11. Hukuk Dairesi 2025/1540 E. , 2025/6298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1848 Esas, 2024/1527 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/603 E., 2023/582 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 29.01.2018 tarihli kredi genel sözleşmesi uyarınca ticari krediler kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi hesaplarının kat edildiğini, ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, davalılar haricindeki diğer tüm borçlulara tebliğ edildiğini, hiçbir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7613 E. sayılı dosyasına kayden icra takibine başlandığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... şubesi ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 31.12.2018 tarihli kredi genel sözleşmesi uyarınca ticari krediler kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi hesaplarının kat edildiğini, .... Noterliğinden ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, davalılar haricindeki diğer tüm borçlulara tebliğ edildiğini, hiçbir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7614 E. sayılı dosyasına kayden icra takibine başlandığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilamsız takibin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını, borcun sebebinin açıkça belirtilmediğini, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, eşin kefaletine ilişkin herhangi bir rıza beyanı olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına, kefalete, kefalet türüne, faize, faiz oranına, faiz türüne ve BSMV'ye itiraz ettiklerini, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hesabın usulüne uygun kat edilmediğini, müvekkilleri açısından temerrüt koşullarının da oluşmadığını, temerrüt faizi ve sözleşme faiz oranlarının da fahiş olduğunu, yasa ve usule aykırı olduğunu, davanın yasal hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilamsız takibin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını, borcun sebebinin açıkça belirtilmediğini, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, eşin kefaletine ilişkin herhangi bir rıza beyanı olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına, kefalete, kefalet türüne, faize, faiz oranına, faiz türüne ve BSMV'ye itiraz ettiklerini, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hesabın usulüne uygun kat edilmediğini, müvekkilleri açısından temerrüt koşullarının da oluşmadığını, temerrüt faizi ve sözleşme faiz oranlarının da fahiş olduğunu, yasa ve usule aykırı olduğunu, davanın yasal hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar asıl ve birleşen dosyada kredi sözleşmesinde isimlerinin yazılı olduğu sayfalarda imzaların kendilerine ait olup, yazıların kendi eli ürünü olmadığına yönelik itirazda bulunmuş olup, grafoloji uzmanı bilirkişi raporu içeriği ve dosya kapsamı itibariyle her iki genel kredi sözleşmesinde davalı ... ile ilgili yazıların ... elinden çıktığını gösterir irtibatın saptanamadığı, eli ürünü olmadığı, bu şekliyle müteselsil kefaletin bu davalı yönünden geçerli sayılamayacağı, davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davaya ilişkin yapılan inceleme, alınan bilirkişi asıl ve ek raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, kefalet bölümündeki imza ve yazıların kendi eli ürünü olduğu, kefaletin geçerli olduğu, bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, kefilin temerrüdünün ihtarnamenin tebliğ edilememiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle başlayacağı, bilirkişi raporunda bu hususa göre değerlendirme yapıldığı, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davalarda davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine, davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davada davalı ...'nun asıl ve birleşen dava konusu talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığı, grafoloji raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması karşısında mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davalı kefil ...'ya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi nedeniyle takip tarihinden itibaren temerrüte düştüğünün kabulünde ve davalı ... hakkındaki davanın esastan reddedildiği gözetilerek anılan davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, asıl ve birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 56e8a9ccb127c429 3572fe24d89e5191