11. Hukuk Dairesi 2025/501 E. , 2025/5178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1397 Esas, 2024/1697 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/275 E., 2022/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2021/18232 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2021/09669 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesi uyarınca başvurunun 38 ve 41. sınıftaki tüm hizmetler bakımından reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkilinin 1997 yılından beri televizyon programcılığı alanında birçok görev yaptığını, "..." adlı programla yayın hayatına devam ettiğini, redde mesnet markanın tescilinin kötüniyetli olduğunu, redde mesnet marka ile müvekkili başvurusunun farklı bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-5555 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ve dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru markasının "Şekil+..." şeklinde, redde mesnet markanın ise "..." görselini içermesi karşısında esasen markalar arasında yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, davaya konu başvuru markasında belirgin olarak yer alan şekil unsurunun mesnet markada yer almadığı, bu açıdan başvuru ve redde mesnet markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun söylenemeyeceği, başvuru ve mesnet markadaki var olabilecek iltibas düzeyindeki benzerliğin ise nisbi red sebebi sayılıp yayıma itiraz üzerine ele alınması gerektiği, aksi yönde verilen YİDK kararının hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-5555 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, buna göre "...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvuruda yer verilen şekil unsuru ile SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6f223301a90f54bc 4acdc701741486be