11. Hukuk Dairesi 2025/1571 E. , 2025/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/836 Esas, 2025/110 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/421 E., 2023/38 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markası altında satılan veya hizmete sunulan tüm ürünlerin Türkiye'de pazarlanması hususunda tek yetkili kurumun davacı şirket olduğunu, davacının "..." isimli marka hakkında marka tescil başvurusunun ... marka numarası ile 10 yıl süre ile tescil edildiğini, davalı şahıslardan ...'nin, ... başvuru numarası ile "..." ismini tescil etmek için başvuru yaptığını, aynı şekilde ...'nin, 09.09.2019 tarihinde ... sitesinin alan adını satın aldığını, ... isimli web sitesinin müvekkilinin patent hakkı ve markasına tecavüz oluşturduğunu, davalıların ilgili markayla gıda sektöründe faaliyet gösterdiklerini, dikkatli bir tüketici tarafından bile ilk anda fark edilemeyecek kadar benzerlik gösteren "..." ve "..." isimlerinin davacı tarafından 10 yıl süreyle koruma altına alınan markasına tecavüz anlamı taşıdığını, bununla beraber logoların dahi birbirine tamamen benzer olduğunu ileri sürerek öncelikle davalının, davacıya ait markaya tecavüzünün önlenmesine, davacıya ait tescilli markanın ayırt edilemeyecek ölçüde benzeri olan markanın tabelalardan sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, şimdilik 50.000,00 TL manevi ve 100,00 TL maddi olmak üzere şimdilik 50.100,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'nin "..." markasının tescil edilmesi için 19.08.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na ... başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu, davacının, davalının markasının yayınına 11.02.2020 tarihinde yaptığı itirazların Markalar Dairesi Başkanlığınca haksız bulunduğunu ve reddedildiğini, ardından davacı yanın kurumca verilen itirazlarının reddi kararına karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na (YİDK) itiraz ettiğini, davacı yanın itirazlarının YİDK tarafından incelenmekte olup, bu hususta henüz Kurum tarafından karar verilmediğini, davalının "..." markalı ürünleri ile davacı yanın "..." markalı ürünlerinin ortalama dikkat ve zekaya sahip tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davalının kullandığı logoda sadece "..." ibaresi bulunurken davacının logosunda ise "..." ibaresinin yer aldığını, "..." markasının logosundaki harflerin yeşil renkli olduğunu, logonun sol altında yeşil bir yaprak bulunduğunu, davacının "..." markasının logosundaki harflerin ise kahverengi olduğunu, logoların benzerlik göstermediğini, tarafların ambalaj tasarımlarının da birbirinden farklı olduğunu savunarak öncelikle YİDK kararının bekletici sorun yapılmasını ve davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ... isimli internet sitesinin kullanıcısı olduğu, bu internet sitesinde ... ismi ile çeşitli gıda ürünleri satıldığı, davalıların ise ... isimli internet sitesinde yine gıda ürünleri satışı yaptıkları, marka yönünden yapılan incelemede ise davacı şirketin ... ibareli bir çok markanın tescilli sahibi olduğu markaların gıda sektöründe kullanıldığı ve gıda sektörü ile ilgili olarak 29, 30 ve 31. sınıflarda tescilli olduğu, mahkemece hükme esas alınan içerisinde marka ve yiyecek - içecek sektöründe uzmanın bulunduğu heyetle yapılan değerlendirmede davalılar tarafından "... store" adı altında freeze dried teknolojisi kullanılarak meyve ürünlerinin satışının yapıldığı, taraf markalarında ortak olan ve benzer olarak değerlendirilen davacıya ait ... ve davalılarca kullanılan ... ibareleri karşılaştırıldığında, ... ibaresinin özellikle gıda sektöründe tasviri mahiyette olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu sebeple ... ibaresinin çeşitli eklerle birlikte kullanıldığı, davacı markasının "...", davalıların kullanımının ise "... STORE" şeklinde olduğu, ayrıca davalılar tarafından bu ibare yanına farklı logo da kullanıldığı, bu yönüyle markaların birbirinden ayrıştığı, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermeyeceği, bu sebeple markalar arasında karışıklığa sebebiyet verebilecek ölçüde iltibas oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin gıda ürünleri için tanımlayıcı bir ibare olması nedeniyle zayıf marka niteliği taşıdığı, davalının "..." ibaresinin yanında "..." ibaresine ve şekil unsuruna da yer verdiği, davacının markasının ise " ..." kelimelerinden ve şekil unsurundan oluştuğu, ayrıca davalının kullandığı markanın şekil unsuru ile davacının markasının şekil unsurunun da farklılık içerdiği, markaların karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, bu nedenlerle davalının marka kullanımının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.