksizin taleple birlikte iade edileceği, ancak ihalenin feshi talebinin reddedilmesi halinde talep ileri sürülürken yarısı yatırılan nisbi harcın iade edilmeyeceği gibi kalan kısmında tahsil edileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden İİK’nn 134/3 maddesinde yazılı nisbi harcın Harçlar Kanunun anlamında yatırılan harç niteliğinde olmadığı, kötü niyetli ihalenin feshi taleplerinin üzerine geçme amacı ile maddede yazılan kişilerin ihalenin feshi taleplerini zorlaştırmak için bir araç olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zaten madde gerekçesinde de bu amaç açıkça belirtilmektedir. O halde İİK’nın 134/3 hükmünde yer alan ifadeden hareketle harcın yatırılması ön şart olarak değerlendirilmeli verilen süre içinde tamamlanmaması halinde talebin reddine karar verilmelidir. İİK 134/3. maddesinde “talepte bulurken teminat gösterilmesi şarttır.” görüşünden hareketle teminat şikayetin ön şartı olup, teminat gösterilmemesi halinde teminat yatırılma için süre verilmeden reddedilmelidir. Teminat HMK m.114/ı-ğ ve 5.115/2 hükmüne göre yargılama şartı olarak değerlendirilmelidir. (Aslan, Kudret. İhalenin Feshi Hakkında 7343 sayılı Kanunda Yapılan Değişiklikler ve Bunların Değerlendirilmesi” AHBVÜHFD. Y. 2022 C.26S.4, s.1-35) (Aşık, İbrahim/Oruç Yakup/ Tok Ozan/Şaşar, Ömer Faruk; İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2023, s.314) Bu nedenlerle Harçlar Kanunun hükümlerinin ihalenin feshi yargılaması bakımından aynen uygulaması gerektiği görüşüne katılamıyorum. Harçlar Kanunu 32. maddesinde yazılı hüküm ile 30. maddesi hükmünün ve dolayısı ile HMK 150 madde hükmünün ihalenin feshi şikayetinin niteliği gereği uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira İİK 134/5 fıkrası “ ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir “ hükmü düzenlemekte olup şikayeti düzenleyen İİK’nun 18/son fıkrasında da benzer ifadeler yer almaktadır. HMK 150 uygulaması şikayetin niteliği ile de bağdaşmamaktadır. Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca ihalenin feshini isteyen şikayetçi üçüncü kişi takip borçlusu sıfatı ile ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden olduğundan, nisbi harç ve teminat yatırma zorunluluğu bulunmadığı için işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken kesin süre içinde nisbi yarcı yatırdığı için şikayetçi Maviyeçalan Gayrimenkul Emlak Danışmanlık Ticaret limited şirketi yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi kararı verilmesi isabetsiz olup kararın bu yönüyle bozulması gerekirken çoğunluğun yazılı gerekçe ile kararın bozulması görüşüne katılamıyorum.17.09.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 14862231f2408765 9adde7b779474abd
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4420 E., 2025/5398 K. (17.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4420
- Karar No
- 2025/5398
- Karar Tarihi
- 17.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6338 E., 2025/5407 K. 17.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/6342 E., 2025/5408 K. 17.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3455 E., 2025/5379 K. 17.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5671 E., 2025/5301 K. 16.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4683 E., 2025/5303 K. 16.09.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4573 E., 2025/5290 K. 16.09.2025