Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/353 E., 2025/5255 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/353 E., 2025/5255 K. (10.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/353
Karar No
2025/5255
Karar Tarihi
10.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/353 E. , 2025/5255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1441 Esas, 2024/1623Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/383 E., 2021/416 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınmış ... şekli ile “...” kelime markalarının sahibi olduğunu, dava konusu 2018/81099 sayılı “...” ibareli başvuru ile davacının markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvurunun markalarının tanınmışlığına ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, üçüncü kişilerin tanınmış markaların benzerlerini tescil ettirmesine izin verilmesi halinde tanınmış markaların ayırt ediciliğinin birkaç yıl içinde ortadan kalkacağını ileri sürerek davalı şahsın marka başvurusuna karşı gerçekleştirilen itirazları nihai olarak reddeden Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-8997 sayılı kararının iptali ile 2018/81099 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun tescil edilmek istendiği 36, 37 ve 41. sınıf hizmetlerin davacı markalarının bilgisayar ve teknoloji sektöründeki faaliyetleri ile karıştırılmayacağını, müvekkili markalarının gayrimenkul, inşaat gibi alanlarda ... ağaçları ile ilişkilendirilerek kullanıldığını, markaların görsel anlamda benzer olmadıklarını, “...” ismi veya “...” görselinin tek başına bir kişinin tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/81099 sayılı "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu ve ... şeklinden oluşan markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 36, 37 ve 41. sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda davacı ile özdeşleşen ... figürüne benzer şekil unsuruna ve davacı markalarının asıl unsurunu oluşturan ve Türkçe karşılığı "..." olan "..." ibaresine yer verilmesinin markalar arasında iltibasa neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 613d466b7ef05751 c23e59ae79df11c2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı