Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1199 E., 2025/5608 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1199 E., 2025/5608 K. (23.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1199
Karar No
2025/5608
Karar Tarihi
23.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1199 E. , 2025/5608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1996 Esas, 2024/2183 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/75 E., 2022/275 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/40275 sayılı "....org" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2019/130636 sayılı ve "dijital kobi geleceği dijitalleştiriyoruz'" ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin KOBİ’lerin dijital dönüşümüne destek olmak için geliştirdiği platformun davalı şirketin faaliyet alanından farklı olduğunu, "dijital" kelimesinin sektöre özgü genel bir kavram olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin zayıf bulunduğunu, markalar arasında görsel, şekil, renk ve yazı fontu gibi belirgin farklar olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin markasının ayırt edici bir kompozisyona sahip olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullandığını ve dijital dönüşüm alanında KOBİ’lere destek vermeyi amaçladığını, davacının tescil ettirmek istediği markanın müvekkilinin markasıyla karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşıdığını, tarafların faaliyet alanlarının da birbiriyle kesiştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamından çıkartılmasına karar verilen 35. ve 41. sınıf hizmetlerin, davalının markasında da birebir aynı şekilde yer aldığı, başvuru markası "....org" ile itiraza dayanak marka "dijital kobi geleceği dijitalleştiriyoruz'" markasının, bütünsel algıları itibariyle karşılaştırıldıklarında, işitsel ve kavramsal açıdan markaların birbirlerinden uzaklaşmalarını sağlayacak hiçbir ek ve ayırt edici unsur taşımadıkları gibi, görsel anlamda da özellikle “dijital” kelimesinin ilk harfini oluşturan “D” harflerinin dikey çizgilerini oluşturan bölümde yer verilen figüratif eklentilerin dahi güçlü bir benzerlik taşıdıkları, böylesi bir durumda tüketici kitlesinin yanılgı yaşama ihtimalinin yüksek olacağı, davalının redde gerekçe markasının sicilde koruma altında olduğu sürece, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin var olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve "KOBİ" ibaresinin "Küçük ve Orta Büyüklükte İşletmeler" için kullanılan bir kısaltma olduğundan, ayırt ediciliği özgün ibareler kadar yüksek olmasa da özellikle dava konusu 35. ve 41. sınıf hizmetler açısından belli bir ayırt ediciliğe sahip olduğu, taraf markalarının asli unsuru olan "..." ve "dijital kobi" ibarelerindeki gibi "dijital" ibaresiyle birlikte kullanımı yönünde teknik bir zorunluluğun veya yaygın bir kullanım şeklinin de bulunmadığı, üstelik özellikle “dijital” kelimesinin ilk harfini oluşturan “D” harflerinin dikey çizgilerindeki piksel/küçük kareler şeklindeki görünümlerin dahi görsel anlamda benzerliği daha da artırdığı, dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4557ec470092a2b3 8ffadd3c71cc1409 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/1199 E. , 2025/5608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1996 Esas, 2024/2183 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/75 E., 2022/275 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/40275 sayılı "....org" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 2019/130636 sayılı ve "dijital kobi geleceği dijitalleştiriyoruz'" ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin KOBİ’lerin dijital dönüşümüne destek olmak için geliştirdiği platformun davalı şirketin faaliyet alanından farklı olduğunu, "dijital" kelimesinin sektöre özgü genel bir kavram olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin zayıf bulunduğunu, markalar arasında görsel, şekil, renk ve yazı fontu gibi belirgin farklar olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin olmadığını, müvekkilinin markasının ayırt edici bir kompozisyona sahip olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullandığını ve dijital dönüşüm alanında KOBİ’lere destek vermeyi amaçladığını, davacının tescil ettirmek istediği markanın müvekkilinin markasıyla karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşıdığını, tarafların faaliyet alanlarının da birbiriyle kesiştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamından çıkartılmasına karar verilen 35. ve 41. sınıf hizmetlerin, davalının markasında da birebir aynı şekilde yer aldığı, başvuru markası "....org" ile itiraza dayanak marka "dijital kobi geleceği dijitalleştiriyoruz'" markasının, bütünsel algıları itibariyle karşılaştırıldıklarında, işitsel ve kavramsal açıdan markaların birbirlerinden uzaklaşmalarını sağlayacak hiçbir ek ve ayırt edici unsur taşımadıkları gibi, görsel anlamda da özellikle “dijital” kelimesinin ilk harfini oluşturan “D” harflerinin dikey çizgilerini oluşturan bölümde yer verilen figüratif eklentilerin dahi güçlü bir benzerlik taşıdıkları, böylesi bir durumda tüketici kitlesinin yanılgı yaşama ihtimalinin yüksek olacağı, davalının redde gerekçe markasının sicilde koruma altında olduğu sürece, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin var olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve "KOBİ" ibaresinin "Küçük ve Orta Büyüklükte İşletmeler" için kullanılan bir kısaltma olduğundan, ayırt ediciliği özgün ibareler kadar yüksek olmasa da özellikle dava konusu 35. ve 41. sınıf hizmetler açısından belli bir ayırt ediciliğe sahip olduğu, taraf markalarının asli unsuru olan "..." ve "dijital kobi" ibarelerindeki gibi "dijital" ibaresiyle birlikte kullanımı yönünde teknik bir zorunluluğun veya yaygın bir kullanım şeklinin de bulunmadığı, üstelik özellikle “dijital” kelimesinin ilk harfini oluşturan “D” harflerinin dikey çizgilerindeki piksel/küçük kareler şeklindeki görünümlerin dahi görsel anlamda benzerliği daha da artırdığı, dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararlarının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4557ec470092a2b3 8ffadd3c71cc1409 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı