11. Hukuk Dairesi 2025/251 E. , 2025/4501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/852 Esas, 2024/1893 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/14 E., 2022/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait eserlerin davalı şirket tarafından sözleşme koşullarına uygun olarak uyarlanması, basılması, yayınlanması, satılması amacıyla taraflar arasında 09.02.2018 tarihinde 1 Ocak 2018 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşme imzalandığı, ancak davalının izin bedellerini müvekkiline ödemediğini, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ileri sürerek davalı farafından satışı yapılan sözleşme konusu ürünlerin cinsleri, adetleri ve satış bedellerinin tespiti ile şimdilik 25.000,00 USD alacağın davalıdan tahsiline, haksız fesih sebebiyle davacının uğradığı zararların tazmini için şimdilik 5.000,00 USD'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu yayınların bilgisayar destekli ortamda çalıştırılamıyor olması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu soruna ilişkin defalarca e-posta ve telefon görüşmeleri ile destek istenmesine rağmen hiç bir çözüm üretilmediğini, müvekkilinin, çalışmayan kitapları hiç bir okula, öğrenciye veya öğretmene satamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 09.02.2018 tarihli sözleşme ile davacıya ait eserlerin davalı şirket tarafından uyarlanması, basılması, yayınlanması, satılması konusunda anlaşıldığı, buna göre davalı şirket tarafından basılmış ve satılmış kitaplara ilişkin tüm indirimler yapıldıktan sonra net satış faturası üzerinden %25'ine tekabül eden izin bedelinin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında sözleşmeye ilişkin karşılıklı ihlal iddialarına dayanan ihtarnameler keşide edilerek nihayet davalı tarafından davacıya gönderilen 17.05.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeye konu ürünlerin bilgisayar destekli ortamda kullanılması sebebi ile yazılımların yüklenmediği, internet bağlantılarının çalışmadığı, erişim kodlarının kullanımında problemler yaşandığı gerekçesi ile sözleşmenin fesh edildiği ve davalının uğramış olduğu zarar kapsamında şimdilik 2.142.816,75 TL'nin davacıdan talep edildiği, davacının İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/10 E. sayılı dosyasında sözleşmeden kaynaklanan alacak iddiası nedeni ile aldırılan bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında toplam 210 bin adet kitap basıldığı, bu kitap adedinin 194.111 adetinin satıldığı, 15.889 adetinin ise iade ve stokta bulunan kitap olarak davalıda kaldığı, bu kitapların satışından elde edilen gelirin 21.917.898,52 TL, elde edilen bu gelirden davacıya ödenmesi gereken tutarın ise %25 karşılığı olarak 5.479.474,63 TL olduğu, davalı tarafından davacıya şimdiye kadar 336.048,00 TL ödendiği, buna göre de sözleşme kapsamında davalının davacıya 5.143.426,63 TL daha ödemesi gerektiği, iş bu alacak miktarının İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/10 E. sayılı dosyasından talep edildiği ve o dosyada değerlendirildiği, fakat bu dosya ile bağlantılı olması sebebi ile dikkate alındığı, buna göre sözleşme kapsamında toplam 210.000 adet kitap basıldığı, bu kitapların 194.111 adetinin satıldığı ve bu kadar yüksek sayıda kitap satıldığı dikkate alındığında davalı şirketin ihtarname tarihine kadar kitapların ihtarnamede belirtildiği şekilde kullanılmasına dair bir sorun olmadığı sonucunun ortaya çıktığı, yine davalının sözleşmeyi fesih iradesini, davacının, davalıdan sözleşme kapsamındaki alacaklarını talep mahiyetindeki ihtarnamelerinin davalıya tebliğ edildikten sonra ortaya koyması davacı tarafından sözleşme kapsamındaki alacakları talep edilmeden önce davalının sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirmediği yönünde bir irade ortaya koymadığı, sözleşme kapsamında davacıya ödenmesi gereken ödemelerin büyük bir bölümünün ödenmemiş olması da dikkate alındığında davalının 17.05.2019 tarihli sözleşme feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, sözleşme feshedilmeyip devam etmiş olsa idi sözleşme kapsamında basılan toplam 210.000 adet kitaptan iade edilen ve stokta bulunan 15.889 adet kitabın da satılacağı ve bu satış nedeni ile elde edilecek gelirden %25'inin davacıya ödenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda bu kitap adetlerinin satılmış olması halinde toplam 1.887.239,74 TL gelir elde edileceği ve bu miktarın %25'i olan 471.809,93 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, davalı yanca sözleşmenin feshinin haksız olduğu, haksız fesih nedeni ile davacının mahrum kaldığı yoksun kalınan kârı talep edebileceği bu miktarın 471.809,93 TL olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklanan alacak talepleri bakımından ise davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve mahkemenin 2020/10 E. sayılı dosyası ile görülen davada yine taraflar arasındaki 09.02.2018 tarihli sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmediği iddia edilen alacağa ilişkin talepte bulunulduğu, iş bu davadaki alacak talebinin 2020/10 E. sayılı dosyasındaki alacak talebi ile aynı olduğu, derdestlik sebebi ile bu talebin usulden reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 USD'lik sözleşmeden kaynaklanan alacağın derdestlik nedeniyle usulden reddine, haksız fesih nedeniyle uğranılan zarar bedeli 471.809,93 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla alacak ve tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Taraflar arasında yapılan 09.02.2018 tarihli sözleşmenin 11.10. maddesinde "İş bu sözleşme her hususta İsrail kanunlarına tabi olacak ve bu çerçevede yorumlanacak olup, tarafların her biri, İsrail Mahkemelerinin münhasır olmayan yargı yetkisini kabul etmektedir." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı şirket İsrail'de mukim İsrail tüzel kişisi olup, taraflar arasındaki sözleşmede yabancılık unsuru bulunduğundan sözleşmedeki her hususun İsrail kanunlarına tabi olacağı kararlaştırılmıştır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Ayrıca aynı Kanun'un 28. maddesi gereğince fikrî mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tâbidir. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince tarafların sözleşmede seçtiği yabancı hukuk yerine uyuşmazlığın çözümünde Türk Hukuku uygulanarak karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.