11. Hukuk Dairesi 2025/554 E. , 2025/5653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/89 Esas, 2024/2221 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/427 E., 2023/778 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların inşaatlarında kullanılacak bims, tuğla ve ekipmanlarının satın alınması konusunda anlaştıklarını, satın alınan ürünlerin tesliminde yahut mal bedelinin ödenmesinde taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık çıkmadığını ancak daireler arası ses geçirme ve dış cephede çok ciddi çatlama sorunlarıyla karşı karşıya kalındığını, ihtarname ile davalı tarafa "poncebloc malzemesinin kusurlu olduğunun, yeterli ses yalıtımını sağlamadığının ve dış cephede çatlaklar meydana geldiğinin" bildirildiğini, ardından delil tespiti talebinde bulunduklarını, değişik iş dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ses yalıtımının sağlanması için 114.000,00 TL masraf gerekeceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından da poncebloc malzemelerinin test ettirildiğini, ürünlerin yeterli basınç dayanımına sahip olmadığının ortaya çıktığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporu yetersiz görülerek başka bir değişik iş dosyası ile mahallinde yapılan inceleme sonunda "poncebloc malzemesinin ön yüzünün çatlamış, malzemesinin basınç dayanımının düşük ve kırılgan özelliğe sahip bulunduğunun" tespit edildiğini, poncebloc malzemesinin düşük basınç dayanımlı, kırılgan ve gevrek olması sebebiyle çatlakların miktarlarının ve genişliklerinin arttığının bildirildiğini, satın alınan malzemenin kusurlu olması sebebiyle, satıcı konumundaki davalı şirketlerin, tedarik ettikleri oranda, davalı malzeme üreticisi şirketin ise tüm zarardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından inşa edilen sitede halihazırda yaşamın başladığını, davalı şirketlerin vermiş oldukları hasar sebebiyle yapılacak olan tamirat ve tadilatta bu sebeple zorluk yaşanacağını, bu durumun müvekkili şirketi madden ve manen çok zor duruma soktuğunu, müvekkili şirketin dairelerdeki ses yalıtımı ve dış cephedeki sorunları gidermek için sürekli çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin alınan ayıplı malzemeler yönünden oldukça yüksek tutarda işçilik harcaması da yapması nedeni ile zararının oluştuğunu, zararın giderilmesi için işçilik harcamaları yanında vinç de kiralanması gerektiğini ileri sürerek şimdilik ayıptan kaynaklanan 100.000,00 TL ile ayıbın giderilmesi için gereken işçilik ve araç kiralama bedelleri için 100.000,00 TL tazminatın tamamının davalı ... Madencilik ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den, %53,80 oranındaki tutarının davalı ... Yapı Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den, %46,20 oranındaki tutarının davalı ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... Yapı Gayrimenkul Danışmanlık ve İnş. Taah. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davaya konu malzemelerin imalatçısı ya da ana satıcısı olmayıp ürüne ilişkin hiçbir garanti vermediğini, müvekkilinin imzasının bulunduğu tek bir sözleşme ya da belgenin dosyaya sunulmadığını, müvekkilinin sözleşmenin tarafı dahi olmadığını, bu nedenlerle müvekkiline hiçbir yönden husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yalnızca davalı ... Mad. ve Yapı Elem. San. ve Tic. A.Ş. ile arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereği malların faturalarını kestiğini, son malların fatura kesim tarihi 30.04.2017 olup bu tarihten sonra herhangi bir fatura kesimi ya da mal tesliminin söz konusu olmadığını, satılan son malların dahi alıcıya devrinden 4 yıldan daha fazla zaman geçtikten sonra açılmış olmasına bağlı olarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği, davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, ihtarnamenin düzenleme tarihinin zamanaşımı süresinden sonra olup davacının, satılan malların ayıplı olduğuna ilişkin iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, malların ayıplı olduğuna ilişkin hiçbir açık tespitin raporlarda yer almadığını, davacının üzerine düşen muayene ve ihbar külfetlerini zamanında yerine getirmediğini, basiretli tacir olmanın gerektirdiği şekilde davranmadığını ve kötüniyetle hareket ettiğini savunarak davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... İnş. Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya cevap vermemiştir. 3.Davalı ... Madencilik ve Yapı Elemanları San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında doğrudan herhangi bir ticari ilişki bulunmamakla birlikte dava dilekçesinde müvekkili şirket ile sözleşme imzalandığı hususunun doğruyu yansıtmadığını, 30.05.2016 tarihli sözleşme başlıklı belgeyi imzalayan kişinin, o dönemde müvekkili şirkette çalışan sigortalı satış elamanının şirketi temsile yetkisinin bulunmadığını, ayrıca davacı ile diğer davalılar arasında imzalanan sözleşme başlıklı belgede yer alan garantörlük ibaresinin de müvekkili şirketi hukuken bağlamadığını, davacının başka firmalar ile imzaladığı belgelerin müvekkili şirketi bağlamasının düşünülemeyeceğini, bims duvar elemanlarının diğer davalılar tarafından davacıya satıldığını, mallara ilişkin faturaların müvekkili şirket tarafından diğer davalılar adına düzenlenerek ve aynı gün irsaliyeleri ile birlikte doğrudan davacının şantiyesine götürülerek davacı şirkete teslim edildiğini, ... malzemesinin kırılganlığı ve gevrekliği halinin karşı tarafça basit bir kontrol ile anlaşılabilecek olmasının hayatın olağan akışının gereği olup davacının iddia ettiği gibi ortada gizli bir ayıptan söz edilemeyeceğini, malların gizli ayıplı olduğu kabul edilse dahi davacının ayıp ihbarı niteliğindeki ihtarname tarihi üzerinden iki yıllık zamanaşımının gerçekleştiğini, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin ürettiği ürünleri sevk öncesi kontrol etmesi nedeni ile dava konusu ürünlerin sağlamaları gereken standartları taşıdığını, müvekkilinin kusurunun bulunmaması nedeniyle onarım bedeli ödemekle yükümlü tutulamayacağını, bilirkişinin varmış olduğu görüş ve kanaatlerinin eksik incelemeye dayandığını savunarak davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından, dava konusu edilen tazminat isteminin, iddia olunan gizli ayıp nedeniyle davacının oluşan zararı için yaptığı harcamaların tazmini değil, yapacağı muhtemel işlemlere bağlı harcamalar nedeniyle oluşacak zararının tazmini istemine ilişkin bulunduğu, dava tarihi itibariyle davacının yüklenici olması ve inşaatın hak sahiplerine teslim edilmiş olması nedeniyle taşınmazlarda ortaya çıkan hasardan doğan zarar ile bu zararı talep etme yetkisinin taşınmaz sahiplerine ait olduğu, davacının dava tarihi itibariyle inşaatta kullandığı ayıplı malzeme nedeni ile ortaya çıkan zararı taşınmaz sahipleri veya kendi adına doğrudan talep hakkının olmadığı, davacının zararı talep edebilmesi için ayıplı imalatı gidermiş olması ve bu nedenle dava tarihi itibariyle zararının somutlaşmış ve istenebilir olması gerektiği, dosyada toplanan delillerle belirlendiği üzere davacının dava tarihi itibariyle ve sonrasında dahi dava konusu ettiği ayıbı gidermediği, bu ayıp konusunda taşınmaz sahiplerine bir ödeme yapmadığı ve buna bağlı olarak bu konuda bir zararının oluşmadığı, davanın, davacı tarafça ayıp giderilmeden ve davacı yönünden bir zarar oluşmadan erken açıldığı gerekçesiyle davanın erken açılmış olması nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ayıplı mal satışına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77a838a4f6c9b9a8 a2eb4cf022f5ea56