Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1558 E., 2025/5972 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1558 E., 2025/5972 K. (07.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1558
Karar No
2025/5972
Karar Tarihi
07.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1558 E. , 2025/5972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/881 Esas, 2025/151 Karar KARAR : Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/300 E., 2022/188 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğünün 27.08.2021 tarihli yazısı ile, müvekkil marka ve logolarını taşıyan 2,2 kg plastik süs cinsi eşyanın, davalı adına işlem gören serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı içerisinde tespit edildiğini, el konulan ürünlerin incelemesi neticesinde, dava konusu ürünlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) hükümlerine aykırı olarak müvekkilinin izni olmaksızın üretildiğinin anlaşıldığını, yapılan eylemin müvekkiline ait “...”,“...”, markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin “... “ esas unsurlu markalarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ... markasıyla kafeterya hizmeti verdiğini, müvekkilinin bu alanda herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, belli başlı tanınmış markaların çeşitli nedenlerle süs eşyalarında kullanıldığını, bu kullanımın herhangi bir menfaat teşkil etmediği gibi markaya da zarar vermediğini, davacıya ait markanın her ne kadar tanınmış marka olursa olsun müvekkilinin faaliyet alanı ile ilgili en küçük bir ilişkisi bile bulunmayan ve doğrudan satılan ürünler üzerinde kullanılsa bile tüketici nezdinde irtibat kurmanın mümkün olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğü'nün 27.08.2021 tarihli yazısı ile davacıya ait marka ve logolarını taşıyan davalıya ait 2,2 kg “plastik süs” cinsi eşyanın gümrük işlemlerinin 10 iş günü süreyle durdurularak, kurum tarafından davacıya bildirildiği, incelenen süs ürünleri üzerinde birebir davacının şekil ihtiva eden tanınmış markasının izinsiz olarak kullanıldığı, alınan bilirkişi raporu ile davacının marka hakkının ihlal edildiği ve eylemin aynı zamanda haksız rekabete neden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespiti, durdurulması ve önlenmesine, el konulan ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,davalı tarafından ithal edilen plastik süs cinsi eşyanın, İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğü tarafından 27.08.2021 tarihinde gümrük işlemlerinin durdurulduğu, 1 adet numunesi dosya içine alınan plastik süs cinsi eşyanın üzerinde birebir davacının şekil ihtiva eden tanınmış markasının izinsiz olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalı eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti, durdurulması ve önlenmesine, el konulan ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilanına dair kararının yerinde olduğu, haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacının marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağı, nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E., 2022/1852 K. sayılı kararında, markaların kendi özel yasası niteliğindeki SMK (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalı eyleminin aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiği yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin, davacının marka hakkına tecavüze sebebiyet verdiğinin tespiti, durdurulması ve önlenmesine, İlk Derece Mahkemesince verilen tedbirin karar kesinleşene kadar devamına, SMK hükümleri gereği gümrükte el konulan ürünlerin imhasına, hükmün ilamında davacının hukuki yararı gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de tirajı yüksek bir gazetede 1 kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline, haksız rekabete ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının davacının marka marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlemesi, gümrükte el konulan ürünlerin imhası ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 93b199e4b3c1492e 7875e76e6990fcd2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı