Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/6876 E., 2025/4766 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6876 E., 2025/4766 K. (02.07.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6876
Karar No
2025/4766
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Dolandırıcılık

11. Hukuk Dairesi 2024/6876 E. , 2025/4766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/61 Esas, 2024/1075 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/90 Esas, 2021/712 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'ın davalı şirketteki 3.580 adet hissesini 164.680,00 TL bedelle hisse devir sözleşmesi akdedilmek suretiyle satın aldığını, hisse bedelini ödediğini, hisse devir sözleşmesinin ... tarafından dava dışı ...'a verilen vekaletname uyarınca ... tarafından imzalandığını, aynı gün kendisi adına hisse senedi geçici ilmühaberi düzenlendiğini, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra 02.04.2012 tarihinde davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine müracaat ederek devraldığı nama yazılı 3.580 adet hissenin pay defterine işlenmesini talep ettiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından dilekçesinin işleme alındığını, davalı şirketin kendisine yazdığı yazıda devredilen payların pay defterine işlendiğinin belirtildiğini, yazı ekinde pay defterinin ilgili sayfasının bir suretinin gönderildiğini, şirketin yeni pay defteri bastırdığını ve paylarının bu deftere işlenmediğini duyduktan sonra şirket pay defterine yeniden kaydını sağlamak üzere şirkete ikinci kez başvuruda bulunduğunu, ...'tan devir alınan hisselerin kendi adına ve hesabına aldığını beyan ederek hisse devir işlemlerinin şirketçe onanmasını talep ettiğini, şirketin onaylama istemini 3 gün içinde reddetmediğini, devir işleminin şirketçe onaylandığının kabul edilmesi gerektiğini, ...'ın hisse devir işlemleriyle ilgili olarak birçok kişi hakkında nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette daha önce mevcut olan paylarıyla davalı şirket hissedarı ...'tan 02.04.2012 tarihli hisse devri sözleşmesiyle devir aldığı 3.580 adet hissenin şirket pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkilinin toplam pay miktarına göre şirketteki ortaklığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/629 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak müvekkilinin davalı şirkette daha önce mevcut olan paylarıyla davalı şirket hissedarı ...'tan 02.04.2012 tarihli hisse devri sözleşmesiyle devir aldığı 3.580 adet hissenin şirket pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkilinin toplam pay miktarına göre şirketteki ortaklığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının hisse devrini vekaleten yaptığını iddia ettiği kardeşi ...'ın 04.02.2012 tarihinde vekalet veren ...'ı kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde kasten yaraladığını, rehin aldığını, olaydan sonra arada husumet varken 24 yıl önce verilmiş genel vekaletnameyle hisse devri yapma iradesinin bulunmadığı açıkken davacının kardeşler arasındaki husumeti bilmemesinin söz konusu olmadığını, davacının ceza yargılamasında tanık sıfatıyla ifade verdiğini, hisse devir döneminde ...'ın Ankara'da yaşadığını, hisse devri yönünde iradesi olsa bizzat kendisinin sözleşmeyi yapacakken husumetli olduğu bir kişiye vekaleten işlem yaptırmasının davanın dayanağı olan bu işlemin doğuştan batıl olduğunu gösterdiğini, davacının husumeti bilmesi nedeniyle hisse devir sözleşmesi ve kira sözleşmesi sırasında iyi niyetli olmadığını, hisse devir bedelinin ...'a ödenmediğini, vekalet alanın ve hisseleri devraldığını ileri sürenin kötüniyetli olduğunu, ...'ın habersiz olarak vekaletnamenin kullanıldığını öğrenmesi üzerine 10.04.2012 tarihinde ...'ı vekillikten azlettiğini, devre ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunu, pay sahiplerinin bir takım haklarını kullanmasını öngören bildirimlerin de başından itibaren yok hükmünde bulunduğunu, yapılan genel kurullara 149,18 hisseye sahip olan davacının davet edildiğini, davacının toplantılara katılmadığını, genel kurul kararlarına itiraz etmediğini, eski yasa döneminde geçerli olmadığı açıkça anlaşılan bu işlemin geçerli olduğu kabul edilse dahi tamamlanmış işleme karşı yeni yasanın tatbikinin söz konusu olmadığını, meri yasa döneminde doğmamış bir hakkın yeni yasaya dayanarak canlandırılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/629 E. sayılı davada davalı-iflas idare memurlarına dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de birleşen davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; denetime elverişli bilirkişi raporuna göre 02.04.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince eski pay defterine işlenen 06.05.2016 karar tarihi itibariyle 1.679.000 paydan oluşan şirketteki dava konusu 3.580 payın karşılığının 30.000 pay olduğuna ve devri yapan olarak gözüken davalı ...'a ait paylardan düşülerek davacı adına yeni pay defterine de işlenmesi gerektiği, böylece davacının önceden sahip olduğu tartışmasız olan ve sermaye artırımı ile 149 adetten 1.399,29 adete çıkan payına, dava konusu 3.580 adet payının oranlama sonucu bulunan 30.000 adet payın eklenmesiyle şirketteki payının toplam 31.399,29 adet olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı şirket ortaklarından davacı ...'ın şirketteki payının toplam 31.399,29 olduğunun tespitine, davalı şirket ortaklarından davalı ...'ın şirketteki hisselerinden 30.000 hissesinin iptali ile davalı şirket pay defterine davacı ... adına kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl dava davalı vekili ve birleşen davada davalı ... iflas masası idare memurlarınca istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu hisse devir sözleşmesinde vekil sıfatıyla hareket eden ...'ın sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalıyı zararlandırıcı davranıştan kaçınmadığı, davacının vekil ile davalı arasındaki husumeti ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bildiği gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı şirket vekili, birleşen davada davalı ... iflas masası idare memurlarının istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket hisse devrinin pay defterine işlenmesi ve toplam pay miktarına göre anonim şirket ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 838dc33c05f53673 3012230c03216ad1 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/6876 E. , 2025/4766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/61 Esas, 2024/1075 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/90 Esas, 2021/712 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'ın davalı şirketteki 3.580 adet hissesini 164.680,00 TL bedelle hisse devir sözleşmesi akdedilmek suretiyle satın aldığını, hisse bedelini ödediğini, hisse devir sözleşmesinin ... tarafından dava dışı ...'a verilen vekaletname uyarınca ... tarafından imzalandığını, aynı gün kendisi adına hisse senedi geçici ilmühaberi düzenlendiğini, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra 02.04.2012 tarihinde davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine müracaat ederek devraldığı nama yazılı 3.580 adet hissenin pay defterine işlenmesini talep ettiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından dilekçesinin işleme alındığını, davalı şirketin kendisine yazdığı yazıda devredilen payların pay defterine işlendiğinin belirtildiğini, yazı ekinde pay defterinin ilgili sayfasının bir suretinin gönderildiğini, şirketin yeni pay defteri bastırdığını ve paylarının bu deftere işlenmediğini duyduktan sonra şirket pay defterine yeniden kaydını sağlamak üzere şirkete ikinci kez başvuruda bulunduğunu, ...'tan devir alınan hisselerin kendi adına ve hesabına aldığını beyan ederek hisse devir işlemlerinin şirketçe onanmasını talep ettiğini, şirketin onaylama istemini 3 gün içinde reddetmediğini, devir işleminin şirketçe onaylandığının kabul edilmesi gerektiğini, ...'ın hisse devir işlemleriyle ilgili olarak birçok kişi hakkında nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette daha önce mevcut olan paylarıyla davalı şirket hissedarı ...'tan 02.04.2012 tarihli hisse devri sözleşmesiyle devir aldığı 3.580 adet hissenin şirket pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkilinin toplam pay miktarına göre şirketteki ortaklığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/629 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddiaları tekrarlayarak müvekkilinin davalı şirkette daha önce mevcut olan paylarıyla davalı şirket hissedarı ...'tan 02.04.2012 tarihli hisse devri sözleşmesiyle devir aldığı 3.580 adet hissenin şirket pay defterine hükmen işlenmesine, müvekkilinin toplam pay miktarına göre şirketteki ortaklığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının hisse devrini vekaleten yaptığını iddia ettiği kardeşi ...'ın 04.02.2012 tarihinde vekalet veren ...'ı kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde kasten yaraladığını, rehin aldığını, olaydan sonra arada husumet varken 24 yıl önce verilmiş genel vekaletnameyle hisse devri yapma iradesinin bulunmadığı açıkken davacının kardeşler arasındaki husumeti bilmemesinin söz konusu olmadığını, davacının ceza yargılamasında tanık sıfatıyla ifade verdiğini, hisse devir döneminde ...'ın Ankara'da yaşadığını, hisse devri yönünde iradesi olsa bizzat kendisinin sözleşmeyi yapacakken husumetli olduğu bir kişiye vekaleten işlem yaptırmasının davanın dayanağı olan bu işlemin doğuştan batıl olduğunu gösterdiğini, davacının husumeti bilmesi nedeniyle hisse devir sözleşmesi ve kira sözleşmesi sırasında iyi niyetli olmadığını, hisse devir bedelinin ...'a ödenmediğini, vekalet alanın ve hisseleri devraldığını ileri sürenin kötüniyetli olduğunu, ...'ın habersiz olarak vekaletnamenin kullanıldığını öğrenmesi üzerine 10.04.2012 tarihinde ...'ı vekillikten azlettiğini, devre ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunu, pay sahiplerinin bir takım haklarını kullanmasını öngören bildirimlerin de başından itibaren yok hükmünde bulunduğunu, yapılan genel kurullara 149,18 hisseye sahip olan davacının davet edildiğini, davacının toplantılara katılmadığını, genel kurul kararlarına itiraz etmediğini, eski yasa döneminde geçerli olmadığı açıkça anlaşılan bu işlemin geçerli olduğu kabul edilse dahi tamamlanmış işleme karşı yeni yasanın tatbikinin söz konusu olmadığını, meri yasa döneminde doğmamış bir hakkın yeni yasaya dayanarak canlandırılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/629 E. sayılı davada davalı-iflas idare memurlarına dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de birleşen davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; denetime elverişli bilirkişi raporuna göre 02.04.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince eski pay defterine işlenen 06.05.2016 karar tarihi itibariyle 1.679.000 paydan oluşan şirketteki dava konusu 3.580 payın karşılığının 30.000 pay olduğuna ve devri yapan olarak gözüken davalı ...'a ait paylardan düşülerek davacı adına yeni pay defterine de işlenmesi gerektiği, böylece davacının önceden sahip olduğu tartışmasız olan ve sermaye artırımı ile 149 adetten 1.399,29 adete çıkan payına, dava konusu 3.580 adet payının oranlama sonucu bulunan 30.000 adet payın eklenmesiyle şirketteki payının toplam 31.399,29 adet olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı şirket ortaklarından davacı ...'ın şirketteki payının toplam 31.399,29 olduğunun tespitine, davalı şirket ortaklarından davalı ...'ın şirketteki hisselerinden 30.000 hissesinin iptali ile davalı şirket pay defterine davacı ... adına kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl dava davalı vekili ve birleşen davada davalı ... iflas masası idare memurlarınca istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu hisse devir sözleşmesinde vekil sıfatıyla hareket eden ...'ın sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalıyı zararlandırıcı davranıştan kaçınmadığı, davacının vekil ile davalı arasındaki husumeti ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bildiği gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı şirket vekili, birleşen davada davalı ... iflas masası idare memurlarının istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket hisse devrinin pay defterine işlenmesi ve toplam pay miktarına göre anonim şirket ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 838dc33c05f53673 3012230c03216ad1 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı