11. Hukuk Dairesi 2025/4129 E. , 2025/5135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1382 Esas, 2025/424 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/277 E., 2018/325 K. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalının .... ... Şubesinden aldığı krediye kefil olduğunu, davalının borcuna mülkiyetinde bulunan taşınmazı teminat gösterdiğini, ipotek belgesinden ve de ihtarnameden anlaşılacağı üzere müvekkilinin ... Mah. 3. parselde kayıtlı zemin 6 no.lu taşınmazını teminat göstererek ipotek borçlusu haline geldiğini, davalı tarafından ödenmeyen borcu kapatıp bu kez davalı aleyhine ödediği tutar üzerinden başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kredi ilişkisinde davacı kefil olarak görülse de ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere kredinin alındığı gün 62.000,00 TL'nin hesabına yatırıldığını, kredinin yarısını kullanan davacının yarı borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, kendisinin ekli kredi ödeme planında yazılı taksitlerini zamanında ödediğini, ama davacı ödemediği için kredinin takibe düştüğünü, temerrüt masraflarından ve faizinden davacının sorumlu olduğunu, 17.05.2016 tarihli 50.000,00 TL meblağlı teminat senedi ve aynı tarihli senedin teminat senedi olduğunu belirtir tarafların imzasını taşıyan sözleşme hükümleri gereği takip alacaklısına başkaca bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafın; davacıyla krediyi ortak çektiklerini ve yarısını davacıya gönderdiğini ileri sürdüğü, dosyaya sunulan banka evraklarında kredinin 125.000,00 TL olarak davalının hesabına yatırılmış olduğu, hemen aynı gün yarım saat içinde 62.000,00 TL'nin davalı tarafından bankomattan çekildiği, bu paranın banka aracılığıyla davacıya gönderildiğine ilişkin bir delil olmadığı gibi davalının 21.02.2018 tarihli celsede "davacıya elden bankada 62.000,00 TL'yi verdiğini" beyan ettiği, dolayısıyla davalının 62.000,00 TL'yi davacıya verdiğini kesin delille ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu hususta dosyaya bir delil sunmadığı, bu nedenle 62.000,00 TL'yi davacıya verdiğini ispatlayamadığı anlaşılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin bu paranın davacıya gönderildiği yönündeki kabulünün doğru olmadığı, taraflar arasında imzalanan tutanakta; "kullandığımız kredi" tabiri kullanılmış ve toplam kalan borcun karşılığı olarak yarısına isabet eden kısmı için 50.000,00 TL davalı tarafından davacıya teminat senedi verildiği belirtilmiş ise de tutanakta belirtilen kredinin hangi kredi olduğu, tarihi, hangi bankadan çekildiği, miktarı vs. hususunda açık bir düzenleme olmadığı, bu nedenle salt bu tutanağın davaya konu kredinin taraflarca ortak çekildiğini ispatlayamayacağı, dava dışı banka tarafından taraflara karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davacı tarafça dava dışı bankaya "... teslimatı" açıklaması ile toplam 111.657,55 TL ödendiği, davacının ödediği bu bedelin tamamının davalıdan talep edilebileceği, Mahkemece bu bedelin yarısı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın kabulü ile icra inkâr tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, kararın kesinleşmesi üzerine 15.04.2025 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe ile İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülen taleplerinin kabulünü istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 17.04.2025 tarihli ek karar ile; davalı vekilinin karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun miktar itibariyle kesin olması nedeniyle usulden reddine kesin olarak karar verilerek dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu arada davalı vekili tarafından 15.04.2025 tarihinde yargılamanın iadesi olağanüstü kanun yararına bozma talepli temyiz başvurusu yaptığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 341/2 hükmü uyarınca kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine verilmiş, ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe HMK'nın 375. ve devamı maddeleri gereği yargılamanın iadesi istemli dilekçenin Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş kesin karara karşı temyiz kabiliyeti bulunmadığından reddine dair verilen ek kararın temyizi istemli dosyada; Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile temyiz isteminin HMK'nın 341/2 hükmü gereği reddi, yargılamanın iadesi istemli dilekçenin muhteviyatı ve anılan Yasa gereği İlk Derece Mahkemesince yeniden inceleme yapılmak üzere iade edilmesini gerektirmesi karşısında doğru olmamıştır.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli ek kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 23faa90559fe9360 a23700ad1bd8bc77