Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/542 E., 2025/5177 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/542 E., 2025/5177 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/542
Karar No
2025/5177
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/542 E. , 2025/5177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1576 Esas, 2024/1745 Karar KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2022/207 K. KARAR Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 2020/91867, 175215, 99/012468, 2014/108032, 2019/25428, 2019/25434, 2020/91866 sayılı ve "...", "...", "...", "...", "... ...", "...", "... ..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibareli ... sayıı marka başvurusunun, müvekkillerinin itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, oysa müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’nin 1965 yılından beri yapı malzemeleri ve otomotiv sektörlerinde aktif olarak faaliyet gösterdiğini, “...” markasının gerçek ve tek hak sahibi olduğunu, müvekkilleri ile birebir aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olan davalı ...'ın ... ... ticaret unvanlı ticari işletmenin sahibi ve yöneticisi olduğunu, davalının http://.../ adresli bir web sitesinin bulunduğunu, işbu web sitesinin iletişim sekmesinde belirtilen iletişim adresi ile şirketin sicil kayıtlarında yer alan adresinin birebir aynı olduğunu, davalının, işbu dava ile iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararına konu ... numaralı “...” başvurusuna ilaveten, müvekkilinin tescilli “... ...” markaları ile aynı olan “... ekstra” ibaresi için de bir marka başvurusu yaptığını, bu başvurunun da 2019/111586 numarasını alarak yayınlandığını, aynı alanda faaliyet göstermekte olan bir tacirin rakip konumundaki bir başka şirketin markasını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, davalının, müvekkillerinin iş ortaklarından biri ile iletişime geçerek ... numaralı “...” ibareli markayı müvekkillerine satabileceğini, bu sebeple müvekkilleri ile görüşme yapmak istediğini belirttiğini, yapılan araştırmalarda, davalının müvekkillerinin “... ...” ibareli bir diğer markası için de TÜRKPATENT nezdinde başvurular gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davalının http://.../ adresli internet sitesinde müvekkillerinin "..." ürününü sattığını, bu internet sitesinde yer alan e-katalogda davacıların ürünlerinin bulunduğunu, itiraz konusu markanın tescil edilmesi halinde gerçek hak sahibi olan müvekkilinin ticari itibarının zedeleneceğini, davalı başvuru sahibinin müvekkillerinin tanınırlığı ve bilinirliği üzerinden haksız bir menfaat elde edeceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-7162 sayılı kararının iptali ile dava konusu ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının kapsamında bırakılan mal/hizmetler ile aynı, benzer türden mal ve hizmetlerin başvuru kapsamında yer almadığını, bu nedenle başvuru markasının kapsamında kalan hizmetler açısından markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/9 hükmü kapsamında davalı şahsın başvurusunun kötüniyetli olduğunu iddiasını ispata ilişkin somut bir delil ortaya konmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini, başvurunun kötüniyetle yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markalar arasında görsel, sesçil ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek kadar/yüksek derecede benzerlik olsa da, davacılara ait 2020/91866 ve 2020/91867 sayılı markalar hariç sair markaların mal ve hizmet sınıflarının farklı olması, 2020/91866 ve 2020/91867 sayılı markaların ise davaya konu marka başvurusundan daha sonraki tarihte başvurularının yapılması karşısında SMK’nın 6/1 hükmü bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olayın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından “...” ibaresini 35. sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere 12.11.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davacı ...'nin "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından marka işaretleri benzer bulunarak aynı/aynı tür/ benzer bulunan emtianın kapsamdan çıkarılmasına karar verildiği, kapsamda bırakılan emtia bakımından bu karara itirazın da YİDK tarafından nihai olarak reddedildiği, davacıların dava dışı ... ve Dış Ticaret A.Ş.'nin ortakları, davalı şahsın da ... Teknik Hırdavat San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, 16.12.2014 tarihinde alınan kararla yirmi yıl süreyle şirket müdürü olarak seçildiği, 25.01.2019 tarihinde ... Teknik Hırdavat San. Tic. Ltd. Şti.'deki hissesini devrettiği, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davacı tarafından sunulan faturalardan dava dışı ... ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından davalının yetkilisi olduğu ... Teknik Hırdavat San. Tic. Ltd. Şti.'ye 2018 yılında çok sayıda "..." markalı ürün satışı yapıldığı, ayrıca davalıya ait katalog içeriğinde, davacılara ait "..." markalı ürün görsellerinin kullanıldığının tespit edildiği, bu durumda davalının "..." markasının davacılara ait olduğunu bilmediğinin kabul edilemeyeceği, davalı gerçek kişi tarafından, davacılara ait olan bu ibarenin birebir aynısının neden marka olarak seçildiği konusunda inandırıcı bir açıklama da getirilmediği, hal böyle olunca davalı gerçek kişinin dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun kabul edildiği, davalının kötüniyetli başvurusunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği, Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf itirazları yönünden esastan reddine, yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDKin 2021-M-7162 sayılı kararının tüm sınıflar yönünden iptaline, davalının ... sayılı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1d38cf4f188a05bc 3380935ad7de67b1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı