11. Hukuk Dairesi 2025/509 E. , 2025/5223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1401 Esas, 2024/1698 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/147 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2020/36744 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itirazının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının ortalama tüketicide bıraktığı genel görünümün ayırt edilemeyecek kadar benzerlik içerdiğini, her iki markada da hakim rengin kırmızı olduğunu, markaların "..." ibaresini aynı sıra ile içerdiğini, başvuruya konu markanın ortasında bulunan "L" ve "F" harflerinin ortalama tüketicinin dikkatinden kaçacağını, İngilizce bir kelime olan markayı hızlıca "..." olarak okuyacak ortalama tüketicinin yanılacağını, ortalama tüketicinin kelimenin başı ve sonuna daha çok dikkat ettiği için başvuruyu ... olarak algılayacağını, markaların aynı veya benzer sınıfları kapsadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da esas unsurunu teşkil ettiğini, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) 6/6 hükmü koşullarının oluştuğunu, davalının marka başvurusunu kötüniyetle gerçekleştirdiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-5238 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, müvekkili başvurusu ile davacıya ait markaların görsel olarak farklı olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 hükmündeki koşulların bulunmadığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından SMK'nın 6/4-5 hükümlerinde öngörülen koşulların da oluşmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü kapsamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturduğu iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a965bdeb51209ef e2b5494a3de3025a