Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/682 E., 2025/5004 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/682 E., 2025/5004 K. (09.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/682
Karar No
2025/5004
Karar Tarihi
09.07.2025
Konu
Tapu

11. Hukuk Dairesi 2025/682 E. , 2025/5004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/164 Esas, 2024/1999 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/605 E., 2021/343 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ..., .. .. ve ... ... Tic. ve San Kol. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarihli kararı ile 2002/2 sayılı Tebliğ'de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamuoyuna bildirildiğini, davalı şirket ile müvekkilinin arasında bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmelerin söz konusu Rekabet Kurulu kararı ve 12.03.2009 tarihli duyurusu nazara alındığında geçersiz hale geldiğini, davacı ile davalılardan ... ... Ticaret ve Sanayi Kolektif Şirketi .. ve ...'ün ... ili, Ilıca ilçesi, ...ıca mahallesi, 28 pafta, 2418 parselde kayıtlı gayrimenkulde işletilen davacı bayisi olduğu, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'ün ise bahse konu gayrimenkulün sahibi olduğunu, müvekkili şirketin akdedilmiş sözleşmeler kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava konusu akaryakıt istasyonunun gelişimine ve işletilmesine katkı anlamında inkişaf bedeli ödemesi ile sabit yatırım harcamaları yaptığını, Rekabet Kurulu'nun öngördüğü şekilde dikey ilişkinin sonlandırılması suretiyle davacının yapmış olduğu inkişaf bedeli ödemesinin ve sabit yatırım harcamalarının geçersiz ve davacı şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz ve semereleri ile birlikte davacı şirkete iadesinin gerektiğini, bu nedenlerle inkişaf bedelinin, geçersiz ve müvekkili şirketi tarafından kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 355.036,36 TL tutarındaki kısmının, müvekkili şirketçe inkişaf bedeli ödemesi yapıldığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, ayrıca akaryakıt istasyonunun yaptığı sabit yatırım harcamalarının, geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 2.950,00 TL tutarındaki kısmının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 473.364,81 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilleri arasında 24.04.2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından dilekçesinde belirtildiği gibi en fazla 5 yıl süre ile intifa hakkı tanınabileceğini, müvekkillerine ait olan taşınmazın üzerine 18 yıllığına davacıya intifa hakkı tanındığını, bu intifa hakkı karşılığında davacı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkilinin bu paraya akaryakıt istasyonu için harcadığını, davacı tarafça daha sonradan söz konusu ekipmanları, kaplamaları ve ışıklı panoları tesise yapılan tüm eklentileri geri aldığını, müvekkilinin bu bedellerden ötürü zenginleşmediğini, müvekkilinin tapuda dava lehine intifa hakkı tanımış oldukları taşınmazı intifa hakkı ile beraber ... isimli kişiye sattıklarını, taşınmazı satın alan kişinin intifa hakkını bilerek taşınmazı satın aldığını ve tesisi işletmeye devam ettiğini, taşınmazın yeni sahibi ile davacı arasındaki ilişkinin müvekkilleri tarafından bilinmediğini, taşınmazın üzerinde davacının intifa hakkının devam etmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin taşınmazı 3. bir kişiye devir ettiğinden 3. kişiye dava açılması gerektiğini, davacının da devirden haberdar olması nedeniyle davanın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki 24.04.2008 tarihli 18 yıl süreli sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde sona erdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafa ödenen 275.000,00 USD+KDV inkişaf bedelinin, sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle bakiye kısmının kıstelyevm tutarına göre davalılardan geri ödenmesinin talep edebileceği, bakiye tutarın alınan bilirkişi raporunda 255.690,00 USD ve dava tarihi olan 19.09.2011 tarihindeki karşılığının 456.049,75 TL (386.482,84 TL+69.566,91 TL) olduğu, bu tutarın 25.04.2008 fatura tarihindeki karşılığının ise 335.568,34 TL olduğu, kıstelyevm usulüne göre hesaplanan tutarın fatura tarihindeki tutardan daha yüksek olduğu ancak davacının faturayı defterine kaydettiği ve fatura tarihindeki tutarı talep edebileceği, 25.11.2021 tarihli karara karşı temyiz başvurusunda bulunmayan davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu davalılar yönünden önceki karardaki miktarlar dikkate alınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle inkişaf bedeline ilişkin davada 473.364,81 TL inkişaf bedelinin, 335.568,34 TL'lik kısmından tüm davalılar, bakiye kısımdan ise sadece davalılar ... ve ... ... Ticaret ve Sanayi Kol. Şti. sorumlu olacak şekilde dava tarihi olan 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, sabit yatırıma ilişkin davada feragat nedeniyle verilen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ...ve ... ... Tic. ve San. Kol. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV.TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan inkişaf bedeli talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı Şirket vekilince İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarih 2020/605 E., 2021/343 K. sayılı kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle davalı Şirket vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., .. ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef76e7ebccf4f7ed f997dbb716aa0458 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/682 E. , 2025/5004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/164 Esas, 2024/1999 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/605 E., 2021/343 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ..., .. .. ve ... ... Tic. ve San Kol. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarihli kararı ile 2002/2 sayılı Tebliğ'de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kamuoyuna bildirildiğini, davalı şirket ile müvekkilinin arasında bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmelerin söz konusu Rekabet Kurulu kararı ve 12.03.2009 tarihli duyurusu nazara alındığında geçersiz hale geldiğini, davacı ile davalılardan ... ... Ticaret ve Sanayi Kolektif Şirketi .. ve ...'ün ... ili, Ilıca ilçesi, ...ıca mahallesi, 28 pafta, 2418 parselde kayıtlı gayrimenkulde işletilen davacı bayisi olduğu, diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'ün ise bahse konu gayrimenkulün sahibi olduğunu, müvekkili şirketin akdedilmiş sözleşmeler kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava konusu akaryakıt istasyonunun gelişimine ve işletilmesine katkı anlamında inkişaf bedeli ödemesi ile sabit yatırım harcamaları yaptığını, Rekabet Kurulu'nun öngördüğü şekilde dikey ilişkinin sonlandırılması suretiyle davacının yapmış olduğu inkişaf bedeli ödemesinin ve sabit yatırım harcamalarının geçersiz ve davacı şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz ve semereleri ile birlikte davacı şirkete iadesinin gerektiğini, bu nedenlerle inkişaf bedelinin, geçersiz ve müvekkili şirketi tarafından kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 355.036,36 TL tutarındaki kısmının, müvekkili şirketçe inkişaf bedeli ödemesi yapıldığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, ayrıca akaryakıt istasyonunun yaptığı sabit yatırım harcamalarının, geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak sözleşme süresine karşılık gelen ve kıstelyevm usulüne göre hesap edilen 2.950,00 TL tutarındaki kısmının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 473.364,81 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilleri arasında 24.04.2008 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından dilekçesinde belirtildiği gibi en fazla 5 yıl süre ile intifa hakkı tanınabileceğini, müvekkillerine ait olan taşınmazın üzerine 18 yıllığına davacıya intifa hakkı tanındığını, bu intifa hakkı karşılığında davacı tarafından bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkilinin bu paraya akaryakıt istasyonu için harcadığını, davacı tarafça daha sonradan söz konusu ekipmanları, kaplamaları ve ışıklı panoları tesise yapılan tüm eklentileri geri aldığını, müvekkilinin bu bedellerden ötürü zenginleşmediğini, müvekkilinin tapuda dava lehine intifa hakkı tanımış oldukları taşınmazı intifa hakkı ile beraber ... isimli kişiye sattıklarını, taşınmazı satın alan kişinin intifa hakkını bilerek taşınmazı satın aldığını ve tesisi işletmeye devam ettiğini, taşınmazın yeni sahibi ile davacı arasındaki ilişkinin müvekkilleri tarafından bilinmediğini, taşınmazın üzerinde davacının intifa hakkının devam etmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin taşınmazı 3. bir kişiye devir ettiğinden 3. kişiye dava açılması gerektiğini, davacının da devirden haberdar olması nedeniyle davanın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki 24.04.2008 tarihli 18 yıl süreli sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde sona erdiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafa ödenen 275.000,00 USD+KDV inkişaf bedelinin, sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle bakiye kısmının kıstelyevm tutarına göre davalılardan geri ödenmesinin talep edebileceği, bakiye tutarın alınan bilirkişi raporunda 255.690,00 USD ve dava tarihi olan 19.09.2011 tarihindeki karşılığının 456.049,75 TL (386.482,84 TL+69.566,91 TL) olduğu, bu tutarın 25.04.2008 fatura tarihindeki karşılığının ise 335.568,34 TL olduğu, kıstelyevm usulüne göre hesaplanan tutarın fatura tarihindeki tutardan daha yüksek olduğu ancak davacının faturayı defterine kaydettiği ve fatura tarihindeki tutarı talep edebileceği, 25.11.2021 tarihli karara karşı temyiz başvurusunda bulunmayan davalılar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu davalılar yönünden önceki karardaki miktarlar dikkate alınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle inkişaf bedeline ilişkin davada 473.364,81 TL inkişaf bedelinin, 335.568,34 TL'lik kısmından tüm davalılar, bakiye kısımdan ise sadece davalılar ... ve ... ... Ticaret ve Sanayi Kol. Şti. sorumlu olacak şekilde dava tarihi olan 19.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, sabit yatırıma ilişkin davada feragat nedeniyle verilen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ..., ...ve ... ... Tic. ve San. Kol. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV.TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan inkişaf bedeli talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı Şirket vekilince İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarih 2020/605 E., 2021/343 K. sayılı kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle davalı Şirket vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., .. ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ef76e7ebccf4f7ed f997dbb716aa0458 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı