11. Hukuk Dairesi 2024/5405 E. , 2025/3703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/242 Esas, 2024/1209 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2023/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2013/02550 sayılı tasarım tescil başvurusunun, müvekkilinin 2013/02459 sayılı başvurusundan sonra yapıldığını, tasarımın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının eyleminin müvekkilinin haklarına tecavüz ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/02550 sayılı tasarım tescil belgesinin 2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, müvekkili lehine maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde, karşı davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, anonim olduğunu ileri sürerek 2013/02459 sayılı davacı tasarımının hükümsüzlüğüne, maddi, manevi ve itibar kaybı tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tasarımın anonim olduğunu, taraf ürünlerinin farklılık arz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalının 2013/02550-2 numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının anlaşıldığı, davacının tasarım başvuru tarihinin 27.03.2013 olup Değişik İş dosyasında tespitin yapıldığı 17.06.2013 tarihinden sonra 01.08.2013'de bültende yayınlandığı, davalının 2013/02550 sayılı tasarımının ise 2 gün farkla 29.03.2013'te başvurusunun yapıldığı ve davacının bülten yayın tarihinden önce 01.06.2013 tarihinde bültende yayınlandığı, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 48/2 hükmüne göre davalının sorumluluğuna gidebilmek için ihlalin olduğu tarihte başvurunun yayınlanmış olması, yayınlanmamış ise tasarımdan haberdar edilmesi zorunluluğu olduğu, huzurdaki uyuşmazlıkta davacının tescilli tasarım hakkına dayalı olarak bir talepte bulunamayacağı gibi, tasarımın varlığından davalıyı tespit öncesinde haberdar ettiğine yönelik bir delil sunmadığı, davalının tasarımının 2 gün ara tescil edilmesi ve davalı tasarımının bültende davacı tasarımından önce yayınlanması nedeniyle asıl davada davacının haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği, karşı davada ise; 2013/02459 numaralı tasarım belgesinin yeni ve ayırt edici olduğu, hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı, davalı eyleminin tasarıma tecavüz oluşturmadığı, karşı davada davacının kamuya sunma ve öncelik hakkına sahip olduğu yönünde delil sunmadığı gerekçesiyle; asıl davada davalı adına 2013/02550 numaralı endüstriyel tasarım belgesinin 2 numaralı formunun hükümsüzlüğüne, tüm tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine; karşı davanın tümüyle reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı adına tescilli 2013/02459-63 numaralı tasarımın harcı alem olmadığı, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıdığı, başvuru tarihinden önce benzer ya da aynısının kamuya sunulmadığı, davalı-karşı davacı adına tescilli 2013/02550-2 tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğine haiz olmadığı, söz konusu tasarımlar arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu nedenle asıl davada hükümsüzlük talebinin kabulüne, karşı davada hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, 554 sayılı KHK’nın 48/2 hükmü nazara alındığında asıl davada davacının haberdar etme ve davalının kötü niyetli olduğu vakıasını ispatlayamaması nedeniyle, tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve karşı dava tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ile tazminat taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dfc14434f6ba1733 e4b1053fff2dda58