Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/472 E., 2025/5455 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/472 E., 2025/5455 K. (17.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/472
Karar No
2025/5455
Karar Tarihi
17.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/472 E. , 2025/5455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1010 Esas, 2024/572 Karar BİRLEŞEN MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/492 E. SAYILI DOSYASINDA HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/752 E., 2021/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkiline bağlı kooperatiflerin ortağı olan çiftçilerin üretimde kullandıkları ilaçları temin etmek üzere davalı şirket ile 08.01.2014 tarihinde Bitki Koruma Ürünleri Satıcılık Sözleşmesi ve 10.06.2015 tarihinde ek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında 5003 adet ... II ticari isimli ... ilacın davalı şirket tarafından müvekkili ...'ne teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkili bölge birliğine teslim ettiği ilaçlardan 31.12.2015 tarihine kadar stoklarda kalan 3000 adetini aylık %1 finansman maliyeti ile iade alacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının stoklarda kalan ilaçları iade alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu arada davalının Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13312 E. sayılı dosyası üzerinden müvekkili ile yapılmış diğer sözleşmelerden ve mal teslimlerinden kaynaklanan 27.089,76 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlattığını, bu takibe takas-mahsup yönünde itiraz edildiğini, davalının iade alma taahhüdü ile sorumlu olduğu ilaç adetinin 2847 olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aylık %1 finans maliyeti dikkate alınarak 930.913,84 TL zararın, 17.08.2015-08.12.2016 tarihleri arasındaki 483.117,90 TL finansman maliyeti olmak üzere toplam 1.414.031,83 TL zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 08.01.2014 ve 10.06.2015 tarihli bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesi ve ek sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmediğini, müvekkili ile davalı kooperatifin karşılıklı olarak ihtarname keşide ettiklerini, davacı şirket tarafından ..., ..., ..., ... ve ... Kooperatiflerine kesilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13312 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takas def'in de bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme gereğince 5003 adet "... II ticari" ... ilacı davacı alıcıya ayıpsız, eksiksiz ve sağlam olarak teslim ettiğini, müvekkilinin iade alma yönünde bir taahhüdünün bulunmadığını, davacının ürünü değerlendirmek ve zararı azaltmak için her t��rlü çabayı ve özeni gösterdiğine dair iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin tüm tekliflerinin davacı yanca sonuçsuz bırakıldığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca davacı şirket tarafından iade alınmayan Tellone 2 ilacından dolayı davacının alacağı mahsup edildikten sonra müvekkilinin toplam 1.414.031,83 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 08.01.2014 tarihli bitki koruma ürünleri satıcılık sözleşmesi ve 10.06.2015 tarihli ek sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin XVIII/H maddesinde; “KOOPERATİF’çe makul bir süre içerisinde satışı gerçekleştirilemeyen ve/veya satış imkânı olmadığına kanaat getirilen ÜRÜN’lerde değişim yapılmayarak direkt iade işlemi yapılacaktır” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına sunulan belgelerden davalı tarafından davacıya 17.08.2015 tarihinde 5.000 adet ilacın teslim edildiği, davalının ise satışı gerçekleştirilen ilaçlardan elde kalan 3.000 adetine ilişkin olarak maliyet fiyatı artı %1 finansman maliyeti ile beraber iade almayı taahhüt ettiği ve bu taahhüdünden kaynaklı olarak sorumlu olduğu, bu ilaçlardan 153 adetinin davalıya 08.06.2016 ve 09.06.2016 tarihlerinde iade edilmesi nedeniyle davalının iade taahhüdüne rağmen iade almadığı ilaç sayısının 2847 adet olduğu, birleşen dosyada, icra takibinde borca itiraz eden kooperatifin alacaklarının takas-mahsup edildiğinin belirtildiği, icra takibine yönelik olarak kooperatifin asıl dosya yönünden takas ve mahsup talep etmeden dava açtığı, bu nedenle takas ve mahsup yönünden asıl dosyada değerlendirme yapılmadığı, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; davacı ile davalı arasında 08.01.2014 ve 10.06.2015 tarihli "Bitki Koruma Ürünleri Satıcılık Sözleşmesi" ve ek sözleşme akdedildiği, sözleşme gereği teslim edilen ürünlerin bedelinden bakiye 4 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2016/13312 E. sayılı takip dosyasında davalı borçlu kooperatifin borca itiraz dilekçesinde mal ve hizmet almadıklarına yönelik bir itirazlarının olmayıp, itirazlarının sözleşme kapsamındaki firmanın taahhüdünü yerine getirmemesinden dolayı alacaklı oldukları ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi hükmüne göre mahsuben takas ve mahsup ettikleri belirtilerek itiraz ettikleri, ancak asıl dosya yönünden davacıların icra takibindeki fatura bedelleri takas ve mahsup edilmeden dava açıldığından, davalının borca itirazı haksız olup iptali gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 626.340,00 TL kuruluş zararı ve 421.314,67 TL finansman maliyeti olmak üzere toplam 1.047.674,67 TL alacağın 626.340,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek aylık %1 finansman maliyeti ile olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulüne, icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatının davalı borçludan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, sözleşmeden kaynaklı zararın tahsili, birleşen dava ise itirazın iptali taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacının birleşen davada talebi toplam 27.089,76 TL olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz edilen meblağ Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290.00 TL’nin altında kaldığından taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde asıl dava yönünden taraflara iadesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0b404046ae2cd2aa 4a7e234820ea21b4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı