Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2180 E., 2025/6438 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2180 E., 2025/6438 K. (22.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2180
Karar No
2025/6438
Karar Tarihi
22.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/2180 E. , 2025/6438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1524 Esas, 2024/1975 Karar HÜKÜM E MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların davalıya ait ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin devri konusunda anlaştıklarını, davacının toplamda 794.900,00 TL ödeme yaptığını, kalan miktar için ise davalıya çek verdiğini, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafça şirket devir işlemlerinden imtina edildiğini, davalının çekin karşılıksız çıktığını iddia ederek şirketi devirden vazgeçtiğini ve fakat davacının ödemiş olduğu tutarı da iade etmediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davada husumetin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne yönetilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereği üzerinde düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında şirket devir sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre devir eden ...'in dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'deki hissenin tamamını 1.200.000,00 TL bedelle alıcı olan ...'e sattığı, satış bedelinin 260.000,00 TL bedelli kısmı sözleşme içeriğine göre nakden aldığı, geri kalan bedeli belirlenen miktarlarda 5 taksit ile banka aracılığı ile alınacağının taraflar arasında taahhüt edildiği, davacının edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin fesh edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, edimlerin ifa edilip edilmediği, davacı tarafça davalıya ödenen hisse devir bedelinin istirdadının mümkün olup olmadığı, işletme giderlerinden kimin sorumlu olacağı ve şirkete ait çekin davalı tarafça ciro edilmesiyle meydana gelen icra takibi nedeniyle icra masraflarından kimin sorumlu olacağı hususlarında toplandığı, ticari defter kayıtlarına göre işletme giderlerinden 70.721,82 TL'nin davalıya ait olduğu, 235.484,63 TL'nin davacının faaliyet dönemine ait olduğu, davacının hisse devir sözleşmesi kapsamında hisse devir bedeli olarak toplam 499.902,74 TL ödeme yaptığı, ödeme tutarından lokantayı fiilen işlettiği döneme ait olup davalı tarafından ödenen 235.484,63 TL'nin tenzili ile bakiye kalan 264.418,11 TL'nin davacının davalı taraftan alacaklı olduğu, ayrıca sözleşme içeriğine göre 260.000,00 TL'nin nakden davalı tarafından alındığı, bu nedenle davacının davalıdan 524.418,11 TL talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, takibin 524.418,11 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kötüniyet tazminatı talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf talepleri bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine gelince, sözleşmenin 3-1 maddesine göre 260.000,00 TL'nin nakden alındığı ve geri kalan bedel için 540.000,00 TL bedelli çek verildiği, kalan kısmın da 30.03.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.04.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.05.2020 tarihinde 30.000,00 TL, 30.06.2020 tarihinde 130.000,00 TL ve 30.07.2020 tarihinde 180.000,00 TL olarak taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 260.000,00 TL peşin ödeme düşüldüğünde kalan bakiyenin (540.000,00 TL + 30.000,00 TL + 30.000,00 TL + 30.000,00 TL + 130.000,00 TL + 180.000,00 TL = ) 940.000,00 TL olduğu, peşin ödeme ile birlikte toplam bedelin 940.000,00 + 260.000,00 = 1.200.000,00 TL olduğu, davacının iddia ettiği gibi 250.000,00 TL ve 260.000,00 TL iki ayrı ödeme olsaydı kalan bakiyenin 940.000,00 TL değil (940.000,00 TL - 250.000,00 TL =) 690.000,00 TL olması gerektirdiği, bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince 260.000,00 TL'nin 250.000,00 TL'den ayrı bir ödeme olarak kabulünün isabetli olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, takibin, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 264.418,11 TL üzerinden devamına, alacak likit olduğundan hükmedilen alacağın (264.418,11 TL) %20'si oranında hesaplanan 52.883,62 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı