11. Hukuk Dairesi 2024/3969 E. , 2025/2443 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/279 Esas, 2023/1800 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/524 E., 2019/913 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına davalı banka tarafından 25.000,00 TL limitli kredi kartı düzenlendiğini, müvekkilinin aynı zamanda vadesiz mevduat hesabının mevcut olduğunu, kredi kartına ilişkin hesap özetlerinin davacı şirkete gönderilmediğini, müvekkilinin herhangi bir yazılı talimatı olmaksızın vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktarımı yapıldığını, böylece kredi kartı harcama limitinin her zaman artıda kaldığını ve 25.000,00 TL’nin çok üzerinde harcama limiti sağlandığını, bu şekilde davacının ciddi anlamda zarara uğratıldığını, usulsüz virmanlar yapıldığı için zararın artmasına neden olunduğunu, fîktif kredi kartı harcamaları yapılarak bu paranın zimmetlerine geçirildiğini, zarardan banka çalışanlarının birinci derecede sorumlu olduklarını, bankanın objektif özen borcunu yerine getirme mükellefiyetinin bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 09.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davasını kısmi davaya çevirdiğini beyan etmiş, talep sonucunu ve iddialarını değiştirmemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, ihtarda 280.000,00 TL talep edildiğini, talebin belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacı şirketin ortağı tarafından 14.07.2011 tarihinde talimat verildiğini, yine bu kişinin talimatına istinaden kredi kartı limitinin 25.000,00 TL’ye yükseltildiğini, davacı şirketin interaktif bankacılık kanalları üzerinden kredi kartı harcamalarını kontrol etme imkanına sahip bulunduğunu, hesap özetinin sözleşmede beyan edilen adrese gönderildiğini, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yöneticisinin kredi kartını şirket müdürüne, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e verdiği, davacı şirket yöneticisinin göstermesi gereken özeni göstermediği, sözleşmesinde yazılı bulunduğu halde kredi kartını üçüncü bir kişiye şifresini de vererek teslim ettiği, taraflar arasındaki teslim ilişkisinin hangi sebeple yapıldığı, bu teslim ile ne kadarlık bir harcamaya müsaade edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, hesaplar arasında işlem yapmasına olanak tanınmış olan muhasebecinin usulsüz işlemlerinin davalı banka personeline yüklenemeyeceği, banka personeli tarafından yapılan bankacılık işlemlerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, ... ile davalı banka personelinin anlaşmasının bulunduğu, usulsüz işlemlere davalı banka personelinin iştirakine dair dosya kapsamında herhangi bir belge de bulunmadığı, 237.957,02 TL tutarındaki “kredi kartına aktarım" işleminin bankaca aktarımın yapıldığı tarihler itibariyle davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği de nazara alındığında basit bir kontrol ile ...'in usulsüz işlemlerinin fark edilebileceği, ancak davacı şirketin görev ve sorumluluğunu ihmal ettiği, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğuna dair dosyaya ibraz edilmiş delil mahiyetinde bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından davacı şirkete, şirket yetkilisi ... tarafından kullanılmak üzere, 25.000,00 TL limitli kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartı ile yapılacak işlemlerden kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde davacının davalı banka nezdindeki Türk Lirası hesabından bankaca tahsil edilmesinin kararlaştırıldığı, davacının, şirket kredi kartı kullanımından dolayı hesabına yapılacak tüm borç ve alacak kayıtlarının, hesap kesim tarihinde kredi kartı hesap özetine dökülerek, banka tarafından kendisine bildirileceğini kabul ettiği, üyenin, hesap özeti son ödeme tarihine kadar eline geçmesine dahi bankanın kendisine sunduğu imkanları (bankamatik, internet vs..) kullanarak borcunu öğrenmek veya son ödeme tarihine kadar bankanın lehinde olacak şekilde yazılı olarak bankadan talep etmek zorunda olduğu, kredi kartının şirket yetkilisi ... dışında üçüncü bir kişi tarafından kullanılmasının yasaklandığı, bu durumda, davacı şirketin kayıtlarına intikal eden 237.957,02 TL tutarlı harcamalardan bilgisi bulunmadığının ileri süremeyeceği, bu tutar yönünden davalı bankaya kusur yüklenemeyeceği, ancak, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemi nedeniyle davacının zarara uğradığı, söz konusu zararın gerçekleşmesinde şirket kredi kartının kendisine tahsis edilen kişiden başkası tarafından kullanılması mümkün değil iken davacı şirket yöneticisinin gerekli özeni göstermeyerek kredi kartını ve şifresini şirket müdürüne, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e vermesi, kendisine hesap ekstresi gönderilmediğinde sözleşmenin 12. maddesi gereğince hesap ekstresinin bankadan talep etmemesi ve davaya konu dönemde hesaplarını kontrol etmemesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu; davalı bankanın ise, davacı şirket yetkilisinin bankaya hitaplı 14.07.2011 tarihli dilekçesinde kredi kartından kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde banka nezdinde bulunan şirket hesabından tahsil edilmesine ilişkin açık iradesine ve talebine karşın son ödeme tarihi gelmeden ve davacıdan yazılı talimat alınmaksızın kredi kartı hesabına virman yapması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, bu kusur oranları üzerinden yapılan değerlendirmede davacının, defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL'nin davalının kusuruna tekabül eden 22.488,46 TL'yi davalıdan talep edebileceği, davacının talebinin 10.000,00 TL olduğu ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 20.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık mevzuatı ve adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde davacının bilgisi dahilinde olmayan kredi kartı harcamaları nedeni ile uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemi nedeniyle davacının zarara uğradığı, söz konusu zararın gerçekleşmesinde davacının %75, davalı bankanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, 89.953,85 TL'nin davalının kusuruna tekabül eden 22.488,46 TL'yi davalıdan talep edebileceği, davacının talebinin 10.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 20.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalının borçlu olduğu tespit edilen 22.488,46 TL ve taleple bağlılık ilkesi gereği aleyhine hükmedilen 10.000,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 15.04.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! acaf5c4a21f2ef7b 91b078d1931da15f