Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/4891 E., 2025/4981 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4891 E., 2025/4981 K. (09.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4891
Karar No
2025/4981
Karar Tarihi
09.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4891 E. , 2025/4981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/639 Esas, 2024/927 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/44 E., 2021/389 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin internet üzerinden (uzaktan) banka bilgilerini vermeden GSM ve kargo onaylı güvenli bir alışveriş sistemi ve metodu isimli buluşu geliştirdiklerini, büyük düşünsel ve fiziksel emek gerektiren bu usul buluşunun patentle korunması için 25.12.2007 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptıkları başvurunun, Avusturya Patent Ofisi tarafından yapılan araştırma sonucu tanzim edilen araştırma raporuna dayanılarak 2007/08898 sayılı başvuru ve 23.01.2012 tarihli tescille verilen patent belgesi ile korunmaya başlandığını, müvekkillerinin geliştirmiş oldukları buluşun başlı başına bir usul (.. ...) patenti olduğunu, buluşun bir ürünü konu almadığını, korumanın bir alışveriş ve sistem metodu ve güvenli alışveriş sistem ve metodu olduğunu, buluş sahibi müvekkillerinin geliştirdikleri buluşun toplum tarafından kullanılması gerektiği düşüncesiyle tescil aşaması sonuçlanmak üzereyken 17.02.2011 tarihinde buluşu tanıtmak ve lisans vererek pazarlamak amacıyla davalı ...Ş. (BKM) yetkililerine e-posta yoluyla ulaştıklarını, davalı BKM yetkililerince yapılan geri dönüş neticesinde BKM genel müdürü .. ... ve diğer BKM yetkililerine buluş ile ilgili sunum yaptıktan sonra dosya ve bilgileri BKM genel müdürünün yönlendirdiği asistana sunum yaparak kendilerine geri dönüş yapılması için bıraktıklarını, BKM yetkililerince kendilerine dönüş yapılmayınca 27.12.2011 tarihinde mail yolu ile bilgi talep ettiklerini, ancak herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafın 2012 yılı Eylül ayında tmüvekkilleri adına tescilli usul patentinin aynısı olan BKM Express uygulamasının tanıtımını yaparak uygulamaya başlandığını, bu suretle müvekkillerinin buluşunun taklit edildiğini, müvekkillerinin lisans vermek amacıyla görüşme sağladıkları BKM’nin göz göre göre tecavüz etmesine ihtimal vermek istemediklerinden kendi patentleri ile BKM Express uygulamasını karşılaştıran bir çalışmaya başladıklarını, davalı tarafça taklit edilen programın çalışma esaslarını oluşturan en temel adımların müvekkilinin patenti ile birebir aynı olduğunu, müvekkilinin patentinin tescil edilmesindeki en önemli kriterlerden olan "Kart bilgilerinin verilmemesi, her ödemede kart sahibinin GSM numarası üzerinden SMS veya çağrı ile onayının alınması" yönlerinden taklit edildiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait 2007/08898 sayılı patent tescilinden doğan haklarına tecavüzü ettiğinin tespitine, önlenmesine, giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davacılar-karşı davalıların patentinin yenilik buluş basamağı kriterini haiz olmadığını, zaten bilinen bir yöntem olduğunu, karşı davalıya ait TR 2007/08898 no.lu patentin patentlenebilir olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK'nın 6/b hükmü gereğince buluş sayılmayan ve bu nedenle patent verilmesi açıkça yasaklanmış olan, yazılım ve ticari usul/iş yapış yöntemi olduğundan patentlenemeyeceğini, ... Patent Ofisi tarafından patentlenebilirliğe ilişkin verildiği belirtilen olumlu inceleme raporunun, patentin geçerliliği için yeterli olmadığını, davaya konu patentin WO .. dökümanı karşısında yenilik vasfını taşımadığını, buluş tekniğinin bilinenden daha yeni olmadığını, patent için başvuru yapıldığı tarihte, banka hesabının GSM numarası ile ilişkilendirilmesi, bankanın hesap durumu kontrolü yapılması, gerçekleştirilecek alışverişi teyit etmesi gibi adımların tekniğin bilinen durumuna dahil olduğunu ve hiçbir şekilde teknik bir yeniliğe yol açmadığını, bu nedenle davaya konu patentin buluş basamağı kriterini haiz olmadığını, patentin 5. sayfasında yer alan kullanıcının ürünü teslim alıncaya kadar paranın güvende olmasını sağlama amacıyla paranın ara hesapta bekletilmesi ve kullanıcı tarafından kargo alındıktan sonra paranın hesaba aktarılması işleminin uzun yıllardır tekniği bilinen bir çözüm olduğunu, ayrıca bu metodun daha önceden dünya çapında ismi duyulmuş birçok online satış sitesi tarafından kullanıldığını, patentin aşikâr olması ve bu sebeple buluş basamağı içermemesi nedeni ile hükümsüz kılınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin patente tecavüz eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkillerinin patentinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, BKM Express uygulamasının-eylemlerin dava konusu 2007/08898 numaralı patentin koruma kapsamı içerisinde olmadığı, karşı dava bakımından 2007/08898 nolu patentin tarifnamesinin ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı, dava konusu patentin .. ve .. dokümanları karşısında tüm istemleri itibariyle yeni olduğu, ancak buluş basamağı kriterini sağlamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile TR 2007/08898 sayılı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacılar-karşı davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, BKM Express uygulamasındaki eylemlerin dava konusu 2007/08898 numaralı patentin koruma kapsamı içerisinde kalmadığı, hükümsüzlük davasının konusu patentin yenilik kriterinin bulunduğu ancak buluş basamağı kriterinden yoksun olduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, Mahkemece bilirkişi raporuna göre kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar-karşı davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, patent hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve refi, karşı dava ise asıl dava konusu patentin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Asıl dava yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçeyle 29.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda karşı davanın kabulü ile dava konusu patentin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sınai mülkiyet uzmanı, patent-marka vekili ve elektrik-elektronik mühendisinden oluşan 18.02.2021 tarihli 1. bilirkişi heyeti kök raporunda "karşı dava bakımından davaya feri müdahil tarafından sunulan D1 (EP1271434) dökümanı karşısında dava konusu 2007/08898 numaralı patentin 1-7 istemlerinin yenilik kriterine haiz olmadığı, bir an için dava konusu patentin istemlerinde yer alan bazı unsurların kelimesel karşılığının D1 dökümanında yer almaması nedeniyle yenilik unsuruna haiz olduğu gibi bir iddia gündeme gelebilirse de, buluş basamağı kriterinin yoksunluğunun gündeme geleceği" belirtilmiş; bu rapora davacı tarafın itiraz etmesi üzerine itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla aynı heyetten alınan 01.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; "karşı dava bakımından (hükümsüzlük) D1 (EP1271434) sayılı döküman karşısında dava konusu 2007/08898 numaralı patentin istemlerinin farklı olduğu, ve dolayısıyla yeni olduğu, buluş basamağı kriterinin yoksunluğunun söz konusu olmadığı" belirtilmiştir. İşbu ek rapora tarafların itiraz etmesi üzerine mahkemece bilgisayar mühendisi, makine mühendisi-hukukçu ve makine yüksek mühendisinden müteşekkil yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak 29.09.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu alınmıştır. Bu raporda ise "karşı dava bakımından 2007/08898 sayılı patentin tarifnamesinin ilgili olduğu teknik alanda bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlanmadığı, dava konusu patentin EP1271434 ve WO139057 dökümanları karşısında tüm istemleri itibariyle yeni olduğu, ancak buluş basamağı kriterini sağlamadığı" mütalaa edilmiştir. Mahkemece görevlendirilen ilk bilirkişi kurulu kök raporunda dava konusu patentin yeni olmadığı, bir an için yeni olduğu düşünülse bile buluş basamağının bulunmadığı belirtilmesine rağmen itiraz üzerine aynı bilirkişi kurulundan alınan ek raporda dava konusu patentin yeni olduğu, buluş basamağı kriterinin yoksunluğunun söz konusu olmadığı (buluş basamağı bulunduğu) belirtilerek kök rapordaki görüşünden dönerek patentin buluş basamağının bulunduğu kabul edilmiştir. İşbu ek rapora yönelik tarafların itirazı üzerine mahkemece oluşturulan ikinci bilirkişi heyeti ise raporunda; dava konusu patentin yeni olduğunu, ancak buluş basamağının bulunmadığını belirtmiştir. Bu durumda buluş basamağı hususunda iki bilirkişi heyeti raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 2007 yılında incelemesiz olarak tescil edilen patentin, incelemeli patente dönüştüğü, bu incelemenin de Avusturya Patent Ofisince yapılarak olumlu rapor düzenlendiği halde her iki bilirkişi heyet raporunda Avusturya Patent Ofisince düzenlenen inceleme raporu değerlendirilmeden görüş bildirildiği görülmüştür. Diğer taraftan ikinci bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu patentin ilgili alanda uzman kişi tarafından uygulama imkanı bulunmadığı saptaması yapılmış ve Mahkemece de bu nedenle hükümsüzlük kararı verilmişse de; bilindiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 89/1. hükmü uyarınca patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir, bununla birlikte istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır. Bilirkişi raporunda tarifnameye göre değerlendirme yapıldığı belirtilmişse de yapılan incelemede tarifnamenin, açıklamaların ve verilen örneklerin tam olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Zira dava konusu patentin tarifname ve açıklamalarının 5. sayfasında internet ortamında dolaşılması istenmeyen kişisel bilgiler parentez içinde (kredi kartı bilgileri, doğum tarihi, anne kızlık soyadı...vb) olarak belirtilmiş, GSM telefonu bu kapsamda sayılmamıştır. O nedenle; tarifname ve açıklamaların örnekleriyle birlikte tamamının ve de Avusturya Patent Ofisinin raporundaki incelemeler değerlendirilmeden ilgili alandaki uzman kişi tarafından patentin uygulanamayacağı yönündeki saptamanın eksik incelemeyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken; Avusturya Patent Ofisi inceleme raporunun Türkçe resmi tercümesi yaptırılıp alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, buluş basamağı yönünden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve yine Avusturya Patent Ofisinin inceleme raporu ile birlikte dava konusu patente ilişkin tarifname, açıklamalar ve verilen örnekler birlikte değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli şekilde bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hükümsüzlük talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün karşı dava yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar-karşı davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl davaya yönelik olarak verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar-karşı davalılar vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı dava yönünden BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 53ecae8a335b3ae0 42f4bea619894a43

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı