Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/168 E., 2025/4449 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/168 E., 2025/4449 K. (24.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/168
Karar No
2025/4449
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/168 E. , 2025/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1658 Esas, 2024/1761 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/165 E., 2022/186 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın "... üzerine pekmezli kadayıf koymayı ilk defa kendilerinin bulduğunu, bu suretiyle satışını ilk defa kendilerinin gerçekleştirdiğini" iddia ettiklerini, müvekkili davacıların aleyhine haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, istinaf başvurusunda bulunulduğunu, istinaf mahkemelerince verilen kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine iade edildiğini, korunması gerekli bir tasarım için akıl ve zekanın yaratıcılığı neticesinde ortaya konulan farklı, yeni ve ayırt edici özellikler taşıyan bir buluşun olması gerektiğini, sütlacın üzerine pekmezli kadayıf koymanın akıl ve zeka ürünü bir icat sayılamayacağını, bu nedenle hiç kimseye tekel hakkı sağlamadığını ileri sürerek davalılar adına tescil edilen 2015/... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. 2.Birleşen dava davacıları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin tatlı imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, ... ve pekmezli kadayıfın bir arada sunumuna ilişkin özellikli bir tasarım oluşturduklarını, 05.08.2015 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuruda bulunarak bu endüstriyel tasarımlarını adlarına 5 yıl süreyle korumalı olacak şekilde 17.05.2016 tarihinde tescil ettirdiklerini, davalının müvekkilleri adına tescilli ... üzerine pekmezli kadayıf şeklindeki endüstriyel tasarımına konu ürünü müvekkilinin rızası dışında kendi iş yerinde sattığını, bu durumunun müvekkilinin tescilli endüstriyel tasarımından kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi tüketiciler nezdinde karışıklığa ve haksız kazanca mahal verdiğini ileri sürerek davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, üretim ve sunumun durdurulmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL maddi tazminat ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl dava davalıları ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Birleşen dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen iş yerinin müvekkilinin eşine ait olduğunu, müvekkilinin dava konusu iş yeriyle bir alakasının bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, bu nedenle tasarım olarak tescil edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden davalılar adına tescilli bulunan 2015 ... sayılı tescile konu tasarımların, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı, birleşen dava yönünden davalılar ... ve ... tarafından üretilerek satılan ... üzeri pekmezli kadayıf tatlısının sunum şekli itibariyle davacılar ... ve ...'a ait 2015/...-2 sıra numaralı tasarımla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ancak ilgili tasarım tesciline konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmadığı, hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; birleşen dosyadaki üretimin ve sunumun haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve üretim ve sunumun engellenmesine yönelik talepler açısından değerlendirme yapıldığında; her ne kadar bilirkişi raporunda haksız rekabetin söz konusu olduğunu belirtilmişse de; davalı ...'ın 07.05.2008 tarihinden dava tarihine kadar söz konusu işletmeyi işlettiği, davalının beyanlarından davacının işletmesini daha sonra açtığının anlaşıldığı, davacı tarafından daha sonra açılma iddiasına karşılık herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dolayısıyla önceki tarihte işletmesini açıp işleten davalının haksız rekabet yapmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava davalılara ait olan endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü, birleşen davada endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün men'i, tecavüz nedeniyle uğranılan zararlara binaen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar-birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı