Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2300 E., 2025/2458 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2300 E., 2025/2458 K. (15.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2300
Karar No
2025/2458
Karar Tarihi
15.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2300 E. , 2025/2458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1599 Esas, 2023/2086 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/891 E., 2021/101 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile asıl davada davalılardan ... vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak takip başlatıldığını, takip sonrası taraflar arsında yapılan protokol ile borca karşılık davalıya iki adet daire devredildiğini, ayrıca 150.000,00 TL ödeme yapıldığını, borcun bu şekilde sonlandırılmış olmasına karşın davalı tarafından takibe devam edildiğini, davalı ...'nın takibe konu alacağını diğer davalı ...'a temlik ettiğini, bu hususun kabul edilemeyeceğini, borcun bulunmadığını belirterek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların çekteki cirantalar olduğunu, ceza yargılaması ile ciro silsilesinin bozuk olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, borcun sona ermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin ve ödemelerin bilinmesinin mümkün olmadığını, bu hususta bir belge bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde, takip konusu çekteki imzalardan birisinin gerçek olmamasının çekin geçerliğinini etkilemeyeceğini, müvekkilleri aleyhine menfi tespit isteminde bulunulmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından icra takibinden sonra yapılan protokol ve ödeme ile borcun kabul edildiği, bundan sonra davacının borcu ödediğini yazılı delil veya kesin delil ile ispatlaması gerektiği, haricen yapılan 150.000,00 TL ödemenin İcra Hukuk Mahkemesinin kararı ile alacaktan mahsup edilmiş olduğu, bu ödemenin icra dosyasında gözetileceği, bakiye borcun ödendiğinin ise yazılı ve kesin deliller ile ispatlanamadığı, 22.12.2009 tarihli protokol uyarınca devredilen iki adet bağımsız bölüm bitirilip tutanakla teslim edildiği taktirde davacının ibra edileceği, taşınmazların bitirildiğine ilişkin delil sunulmadığı, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, çekin rıza dışında doldurulduğuna ilişkin iddianın da yazılı delil ile ispatlanmadığı dolayısıyla davacının bakiye borcunun devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e878faa42f8b2f9c d9b5ec3f96cf387d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı