Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1114 E., 2025/6007 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1114 E., 2025/6007 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1114
Karar No
2025/6007
Karar Tarihi
08.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1114 E. , 2025/6007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/267 Esas, 2024/281 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/778 E., 2024/1252 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait .... Tıp Merkezi'nin 3 yıl süreyle müvekkili tarafından işletilmesine ilişkin 08.02.2018 tarihinde anlaşma imzalandığını ancak davalı şirket sahibinin müvekkilin işletmeci sıfatı ile anlaşma yaptığı özel hastanelerle olan anlaşmaları iptal ettiğini, sigortalı doktoru işten çıkardığını, gelen paraları davalının hesabına geçirdiğini, böylece sözleşmeyi işlemez hale getirdiğini ileri sürerek davalının sebep olduğu menfi, müspet ve munzam zararların tazmini için belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeyi sunmadığını, .... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kurulan .... Tıp Labaratuvarının 2018 yılı Haziran ayında faaliyetinin durduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu açılışından 2022 yılı Mayıs ayındaki tasfiyesine kadar başka hiçbir şirket ve kişiye satılmadığını, kiralanmadığını, yönetimin devredilmediğini, müvekkili tarafından da hiçbir zaman işletilmediğini, dava dilekçesinde işten çıkarıldığı belirtilen doktorun müvekkilinin çalışanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme hükümleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ve davalı tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak belirtilen hususlar ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile davacı tarafın sözleşme hükümlerine uygun hareket etmediği, bu haliyle davalı tarafın sözlemeyi haklı olarak feshettiği, davalı tarafın haklı feshi nedeniyle davacının cezai şart ve zarar alacağını talep edemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın sözleşme gereği kendi edimlerini yerine getirdiğini iddia ettiği gibi tıp merkezinin işletildiğini, kira, fatura, doktor ve çalışan maaşı gibi işletme giderlerinin kendisi tarafından ödendiğini ispatlanamadığı, mükellef olup bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere dosya kapsamında bunun ispatlanamadığı, özellikle sözleşmenin 2. maddesine göre davacı tarafça dava konusu .... Tıp Merkezinin iş yeri kirası, iş yerine ait faturalar, çalışanlara ait sigorta, maaş, stopaj, yemek ve masraflar, çalışacak doktorun giderleri, firmalardan alınan jeneratör ve kitler, reklam giderleri, günlük işleyişte kullanılan sağlık malzeme giderlerinin üstlenildiği ve bu madde uyarınca 6 ay süre ile tıp merkezinin çalıştırıldığı, o dönem 100.000,00 TL işletme masrafı yapıldığı iddia edilmiş ise de bu harcamalara ilişkin ve sözleşmeye göre tıp merkezinin işletildiğine ilişkin davacı tarafça dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmadığı, davacının işletmeci sıfatı ile anlaşma yaptığı özel hastanelerle olan anlaşmaların, davalı şirketin yetkili müdürü tarafından iptal edildiği yönünde iddianın da somutlaştırılmadığı, davacı tarafın sözleşme gereğince kendi edimlerini yerine getirdiğini ispat edemediği, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, kural olarak kendi borcunu ifa etmedikçe karşı taraftan edimin ifasını isteyemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, davalı tarafın haksız olarak uymadığı iddiasına dayalı menfi, müspet ve munzam zararların tahsili istemli belirsiz alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4834324251ffe383 8a483ea997beba99

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı