Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1647 E., 2025/5974 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1647 E., 2025/5974 K. (07.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1647
Karar No
2025/5974
Karar Tarihi
07.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/1647 E. , 2025/5974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1685 Esas, 2025/189 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/456 E., 2024/170 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sahip olduğu fabrikasında alüminyum profil üretimi yaptığını, müvekkili şirketin AR-GE çalışmaları ile geliştirdiği ürünleri endüstriyel tasarım ve faydalı model olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... tescil numarası ile ... tescil numarası ile ... tescil numarası ile ... başvuru numarası ile 11 endüstriyel tasarımın ve ... başvuru nolu faydalı model, ... nolu patent, ... başvuru no.lu faydalı model belgelerinin sahibi olduğunu, ayrıca müvekkili ... tarafından buluşu yapılan "alüminyum paneller için cam çıtası" isimli ürünün ... tescil numarası ile faydalı model olarak tescil edilmiş olup, 10.12.2010 tarihli inhisari lisans sözleşmesi ile müvekkili ...'ın kullanımına sunulduğunu, müvekkillerinden ...'ın tescil ve buluş sahibi olduğunu, diğer müvekkil ...'ın lisans hakkı sahibi olduğu ... numaralı faydalı model davalı tarafından taklit edilmek suretiyle kullanıldığını, davalının davaya konu ürünü "ST-91 Yalıtımlı Sürme Sistem" adı altında kullandığını, davaya konu ürünün ... Alüminyum A.Ş. tarafından üretildiğini ve davalı tarafından pazarlandığını, üretici firmaya da ayrıca dava ikame edileceğini, davalının müvekkiline ait tescilli faydalı modeli ticari faaliyetlerinde kullanması yönündeki haksız eylemlerinin 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) çerçevesinde faydalı model hakkına tecavüzün yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54.vd. hükümler uyarınca da "haksız rekabet" teşkil ettiğini ileri sürerek davalının eyleminin 551 sayılı KHK uyarınca müvekkilinin faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını ve men’ini, müvekkillerinin faydalı model haklarına tecavüzün önlenmesi için gerekli her türlü tedbirin alınmasını, davalının faydalı modeli kullanmakla elde ettiği kazanca göre, tecavüz ve haksız rekabet sonucu elde edilmesi mümkün görülen kâr miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesini ve hükmün ilânına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, her iki firmanın cam çıtasında en küçük bir benzerlik dahi olmadığını, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin davaya konu ürünün hiçbir şekilde üreticisi olmadığını, daha çok Ege Bölgesine satış yapan bir firma olduğunu ve davaya konu ürün haricinde bir çok markanın satışını yaptığını, müvekkilinin, satış yaptığı diğer markalar yanında davaya konu ürünün ise neredeyse hiç satışının yapılmadığını, davacı yanın dava konusu, alüminyum paneller için cam çıtasını 2010 yılında adına tescil ettirdiğini, ancak benzeri alüminyum paneller için cam çıtası sisteminin 50 yıldan fazla zamandır kullanılan bir sistem olduğunu, benzeri alüminyum paneller için cam çıtası sisteminin birçok alüminyum üreticisi tarafından kullanıldığını, davacı adına tescil edilmeden evvel kullanılan bu sistemin, 2010 yılında davacı tarafından keşfi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, faydalı model belgesinin konusunu oluşturan ve özet ile başlık bölümünde belirtilen “alüminyum paneller için cam çıtası" alüminyum doğrama sisteminin küçük bir parçasını oluşturduğunu, yani alüminyum doğrama sisteminin, faydalı model belgesinin konusu olan aparatın da içinde bulunduğu sistemin bütünü olduğunu, tescilinden on yıllar önce uygulanan işbu faydalı modelin, bu şekli ile aslında faydalı model ile korunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı faydalı modele davalının tecavüz ettiğinin tespiti ile haksız rekabet ve maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/102 E. sayılı dosyasında dava konusu edilen faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... tescil no.lu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosyanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu haliyle davacının faydalı model üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı, bu nedenle davalının eylemlerinin davacı adına tescilli ancak hükümsüzlüğüne karar verilen faydalı model belgesine tecavüz etmediği, ayrıca bekletici mesele yapılan dosyada alınan ve kesinleşen dosyada alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davaya dayanak yaptıkları ve hak sahibi olduklarını iddia ettikleri ... tescil numaralı faydalı modelin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/102 E. sayılı davasında yapılan yargılama sonucunda hükümsüz kılındığı ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2022 tarihli, 2020/6920 E., 2022/1107 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davacıların davalıya karşı ileri sürebilecekleri bir sınai mülkiyet hakları mevcut olmadığından mahkemece faydalı modele tecavüz edildiğinin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü, haksız rekabete ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacıların, davalının ... numaralı tescilli faydalı modelin koruma kapsamında olduğunu iddia ettikleri ürünün satışını yaptığı iddiasıyla haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini talep ettikleri, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapıldığı, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (dava tarihinde 551, 554, 555 ve 556 sayılı KHK’lar) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacıların tescilli hak sahibi olduklarını iddia ettikleri tescilli faydalı modelin koruma kapsamında kalan ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55. maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının hak iddia ettiği faydalı model hükümsüz kılınmakla, böyle bir hakkı da bulunmadığından haksız rekabete ilişkin talebin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı