11. Hukuk Dairesi 2025/2474 E. , 2025/3681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/672 Esas, 2022/297 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Cp Shop Franchıse Sözleşmesi ve ekinde bir yıl süreli 01.08.2013-01.08.2014 tarihleri arası geçerli olmak üzere sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki bu sözleşmelere göre müvekkilinin kira kontratında belirlenen adreste Franchıse Sözleşmesinde belirtilen şartlarda davalıya ait teknik destek ve özel şartlar altında temin edilen ürünleri satarak cirodan prim almak suretiyle ticari faaliyet sürdüreceğini, davalının da bu sözleşme şartlarına uygun olarak ürün tedariki, reklam, işyeri donanımı vb teknik mal, ürün ve hizmet sunarak kendi konseptine uygun ticaret yapılmasını temin edeceğini taahhüt ettiğini, anılan sözleşmenin 11.2 maddesi ve 15.1 - 15.2. maddeleri gereğince sözleşme anında davalının talebi üzerine davacı tarafından vade tarihleri açık iki adet bono düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, bu senetlerin miktarı ve tüm özelliklerinin davalı tarafından belirlendiğini, tarafların yaklaşık iki aylık süre zarfında davalının teslim ettiği işyerinde çalıştığını, ancak ikinci ayın başlangıcından itibaren davalının Konya'da yetkili gösterdiği kişiler ve Ankara'da yetkili gösterdiği kişilerin kusurları neticesinde teslim edilmeyen ürünlerle ilgili fatura düzenlenmesi üzerine taraflar arasında sorunlar yaşanmaya başlandığını ve uzaktan davalının erişimine açık bulunan yazar kasaya müvekkiline teslim edilmeyen ürünlere ait bilgiler girilmeye başlandığını, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirket yetkililerine aradaki sözleşme, ticari örf ve adetlere göre bu şekilde çalışmanın mümkün olamayacağını, teslim edilmeyen ürünlere sonradan fatura düzenleyerek elektronik yazar sistemine girilmeye çalışılmasının ağır bir haksızlık olduğunu, şirket çalışanlarının depo açıklarını bayi üzerinden bu şekilde kapatamayacaklarını bildirildiğini, müvekkilinin İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2013/30659 E. sayılı dosyasında mevcut iki bono tutarı olan 80.000,00 TL karşılığı veya takipte talep edilen 75.181,93 TL veya 2.037,67 TL tutarında bir borcu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 23. İcra Müdürlüğün 2013/30659 E. sayılı dosyasına konu 30.09.2013 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli ve 30.10.2013 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli olmak üzere iki adet bono karşılığı 75.181,93 TL asıl alacak ve 2.037,67 TL faiz’den borçlu olunmadığının tespitine, arz edilen dosyaya yapılmak zorunda kaldığı tüm tutarların istirdatına, sözleşme yükümlülükleri dikkate alınarak şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında 01.08.2013 tarihinde Franchise Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 11.2, 15.1 ve 15.2.maddeleri gereğince müvekkilinin talebi üzerine davacı tarafından vade tarihleri açık iki adet bono senedi düzenlendiğini ve davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğini, satış faturalarının bedelinin ödenmemesi üzerine mezkur bonoların İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün 2013/30659 E. sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine takibe konu edildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmede belirtilen cezai şarttan ve ödenmeyen faturalardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki sözleşmenin 16.07.2013 tarihinde imzalandığı ve 01.08.2013 tarihinde ek protokol düzenlendiği, sözleşmenin 5.1. maddesinde ürün tedarikinin nasıl olacağının, 5.3. maddesinde yetkili olduğunu beyan eden herhangi bir kişinin irsaliye üzerinde ad ve soyadı ve imzasının konulmak suretiyle yapılan mal tesliminin geçerli bir mal teslimi olduğunun, 5.5. maddesinde ürünlerdeki noksanlık veya bozukluğun davacı tarafından davalıya bildirmekle mükellef tutulduğunun, ihbarın zamanında yapılmaması halinde yapılan kabulün kesin olduğunun ve itiraz edilemeyeceğinin, noksan veya bozukluğun müştereken tutulacak bir tutanak ile tespit ve tevsik edileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 7. maddesinde ciro priminin KDV hariç aylık alım bedeline bağlı olarak Ek-3'e göre düzenleneceğinin, sözleşmenin 8. maddesinde davalının 1.250,00 TL kazanç taahhüdünde bulunduğunun, sözleşmenin 9.5 maddesinde davalının otomasyon sistemi ile online bağlantı kurmaya, ürünlerin satış fiyatlarını yüklemeye, satış ve stok takibini yapma hakkına sahip olduğunun, sözleşmenin 11.2 maddesinde davacının davalıya teminat ve garantiler vereceğinin, sözleşmenin 14. maddesinde sözleşmenin feshinin, 15.1 maddesinde alınacak teminatın ve sözleşmenin 15.2 maddesinde ise davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı eylem ve davranışları nedeniyle sözleşmenin feshine sebep olması halinde 40.000,00 TL cezai şart bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, icra takibine konu senetlerin malen kayıtlı olduğu görülmüş ise de davacı tarafça verilen senetlerin teminat amacı ile verildiği beyan edildiğinden ve davalı tarafça da bu husus ikrar edildiğinden takibe konu edilen senetlerin sözleşmenin 15.1 maddesinde davacı tarafından davalıya verilecek olan teminat senetleri olduğunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça davalı yetkililerinin aradaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak teslim edilmeyen ürünlere ilişkin fatura düzenlendiği ve bu hususların davalının temsilciliklerine bildirildiği, bunun üzerine müvekkiline mal teslim edilmeyerek çalışmalarının fiilen engellendiğinin iddia edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.5 maddesinde taraflar arasındaki sözleşme gereğince eksik veya noksan teslim edildiği iddia olunan ürünlerin tespitine ilişkin taraflarca müştereken tutanak tutulacağı ve ihtarın ne suretle yapılacağı düzenlenmiş ise de bu hususta davacı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir mail yazışması, görüşme tutanağı veya ihtarname gibi bir belgenin olmadığı gözetilerek davacı tarafın bu iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının kaybolduğunun beyan edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 23. maddesinde delil sözleşmesi niteliğindeki madde hükmüne yer verilerek taraflar arasındaki ihtilaflarda davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının delil mahiyetinde olacağının kararlaştırıldığı, bu madde hükmünün davacı tarafın ispat hakkını tamamen kaldırmış olması nedeniyle geçerli olduğuna kanaat edinildiği, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıya 68.328,58 TL borçlu olduğu, icra takip tarihinden sonra 26.12.2013 tarihinde ve sonrasında ise iki adet faturadan kaynaklı toplam 23.596,19 TL'lik davacı alacağının davalının ticari defter ve kayıtlarında işlenmesi nedeniyle bu tarih itibariyle davacının bakiye borcunun 44.732,39 TL kaldığı ve bu bakiyenin cari hesap niteliğinde bulunduğu, alacak kalemleri arasında taraflar arasındaki sözleşmenin 15.2 maddesindeki cezai şart alacağı iddiasının olmadığının görüldüğü, cezai şart alacak iddiası yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise sözleşmenin 15.2 maddesinde cezai şart talebinin kusurlu sözleşme yükümlülüklerine aykırı eylem ve davranışların meydana gelmesine bağlanıldığı ve davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranışların davalı tarafça ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.7 maddesindeki ödemelerin peşin yapılacağı kararlaştırılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde bu sözleşme hükmüne uyulmadığı ve davacının ödeme edimlerinin kabulü esnasında davalı tarafça ihtirazı kayıt ileri sürülmediği görülerek taraflar arasındaki fiili uygulama ile bu sözleşme hükmünün kaldırıldığına kanaat edilerek davalının davacıdan cezai şart talep edemeyeceği ve davalı tarafça icra dosyasındaki talebinin 23.596,19 TL'lik kısmından feragat edildiğine ilişkin sunulan dilekçe de dikkate alınarak davacının menfi tespit talebinin kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davacının menfi tespit talepli davasının kısmen kabulü ile; davacının davalıya İstanbul 23. İcra müdürlüğünün 2013/30659 E. sayılı takip dosyası yönünden 6.853,35 TL asıl alacak ve 2.037,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.891,02 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, franchise sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği ileri sürülen bonolara dayalı takipte menfi tespit ve sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V.SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.