11. Hukuk Dairesi 2024/6467 E. , 2025/4450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/113 Esas, 2024/1601 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/97 E., 2021/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...in marka, patent ve tasarım tesciline sahip olduğu "... ... ..." ürününü 08.10.1997 tarihinden bu yana tescilli olarak kullandığını, diğer müvekkilinin lisans sözleşmesiyle Türkiye'de satışa tek yetkili olduğunu, davalı adına tescilli 2011/... sayılı "..." ve 2011/... saylı "... ..." markalarının müvekkili ... ... . Ltd. adına tescilli "... ... ..." markasıyla iltibas oluşturduğunu, davalı adına tescilli 2013/... sayılı ... kutu tasarımının ve kullanımının müvekkili adına tescilli kutu tasarımına ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka ve tasarımlara tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasına, kaldırılmasına, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının rekabeti olmasaydı müvekkilinin elde edebileceği muhtemel gelire göre şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybı ile müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına konu ürünün kötü şekilde kullanılması, üretilmesi ve piyasaya sürülmesi nedeniyle 1.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar karşılaştırıldığında davacı markasında baskın olarak lacivert, kırmızı ve siyah renklerin kullanıldığının, “...” ve “...” ibarelerinin belirgin olarak kullanıldığının tespit edildiği, davalıya ait markada baskın olarak gri, kırmızı ve siyah renklerin kullanıldığının “...”,“...”,“...”ve “...” ibarelerinin kullanıldığının tespit edildiği, davalı ve davacı markasında ortak unsur olan “...” ve “...” ibarelerinin ayırt ediciliği düşük/zayıf marka olduğu, bu halde “...”, "..." ve “...” ibarelerine eklenen “...” ve “...” ibareleri ve kullanılan şekil unsurlarının davacı markası ile davalı markası arasındaki iltibası önlemeye yetecek kabiliyette olduğu, bu sebeple davalı markalarının davacı markasına iltibas oluşturmadığı, hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafın markasının ayırt edici unsurları olan ... ve ... şekil unsurlarını hiç kullanmayarak davacı tarafın markasının asli unsuru olan ... şeklini ön plana çıkararak kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturduğunun anlaşıldığı, davacı tarafa ait 2012/... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün ambalajları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, davacı tarafa ait 2012/... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait 2013/... numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu nedenle farklı olarak algılandıklarının anlaşıldığı, davalının tecavüzü sonucu davacıların 5.267,61 TL kazançtan yoksun kaldığı, davacı yanın davaya dayanak markasının ve tasarımının piyasada çok bilinen, toplumun ilgili kesiminde tanınan ve kalite ve güven algısı yaratan bir marka olduğunun dosyada var olan verilerle ispatlanamamış olduğu, davalı yanın ürün bazlı kullanımının davacı yanın kullanımı ile örtüşmesinin kalite algısında tüketici algısına zarar vereceğinin dosya münderecatından anlaşılamadığı, keza “var ise tüketici nezdindeki güven algısının” ne şekilde zarar gördüğününde dosya münderecatından anlaşılmadığı, bu nedenle somut hukuki ihtilaf bakımından “itibar tazminatı” koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü, markaya ve tasarıma tecavüzün durdurulması ve tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 62f69de8c9366168 461a97ad75b9ba27