Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1061 E., 2025/6014 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1061 E., 2025/6014 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1061
Karar No
2025/6014
Karar Tarihi
08.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1061 E. , 2025/6014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1560 Esas, 2024/1815 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/225 E., 2021/5 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "....", "ses markası: Çok al ....'de" ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının, 2019/23510 sayılı “....” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'e başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin söz konusu ibareyi reklamlarında kullandığını ve tanıtımını yaptığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markasını aynen içerdiğini, davalının markası ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’in 2020-M-5213 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında benzerlik ve karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığa bağlı sonuçların oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...", "..." ibareli markaları ve 2017/.... sayılı ses markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, ayrıca taraf markalarında ortak olarak yer alan "...." ibaresinin slogan niteliğinde olduğu, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, buna göre başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olduğu kabul edilse dahi bu durumun bir tescil engeli yaratmayacağı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının “....” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet "....", "ses markası: Çok al ....'de" ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. SMK'nın 6/1 hükmü "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." düzenlemesini içermektedir. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alınarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davalının markasında renk ve şekil unsurları kullanılmamış, ibareler standart harflerle ve siyah renk ile yazılmıştır. Davacı markası her ne kadar slogan niteliğinde ise de davalı markasındaki kompozisyonun taraf markalarındaki benzerliğin aşılmasını sağlamadığı, bu nedenle dava konusu başvuru markasının davacının markalarının serisi gibi algılanabileceği, ortalama tüketicinin başvuru markasını gördüğünde hiç düşünmeden tescilli davacı markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasını aynı işletmeye ait markalar ya da aralarında bağlantı bulunan işletmelere ait markalar olarak düşünebileceği, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gözetilerek, benzer/aynı mal ve hizmetlerin belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı