12. Hukuk Dairesi 2025/4052 E. , 2025/6291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı icra takibinde şikayetçi borçluların icra mahkemesine başvurularında, temlik alan tarafından takip başlatılmış ise de temliknamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek icra takibinin iptalini istedikleri, İlk Derece Mahkemesince temliknamenin geçersiz olduğu hususunun dar yetkili icra mahkemesince değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür, diğer bir anlatımla hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Dar yetkili icra mahkemesi hakimi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir." Somut olayda; icra takibinin dayanağı ilamın incelenmesinde, takip alacaklısının ilamın tarafı olmadığı görülmüştür. İlamdan kaynaklanan alacak için ancak ilamın tarafları ilamlı takip yapabilir. İlamdan kaynaklanan alacağın adi yazılı alacağın temlik sözleşmesi ile devralınması halinde ise ancak ilamsız takip yapılabilir(Dairemizin benzer mahiyette 26.06.2024 tarih ve 2024/132 Esas-2024/6581 Karar sayılı ilamı.). O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile şikayetçi borçlular yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle; 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 28.03.2025 tarih ve 2025/881 Esas-2025/546 Karar sayılı kararının (KALDIRILMASINA), ... İcra Hukuk Mahkemesinin 19.12.2024 tarih ve 2024/334 Esas-2024/364 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı; Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesi; "...Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." şeklinde düzenlenmiştir. 184. maddesi; "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; alacaklı tarafından borçlular aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2024/14532 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ile şikayete konu takip dosyasında alacaklı olarak görünen davalı şirketin her ne kadar icra takibine konu ilamdaki alacağı temlik aldığını iddia etmişse de iddiaların gerçek dışı olduğunu, temlik evrakının temlik eden şirket terkin edildikten çok sonra düzenlendiğini, temlik alan şirket olan davalının kanunu dolanma gayesinde olduğunu, ayrıca belgede sahtecilik suçunun bulunduğunu, geçerli bir temlik sözleşmesinin olmadığını, icra takibine konu ilama bakıldığında dahi anlaşıldığını belirterek, ... İcra Dairesinin 2024/14532 Esas sayılı dosyasına konu takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; alacağın temliki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğu, ayrıca noter tasdikine gerek bulunmadığı, temlik sözleşmesinin geçersizliğinin, imzaların sahteliğinin vs. hususların genel mahkemelerde açılacak davanın konusu olabileceğini, icra mahkemesince belirtilen hususta tahkikat ve yargılama yapılıp sonuca gidilemeyeceğini, takip alacaklısının temlik alan sıfatıyla takibe devam etmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirtir nedenlerle şikayetin reddine karar verilmiş olup, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aynı nedenlerle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararı şikayetçilerin temyiz ettiği anlaşılmıştır. Borç ilişkisinin tarafları alacaklı ve borçlu olmak üzere iki taraftan ibaret olup, bazı hallerde mevcut alacağın alacaklı tarafinın değiştirilmesi mümkündür. Alacağın temliki ile ilgili hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 183. ve 184. maddelerinde yer almış olmakla birlikte bu konuda bir tanıma yer verilmemiştir. Mevcut borç ilişkisinde alacaklı tarafın değişerek 3. bir kişi olması hususu, alacağın temliki ile mümkün olmaktadır. Bu bağlamda alacağın temliki, alacaklı ve 3. kişinin ortak iradeleriyle ivazlı ya da ivazsız şekilde yazılı şekil şartına bağlı, tek taraflı kazandırıcı nitelikte, borç ilişkisine taraf olan borçlunun iradesine ve rızasına ihtiyaç duyulmadan yapılması mümkün bir devir işlemidir. Alacağın temliki işleminin geçerli sayılması bakımından kanun koyucu bir takım şartlar aramıştır. Buna göre; temlik işlemi yukarıda da belirtildiği gibi adi yazılı şekilde, temlik edenin imzası alınmak koşuluyla ve yasa, ilgili sözleşmeler yahut işin niteliği gereğince taraflar arasında yasaklı olmayan hallerde yapıldığında geçerlilik kazanacaktır. Somut olayda; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli, 2020/511 E.-2024/643 Karar sayılı ilamına dayanılarak 06.11.2024 tarihinde borçlular aleyhine ilamlı icra yoluyla başlatılan takipte düzenlenen icra emrinde dava dışı ... Motorlu Araçlar ... A.Ş.'nin alacaklı olarak yer aldığı, 01.09.2023 tarihli temlik alan ... Motorlu Araçlar ... A.Ş. arasında düzenlenen şikayete konu adi yazılı temliknamenin, 06.11.2024 tarihinde takip dayanağı belge ile birlikte icra müdürlüğüne sunulduğu görülmüştür. Alacaklı tarafından dosyaya sunulan 01.09.2023 tarihli temlikname adi yazılı şekilde olduğundan, icra dosyasına sunulduğu tarihten itibaren hukuki sonuç doğurur. Alacağın temliki sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması yeterli ve gereklidir. Ayrıca takip türüne göre (ilamlı/ilamsız) noter huzurunda düzenleme şeklinde yada tasdik edilmek suretiyle yapılacağına ilişkin özel bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. İcra takip dosyası incelendiğinde; dayanak ilam ve alacağın temlikine dair adi yazılı şekilde düzenlenmiş 01.09.2023 tarihli temliknameye göre icra dosyasında ... Motorlu Araçlar ... A.Ş.'nin alacaklı taraf olarak gösterilmesi yukarıda açıklanan usul ve yasa hükümlerine uygundur. Bu temlik sözleşmesinin geçersizliği, imzaların sahteliği, vb. hususlar genel yetkili mahkemelerde ilgili hak sahipleri tarafından açılacak davada dava konusu olabileceğinden, icra mahkemesince bu hususta yargılama yapılarak sonuca gidilmesi mümkün değildir. Öte yandan, anılan kişinin takip alacaklısı sıfatıyla takibe devam etmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Belirtilen tüm bu nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.15.10.2025 SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9499e8f97dd9737e 1914cc595f40cf76
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4052 E., 2025/6291 K. (15.10.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4052
- Karar No
- 2025/6291
- Karar Tarihi
- 15.10.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3652 E., 2025/6313 K. 15.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5718 E., 2025/6359 K. 15.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7458 E., 2025/6290 K. 15.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7824 E., 2025/6292 K. 15.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/7660 E., 2025/6307 K. 15.10.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3757 E., 2025/6309 K. 15.10.2025