11. Hukuk Dairesi 2025/1303 E. , 2025/6020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/700 Esas, 2024/1649 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2022/100 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Cad. No:38/A'da kain 33 60... parselde kayıtlı Bodrum + Zemin + Kat + 2.Kat+ 3.Kattan ibaret taşınmazın o dönem dava dışı ..... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan ve aynı zamanda akraba olan davacı ve davalılarca birlikte eşit oranda hisseler ile satın alındığını, bu nedenle davacının, davalılarla birlikte taşınmazda eşit miktarda hak sahibi olduğunu, dava konusu taşınmaz daha evvelinde Hazine adına kayıtlı iken 4706 sayılı Kanun ile Hazineye ait taşınmaz malların değerlendirilmesi hakkındaki Kanun gereği, üzerinde bina olan taşınmazların bedelsiz olarak belediyelere devrine ve belediyeler tarafından da öncelikli olarak hak sahiplerine rayiç bedellerle doğrudan satışına ilişkin düzenleme getirildiğini, ancak idarece yapılan tespit işlemlerinde davalıların hak sahibi olarak belirlendiğini, 4706 sayılı Kanun gereği hak sahipliği başvurusunun yapılabilmesi ve müvekkilinin işbu yerdeki hissesini Belediyeden satın alabilmesi için müvekkilinin dava konusu yerin mülkiyet hakkına dayalı zilyedi/ hak sahibi olduğunun tespiti gerektiğini ileri sürerek hak sahipliğinin tespiti ile muarazanın giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın tüm taraflarının yakın akraba olduklarını, dava konusu taşınmazın aynı oranlarda hisse sahibi olmak kaydıyla davacı ve davalılar tarafından satın alındığını, ancak satın alınan mahallin tapulu bir alan olmadığını, fiili zilyetliğin satın alındığını, belediye tarafından hak sahipliğinin tespiti için herkesin ellerindeki belgelerle belediyeye müracaat etmelerinin istendiğini, bu aşamada davacının ecrimisil, harç, bedel gibi belediye veya hazine tarafından tahakkuk ettirilecek ücretlerden hissesine düşen bedeli ödemeyi kabul etmeyip, başkaca taleplerde bulunduğunu, müvekkillerine ek bir maliyet ve külfet tahmil edilmemesi kaydıyla davacının taleplerinin kabulüne herhangi bir itirazlarının olmadığını, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeniyle yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmasında hukuki yararı olmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının zilyet olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 3360 ada, 8 parselde iken daha sonra 3568 ada, 1 nolu parselde bulunan binanın bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde 1'nci kat, 2'nci kat ve 3'ncü katlardaki %25 hissenin, yine bodrum (depo) + zemin kat dükkanın %12,5 hissesi üzerinde davacının hak sahipliğinin bulunduğu, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, .... İlçesi, .... mah, ... Cad. 38/A'da kain eski 33 60... parselde yeni 35 68... parselde kayıtlı bodrum+ zemin kat+ birinci kat+ ikinci kat+ üçüncü kattan ibaret ticarethanenin, bodrum (depo) + zemin kat dükkanın %12,5 hissesiyle, birinci kat ikinci kat ve üçüncü katların %25 hissesi üzerinde davacının hak sahipliğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf edildiği, davacı tarafın hak sahipliğinin tespiti ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacının dava açılmadan önce dahili davalı Belediyeye dava dilekçesine ekli belgelerle resmi başvuru yapmadığı, Belediye'nin talebin reddine ilişkin işlemi bulunmadığı da nazara alındığında Mahkemece yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, zilyetlik ve hak sahipliğinin tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 312. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılama giderlerine karar verilmiş olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e6ba72c356f6515f fb4151281abbd26c