11. Hukuk Dairesi 2025/1141 E. , 2025/2465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1435 Esas, 2023/1335 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/126 E., 2021/183 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2018/104955 sayılı “... mahkeme lokantası+şekil”, 2018/104971 sayılı “... mahkeme lokantası+şekil” ve 2018/104965 sayılı “... mahkeme lokantası+şekil” ibareli üç ayrı marka başvurusuna davalı gerçek kişinin “mahkeme fırını” ibareli markalarına dayalı itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalının bu kararlara da itiraz etmesi üzerine üç ayrı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davalı itirazlarının kısmen kabulü ile bir kısım hizmetlerin, başvuruların kapsamlarından çıkarıldığını, bu kararların yerinde ve doğru olmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve bütün olarak birbirlerine benzemediğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararlarının iptaline, dava konusu başvuruların, kapsamlarındaki tüm hizmetler için tescil işlemlerinin devamına ve tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurularına konu markalarla redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının başvuruları ile müvekkili markalarının benzerlik taşıdıklarını, aynı emtiada kullanılacaklarından karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, taraf markalarında geçen kelimelerden ayırt ediciliği olan “mahkeme” ibaresinin taraf markalarında yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 2018/104955 sayılı “... Mahkeme Lokantası+şekil”, 2018/104971 sayılı “... Mahkeme Lokantası+şekil” ve 2018/104965 sayılı “... Mahkeme Lokantası+şekil” ibareli marka başvuruları ile redde mesnet “Mahkeme Fırını” ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaretler ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, markaların karıştırılabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. 2.Dairemizin 21.10.2024 tarih ve 2024/710 E., 2024/7363 K. sayılı ilamı ile davacı vekilinin, 04.10.2024 tarihli dilekçesi ile karşı taraf ile sulh olunduğuna dair sözleşme yapıldığını bildirmesi nedeniyle sulh hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 13.01.2025 tarihli ek karar verilmiş ve asıl kararın temyiz incelemesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5f0a0c9cd933f8ea fdc9ccdd5ba4a39c