11. Hukuk Dairesi 2025/1079 E. , 2025/6413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1702 Esas, 2024/1833 Karar HÜKÜM : Kısmen davanın kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E., 2022/90 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2020/... başvuru numaralı "..." ibareli markanın 03. ve 05. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markasının müvekkilinin itiraza mesnet markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, hem sınıfsal benzerlik şartının hem de marka benzerliği şartını sağlandığını, davacının "..." kök markasını ve "..." ibaresini haiz seri markalarının tüketiciler nezdinde tanınmış olduğunu, davaya konu başvurunun davacının oluşturduğu bu haklı güven duygusundan haksız ve kötüniyetli bir şekilde yararlanmayı amaçladığını, dava konusu markaya eklenen ufak eklemelerin de "..." esas unsurunun anlamını destekleyecek ibarelerden olduğunu, müvekkilinin "..." markasının "...." ürününde yüksek seviyede tanındığını, birçok zincir markette ve kozmetik mağazalarında satıldığını ileri sürerek 2021-M-2216 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu marka kapsamındaki 03... . sınıf malların davacının mesnet markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğu, markalarda müşterek olarak bulunan "..." kelimesinin Fransızcadan dilimize geçtiği, "savunma/koruma/korunma" gibi anlamlara geldiği, yaygın kullanıldığı, davaya konu 03... . sınıfta yer alan emtiaların genel olarak temizlik, parfümeri, sağlık, bakım ve koruma, ilaç, tıbbi ve veterinerlik amaçlı muhtelif ürünler, vücut ve diş sağlığı için ürünler, hijyen ürünleri, haşere kovucu ürünler, dezenfektanlar gibi ürünlere ilişkin olduğu, bu emtiaların kullanım amacı, niteliği nazara alındığında; "kirden koruma, kötü kokudan koruma, hastalıktan koruma, eskimeden ve yıpranmadan koruma, zararlı hayvan etkilerinden koruma, enfeksiyondan korunma vb." gibi amaçlara dayalı olarak piyasada kullanıldıkları, buna göre, "savunma/koruma/korunma" gibi anlamlara gelen "..." kelimesinin, hemen ve ilk bakışta bu emtiaları tanımlamasa bile bu emtiaların kullanım amaçlarına çağrışımda bulunması nedeniyle ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir kelime olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu "..." markası ile davacıya ait "..." esas unsurlu markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." kelimesinin, davaya konu emtialar bakımından ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir ibare olması nedeniyle salt bu kelimenin markalar arasında müşterek olarak bulunmasından kaynaklı olarak ilgili tüketici kesiminin dava konusu markayı davacıya ait markalarla bağdaştırmayacağı, dava konusu markada "..." kelimesinin hemen yanına eklenen "geç" kelimesi ile birlikte dava konusu markanın bir bütün halinde genel görünüm olarak "..." şeklinde farklı bir marka olarak algılayabileceği, marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, aksi düşüncenin, ilgili sektörde tasviri olarak kullanım ağına sahip bir kelimenin markalar arasında müşterek olarak bulunmasından kaynaklı olarak salt o kelimeyi daha önce tescil ettiren kimse lehine o kelimenin içinde geçtiği sair unsurlu markalar üzerinde tekel hakkı tanıyacağı, böyle bir durumun serbest işleyen piyasa ekonomisini bozucu nitelikte olacağı ve haksız rekabet meydana getireceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, dava konusu marka tescil edilmediğinden, hükümsüzlük davasında ileri sürülen tanınmışlık gerekçesinin tartışılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvuru kapsamındaki 03... . sınıf mallar, davacının itiraza mesnet markaları kapsamındaki emtia ile aynı/aynı tür olduğundan, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, işaret benzerliği yönünden dava konusu başvurunun standart harflerle ve birleşik olarak yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, tüketiciler tarafından "..." tarafından okunup algılanacak başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının da "..." asıl unsurlu olduğu, bu durumda, taraf markaları arasında "..." ibaresini ortak olarak içermelerinden dolayı yüksek düzeyde benzerlik bulunup, başvurudaki "..." ibaresinin de "..." ibaresine vurgu yaptığı, başvuruda ayırt ediciliği sağlayacak başkaca bir unsur yer almadığı, somut uyuşmazlıkta "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin çekişmeli mal ve hizmetlerde düşük ise de, başvuruda yer alan "..." ibaresi, dava konusu markayı davacının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, başvurunun davacı markalarının serisi gibi algılanma ihtimali bulunduğu, bu hale göre, işaret benzerliği de gerçekleştiğinden taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün yerinde görülmediği, ayrıca, her marka başvurusunun kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle "..." ibareli marka başvurusunun somut uyuşmazlıktaki "..." ibareli marka başvurusu yönünden emsal kabul edilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın YİDK kararının iptal talebi yönünden kabulüne, hükümsüzlük yönünden dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e2effb5a4a1d2227 bb56e57caec137f4