Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/304 E., 2025/304 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/304 E., 2025/304 K. (16.10.2025) – Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/304
Karar No
2025/304
Karar Tarihi
16.10.2025
Konu
Hırsızlık, Tazminat, Alacak, Menfi Tespit, Senet

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/304 KARAR NO : 2025/942 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2019 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Davacılar tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... MALZ. TOPTAN TİC. tarafından müvekkil şirketler aleyhine Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı. sayılı icra dosyası ile takibe konu edilen ... Bankası ... Şubesi ... nolu 20.05.2019 tarih ve 50.000,00TL bedelli çekin çalıntı olduğunu, Müvekkil şirketler ve çeklerin yasal hamili ... PAZ.VE TİC.A.Ş. çalıntı olayından haberdar olana kadar anılan çeklerden, vadesi gelen ... Bankası ... Şubesi ... Seri No 20.03.2019 tarih ve 20.000 TL tutarlı çek, çeki hukuksuz olarak iktisap etmiş olan davalı ... Yapı Malz.Tic./... tarafından bankaya ibraz ile karşılığı tahsil edildiğini, tahsil edilmiş bu çek ile ilgili olarak ... PAZARLAMA VE TİC. A.Ş. tarafından davalıya karşı istirdat süreci başlatıldığını, çeklerin çalıntı olduğundan müvekkil şirketlerin davalılara herhangi bir borcu olmadığını belirterek Küçükçekmece ... icra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasına konu ... Bankası ... Şubesi ... nolu 20.05.2019 vadeli, 50.000,00 TL tutarındaki çek çalıntı olup anılan çek de dahil olmak üzere müvekkil şirketlerin davalılara herhangi bir borçlarının olmadığı hususunun tespiti ile icra takibinin ve takibe konu çekin iptaline, kötü niyetli davalıların %20 tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Yapı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeki ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, faturalarının da mevcut olduğunu, müvekkil iyi niyetle hamili olduğunu, çek şartlarına haiz olduğunu, çek cirantasından alındığını, müvekkilin kusuru olmadığını, bir ticaret ürünü olarak yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı dosyada yargılama yapılmış olup, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, sunulan ve benimsenen denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu kapsamında davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya İBAM .... Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş olup, dairenin ... Esas ... karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir. Mahkememiz dosyasının İstinaf İlamı doğrultusunda 7 adet soruşturma dosyası ve hırsızlık ile ilgili ceza soruşturma dosyasının celp edilerek incelenmiştir. Dava; kayıp olan çek nedeniyle yapılan icra takibinde davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine yönelik olumsuz tespit davasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Senetteki imza inkar edildiğinde ise ispat yükü tekrar davalı alacaklıya geçer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Somut olayda davalıların iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Muhatabın çeki ibraz eden kişiye geçerli bir ödeme yapabilmesi için bu kişinin çek bedelini tahsil konusunda talep hakkına sahip olması zorunludur. Emre yazılı çeklerde düzgün bir ciro zinciri ile hak sahibi olduğu anlaşılan kişi (yetkili hamil) olması gerekir. TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkememizce İstinaf İlamı doğrultusunda savcılık dosyaları getirtilmiş ve incelenmiştir. Farklı şikayetçilerin farklı çeklere yönelik ilgili çeklerin çalındığı ve sahte ciro atıldığı yönünde şikayetlerin bulunduğu, şüphelilerin davalıların olduğu anlaşılmıştır. Yine Uyap entegrasyon ekranında yapılan araştırmada; dosya arasına alınan entegrasyon raporuna göre davalılar ve önceki cirantalara yönelik aynı mahiyette yalnızca Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde birçok davanın açıldığı, Türkiye'nin muhtelif yerlerinde kargodan çalınan çeklerin son hamili olarak davalı şirketlere intikal etmesi ve davalı şirketler tarafından icra takiplerine konu edilmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu bağlamda davalı şirketlerin TTK 792.maddesi gereğince kötü niyetli olarak dava konusu çeki iktisap ettiği mahkememizce değerlendirilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... HD. ...Esas ve ... Karar sayılı ilamına göre; "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin hamili olduğu dava konusu çekin zayi olduğu, zayi olan çekteki cirantaların aynı olduğu, Türkiye'nin değişik yerlerinde ve değişik kargo şirketlerinden çalınan çeklerin son hamili olarak davalılara intikal etmesi ve aynı mahiyette davalı şirket aleyhine birçok dava açılması, yalnızca Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde davalı şirket aleyhine açılan davaların Uyap entegrasyon verileri ile sabit olduğu hususu dikkate alındığında davalı şirketlerin dava konusu çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiği ve bu nedenlerle davacı şirketin dava konusu çek yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE; Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacının ... Bankası ... Şubesine ait 20/05/2019 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.415,50 TL ilam harcından peşin alınan 853,88TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen 800,00 TL bilirkişi ücreti, 512,00 TL posta masrafı, 44,40 TL başvuru harcı, 853,88 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 2.210,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... şirketi yetkilisinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2af3a6cce3779729 4cb5e1c9988bb12c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı