Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/443 E., 2025/4418 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/443 E., 2025/4418 K. (23.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/443
Karar No
2025/4418
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tapu

11. Hukuk Dairesi 2025/443 E. , 2025/4418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/858 Esas, 2019/440 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı müflis şirket adına İflas İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (...) 2009 yılı öncesine kadar sektörün en büyük matbaacılık faaliyetini yürüten büyük bir şirket olduğunu ancak 2009 yılı sonuna doğru ağırlığını hissettiren global kriz nedeni ile şirketin önemli ölçüde olumsuz etkilendiğini, Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 179. ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 324. maddeleri gereğince iflasın ertelenmesi davası açtıklarını, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesince iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğini ve verilen karar gereğince şirketler hakkındaki tüm yasak takiplerin durdurulduğunu, müvekkili şirket hakkında verilen tedbir kararının kaldırılması ile alacaklı ... A.Ş.’nin(...) müvekkili şirkete ait ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, Karasinan Mevkii, 56 ada 36 parselde kayıtlı taşınmazını .... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/4522 E. sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe devam ettiğini ve 14.02.2010 tarihinde ipoteği paraya çevirerek müvekkiline ait gayrimenkulü 20.766.000,00 TL bedelle satın aldığını, alacaklı ve satışı talep eden ...’ın satışı yapılan taşınmaz üzerinde 2. ve 3. sırada ipotek alacaklısı olduğunu, 1. sırada 1.500.000,00 USD ve 4. sırada 3.500.000,00 USD bedelli ipotek alacaklısının ise diğer davalı ..... (... Bankası) olduğunu, alacaklı ...’ın kendisinden önce 1. sırada bulunan ... Bankası ipoteklerini temlik aldıklarını belirterek icra dosyasına tapu dışında düzenlenmiş temlik sözleşmesi ibraz ederek, bu alacakların da temliken kendi alacağı olduğunu beyan ettiğini, ...’ın ihaleye teminat yatırmadan iştirak ettiğini ve teminatsız olarak ihaleye kabul edildiğini, yine temliklerin icra dairesince kabul edilerek alacağına mahsuben ihaleye iştirak ettiklerini ve ihalede taşınmazı satın aldıklarını, tapu memuru huzurunda resmi senet düzenlenerek resmi şekilde yapılıp tapu siciline tescil edilen ipotek belgesindeki değişikliklerin de yine aynı usulde ve tapu memuru huzurunda resmi senet düzenlenerek yapılması ve tapu siciline tescil edilmesinin zorunlu olduğunu, ancak davalılar arasında bu şekilde bir temlik bulunmadığını, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/65 E. sayılı dosyası ile ihalenin feshi davası açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, ipotek işlemine konu kredinin geri ödenmesine müteakip gayrimenkul üzerindeki ipoteğin fek edileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkili şirkete ait ...'de kain gayrimenkul üzerinde tesis edilen 1.500.000,00 USD bedelli ipoteğin münhasıran ... Bankası ... Şubesince kullandırılan 1.000.000,00 USD tutarındaki işletme kredisinin güvencesi olarak aldığını ve bu kredinin ödenmesi ile birlikte fek edileceğinin kabul ve taahhüt edildiğini ve toplamda 833.334,00 USD bedelin Garanti Bankasına ödediğini, büyük bir bölümü ödenen kredinin teminatı sayılan ipoteğin hiç ödeme yapılmamış gibi ...’a temlik edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ...’ın da ödediğini iddia ettiği temlik bedeli mukabilinde 1. sırada bulunan 1.500.000,00 USD bedelli ipotek üzerinde hak iddia etmesinin usule uygun yapılmayan ve hatta temlik edilmesi mümkün bulunmayan ipotekle ilgili alacağa mahsuben icra dairesince yapılan ihale ile gayrimenkulü satın almasının kesinlikle hukuka aykırı olup müvekkili şirketin ve diğer alacaklıların hak kaybına maruz kalmasına sebep olduğunu, davacılar arasında dava arkadaşlığı mevcut olup davacı ...’nun diğer davacı ...’nın tüm kredi borçlarına kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmesi veya borcunun azalması kefilin de sorumluluğunun azalması anlamına geleceğinden işbu davaya davacı sıfatı ile katılmasında hukuki yarar bulunduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin temlik alacaklısı ...’a temlik aldığı alacak oranında borcu bulunmadığının tespitine, ...’ın ... Bankası’ndan aldığını iddia ettiği 1. sıradan mevcut 1.500.000,00 USD bedelli ipoteğin temliki işleminin iptaline, 1. sırada mevcut ipoteğin fekkine, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4522 E. sayılı dosyasında yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan menfi tespit davasında ...’a temlik edilen ve 1. derecede ipotek ile teminat altına alınan kredinin bir takım taksitlerinin ödendiğini ancak tamamen kapatılmadığını, bunun da davacılarca kabul ve beyan edildiğini, ipoteğin fek edilebilmesi için teminat altına aldığı borcun tüm ferileri ile beraber ödenmiş olması gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde de anaparanın tam olarak kapatılmadığı, borcun ferilerine yönelik ödeme olmadığını açıkça beyan etiklerini, davanın ana dayanağının ... Bankasının diğer davalı ...’a temlik edilen miktarda borçlarının bulunmadığı yönünde olduğunu, özü itibarıyla menfi tespit davası olarak nitelendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ikame edilen davanın temelinde ipoteğin dayanağını oluşturan borcun kısmen ödenmiş olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğunu, akabinde de ipoteğin terkinine yönelik olduğunu, bakiye borcun devam ettiğini, ipoteğin terkini şartlarının henüz gerçekleşmediğinin açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, 03.07.2018 tarihli rapora göre ... Bankası ... Şubesi aracılığıyla kullandırılan 1.000.000,00 USD’lik işletme kredisi borcunun dava tarihi itibariyle 166.670,00 USD olup temlik tarihi itibariyle de aynı borcun devam ettiğinin ve bu şartlar altında ... Bankası’nın işletme kredisi borcunun teminatını teşkil eden 1. derecedeki 1.500.000,00 USD’lik limit ipoteğini fek etmesinin bankacılık risk yönetimi ve teamüllerine tamamen aykırı olacağının yani kredi borcu devam ederken ipoteğin fek edilme koşulları doğmadığının, bu saiklerden hareketle Garanti Bankası’nın temlik tarihi itibariyle kredi borcu tamamen ödenip tasfiye edilmediği için dava konusu ipotekleri ve icra takiplerini ...’a temlik etmesinde bankacılık mevzuatı bakımından bir aykırılığın bulunmadığının belirtildiği, İİK'nın 72. maddesi gereğince menfi tespit nedeniyle ipoteğin fekki istemine ilişkin davada 1.500.000,00 USD'lik ipotek akit tablosunun 1.maddesinde "...kredi borçlusu ... ve Kimya Sanayi ve Tic.AŞ lehine ... Şubesince tesis edilen işletme kredisi sebebiyle alacaklı bankanın doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derecede 1.500.000,00 USD'lik", 3.500.000,00 USD'lik ipotek akit tablosunun 1.maddesinde "...kredi borçluları ... ve Kimya Sanayi ve Tic.AŞ ile ... ve Kimya Sanayi Tic. A.Ş. lehine nakdi ve gayri nakdi krediler sebebiyle alacaklı bankanın doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere 4.derecede 3.500.000,00 USD'lik" ipotek tesis edildiğinin belirtildiği, ipoteğin azami sınır ipoteği olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan üst sınır ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceğinin ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabileceği, ipotek akit tablosunda faiz koşulu olmadığından bu tür bir ipoteğin TMK’nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borcu, icra takibi yapılmışsa icra giderlerini ve borcun toplam miktarını aşamayacağı, üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamının saptanacağını, bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktarın belirleneceği, bilirkişi tarafından tanzim olunan rapor ile kredi borcunun devam ettiğinin ve ipoteğin fekki koşullarının oluşmadığının belirtildiği, ipoteğin devamı ve temlik işleminde kanuna aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı müflis şirket adına İflas İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit, ipoteğin fekki ve temlik sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı müflis şirket adına iflas idaresi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava davalılar arasındaki temlik sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiasıyla temlik sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, temlik alan ...'a temlike konu miktarda borçlu olunmadığının tespiti ve dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz üzerine 1. sırada olup da temlike de konu edilen ipoteğin fekki istemlerine ilişkin olup, Mahkemece, yukarıda yazılı şekilde temlik sözleşmesinin geçerli olduğu ve ipoteğin fekkinin gerekmediği zira ipoteğin teminat altına aldığı ve temlike de konu edilen davalı ... ... Şubesinden kullandırılan borcun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan davalılar arasında akdedilen 13.02.2012 tarihli "Kredi Alacağının, İcra Takipleri ve İpoteklerin Devir ve Temliki Sözleşmesi" incelendiğinde, davalı ... tarafından diğer davalı ...'a bir kısım kredi sözleşmelerinden doğan alacakların yanında ipoteklerle birlikte İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4922 ve 4923 E. sayılı dosyalarındaki alacak da devir ve temlik edilmiştir. Bununla birlikte davacı müflis şirket vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ...'a temlik sözleşmesine konu edilen miktarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ancak Mahkemece, sadece ipoteğin fekki ve temlik sözleşmesinin geçerliliği iddialarına yönelik yapılan inceleme sonunda dava reddedilmiş, davacı şirketin menfi tespit talebine ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Şu halde Mahkemece, davacının menfi tespit iddiasına yönelik olarak inceleme ve değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan iddia yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosya temyiz aşamasında iken dosyaya dava dışı ... ... Yönetim A. Ş. (...) vekili vekaletnamesiyle birlikte müvekkili şirketle birleşen ... ... Yönetim A. Ş.'nin (...) davalı ...'tan bir kısım alacakları 30.11.2016 tarihi itibariyle temlik aldığına dair temlik sözleşmesi sunmuş olup, ilgili temlik sözleşmesine konu alacağın eldeki dava konusu davalı ...'ndan diğer davalı ...'a temlik edilen alacağın konusunu oluşturup oluşturmadığına dair inceleme yapılarak, dava konusu alacağın ...'ne temlik edilip edilmediği hususu değerlendirilip gerekirse taraf teşkili de sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı müflis şirket adına İflas İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1183ad6e409efdf9 5f7edcd61c3c7b76

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı