Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/6827 E., 2025/4917 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6827 E., 2025/4917 K. (07.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6827
Karar No
2025/4917
Karar Tarihi
07.07.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6827 E. , 2025/4917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1065 Esas, 2024/1574 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1243 E., 2021/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dünyaca ünlü birçok kozmetik ürünün Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, bu kapsamda davalı ile 12.05.2009 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme devam eder iken müvekkili ile aralarından konsinye satış ilişkisi bulunan ... ... Giyim A.Ş.'nin (... A.Ş.) davalı tarafından devralındığını, dolayısı ile müvekkili şirketin ... A.Ş.'ye teslim ettiği ürünlerin, faturaların ve ticari ilişkinin bir bütün olarak davalı tarafından devralınmış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme konusu ürünlere ilişkin mutabakat sürecinde, müvekkilinin davalıya ve davalının devraldığı ... A.Ş.'ye teslim ettiği bir kısım ürünlerin satışının yapılmadığını ve müvekkili şirkete iade edilmediğinin tespit edildiğini, söz konusu ürünlerin davalı uhdesinde iken kaybolduğunun anlaşıldığını, sözleşme gereği eksik ve kayıp olan ürünlerden davalının sorumlu olduğunu, eksik ve kayıp ürün bedellerinin davalının müvekkiline ödemesi gerektiğini, görüşmelerden netice alamamaları üzerine davalıya noter kanalı ile ihtarname gönderdiklerini, davalının cevabi ihtarında, kayıp olan ürünlerin bir kısmını kabul ettiğini, ancak ihtarnamede ürünlerin fiyatı için yaptığı hesaplamanın kabul edilebilir olmadığını ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirttiğini, davalının 2991 adet ürünün kayıp olduğunun ihtara cevabında kabul ettiğini ve müvekkiline KDV hariç 273.676,50 TL ödeme yaptığını, bu meblağın 2991 adet ürünün bedelini karşılamadığını, 1924 adet ürünün karşılığı olduğunu, davalının 4966 adet ürünü kaybettiğini, dolayısı ile davalıdan 3042 adet kayıp ürün bedeli alacaklarının olduğunu ileri sürerek kayıp ürün bedellerinden şimdilik 197.045,24 TL'lik kısmının ihtarname tarihi itibari ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki cari ilişkide müvekkilinin davacıya her hangi bir borcu olmadığını, davacıya 273.676,50 TL tutarında ödeme yaptıklarını, ihtar edilen alacağa ilişkin her hangi bir fatura gönderilmediğini için KDV hariç hesaplama yapıldığını, şayet faturalandırılır ise KDV tutarının da davacı hesabına aktarılacağının cevabi ihtarlarında davacıya bildirildiğini, davacının müvekkiline toplam 341.526 adet ürün sevk ettiğini, bu ürünlerin 45.359 adedinin davacı tarafa iade edildiğini, 293.176 adet ürünün ise satıldığını, buna göre 2.991 adet ürün açığı bulunduğunu ve bu ürünlerin eksik kayıp ürünler olduğunu, müvekkiline herhangi bir biçimde fatura düzenlenmemiş olduğundan, tespit edilen bu kadar ürün bakımından KDV harici 273.676,50 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında stok mutabakatına varılamadığını, müvekkilinin davacı tarafa borcunun olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tarafların, davacının Türkiye distribütörlüğünü yaptığı kozmetik ürünlerinin davalıya temini amacıyla 12.05.2009 tarihli Konsinye Satış Sözleşmesi imzaladıkları, davacının ürün tedariki yaptığı ... A.Ş.'nin davalı .... tarafından devralındığı, ihtilafın ise devralınan şirkete teslim edilen ürünlerden iadesi yapılmayan ve bedeli ödenmeyen eksik-kayıp ürünlerin miktarı ile bunlara karşılık gelen alacak tutarından kaynaklandığı, taraf kayıtları ve kargo belgeleri esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davacının 09.11.2016 tarihli ihtarı ile eksik-kayıp ürünlerden kaynaklanan 686.853,40 TL alacağını talep ettiği, davalının ise 2.991 adet ürünün stok açığı olarak tespit edildiğini, faturaların kendilerine kesilmediğini beyan ettiği ve bu ürünler karşılığında KDV hariç 273.676,50 TL ödeme yaptığı, ... Kargo kayıtları ile davacının kayıtlarının örtüştüğü, 2009–2016 yılları arasında teslim edilen toplam 346.492 adet ürünün 44.636 adedinin iade edildiği, 296.890 adedinin satıldığı, 4.966 adet ürünün ise ne iade edildiği ne de bedelinin ödendiği, dolayısıyla davacının bu ürünlerin bedelini talep edebileceği, sevk irsaliyeleri ve kargo kayıtlarının bunu doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 197.045,24 TL’nin 17.11.2016 tarihinden itibaren, 216.141,66 TL’nin ise ıslah tarihi olan 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı