Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1264 E., 2025/3950 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/1264 E., 2025/3950 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1264
Karar No
2025/3950
Karar Tarihi
14.05.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/1264 E. , 2025/3950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi ile davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, 3. kişinin açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, şikayetin kabulü ile istihkak davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı alacaklı ve borçlu istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, haciz aşaması olmadığı için istihkak iddiaları İİK 150/g maddesi uyarınca paraya çevirme aşamasında (rehinli malın satışının istenmesinden sonra) inceleneceği, şikayet tarihi itibari ile henüz rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte satış aşamasına geçilmemiş olduğu için istihkak iddiasının incelenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilerek mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile başvuruların esastan reddine karar verilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 12.06.2024 tarih ve 2024/1038 Esas, 2024/6181 Karar sayılı ilamı ile ipotekli takipte kıymet takdirine esas alınan menkuller için satış istenildiği, menkulleri başka bir icra dosyasından ihale ile aldığını iddia ederek mülkiyet iddiasına dayanan 3. kişinin istihkak iddiasının dinlenebilir olduğunun kabulü gerektiği, davanın esasına ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı alacaklı tarafından takibe konu alacağın tahsil edildiği, davaya konu taşınmaz üzerinde 150/C şerhinin fekkine karar verildiğinin bildirildiği gerekçesi ile şikayetin reddine, konusuz kalan istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı 3. kişi ve borçlu tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 01.01.2023 tarihinden itibaren iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirası'na, 01.01.2024 tarihinden itibaren de üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan Türk Lirası'na çıkarılmıştır. Somut olayda, üçüncü kişi, aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz yoluna başvurmuş olup mahkemenin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan mahkeme kararının temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 2- Davalı borçlunun temyiz itirazlarına gelince; a-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, b-Vekalet ücretinin belirlenmesine esas AAÜT'sinin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, yargılamada kendisini vekille temsil eden davalı borçlu lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdiri gerekirken sadece davalı alacaklı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 6. fıkrasının "-..., vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,-" şeklindeki kısmının çıkartılarak yerine "...vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,..." ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1c0cde57e8c1b315 1142d735dacf8fe1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı