11. Hukuk Dairesi 2024/6822 E. , 2025/4162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/608 Esas, 2024/1778 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olup 27.01.2014 tarihinde .. Şubesi’nde vadeli euro mevduat hesabı açarak 753.508,13 euro yatırdığını, müvekkilin daha sonra ...’ya gittiğini ve zaman zaman bu hesaptan para çektiğini, 2019 yılı Ağustos ayında Türkiye’ye gelerek bankayla görüşmek için şubeye gittiğinde hesabının 09.06.2017 tarihinde kapatıldığını ve kalan 375.272,92 euronun Türk Lirasına çevrilip TL hesabına aktarıldığını öğrendiğini, bu TL hesabından 2.099.598,20 TL’yi 28.08.2019 tarihinde çekerek hesabı kapattığını, müvekkilin bilgisi ve talimatı dışında yapılan işlem nedeniyle bankanın iç denetim sonucu müvekkilin haklılığını kabul ettiğini ve 52.500,00 euro tazminat ödeneceğini bildirmesine rağmen ödeme yapılmadığı için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının şikayetine konu 09.06.2017 tarihli işlem öncesinde yapılan işlemlerin şube kanalıyla gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davacının işlemlerini gerçekleştiren banka görevlisi ... ...’in 2014 yılından itibaren davacıyı tanıdığını, davacının ...’da ikamet etmesi nedeniyle vadeli mevduat işlemlerinin Whatsapp uygulaması üzerinden yapılan aramalarla gerçekleştirildiğini, 09.06.2017 tarihinde yine Whatsapp üzerinden yapılan görüşmede davacının Türkiye’ye geleceğini belirterek hesabındaki tutarın TL’ye çevrilmesini ve TL vadeli hesap olarak devam etmesini talep ettiğini, personelin iyiniyetli olarak hem davacının hem bankanın menfaatini gözeterek bu işlemi gerçekleştirdiğini, söz konusu TL hesabın açıldığını ve mevduatın eksiksiz olarak devam ettiğini, iki yılı aşkın süre boyunca davacının şubeye uğramadığını ve ilgili personelin bu işlemden herhangi bir çıkarının olmadığını, işlemlerin davacının talimatı doğrultusunda yürütüldüğünü, euro hesabın TL’ye çevrilerek eksiksiz şekilde vadeli hesap olarak devam ettiğini, telefonla talimat alındığı belirtilen personelin telefonunu Eylül 2019’da değiştirdiğini beyan ettiği ve Whatsapp arama kayıtlarının 21.09.2019 tarihine kadar geriye gittiği, bu nedenle 2017 yılına ait arama kayıtlarına ulaşılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hesabına ilişkin hukuken geçerli hesap cüzdanı düzenlenmemesi ve kimlik tespiti yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle davacının kur farkı ve faiz kaybından doğan zararının davalı banka tarafından karşılanması gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporları ve taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 28.08.2019 tarihi itibarıyla davacının talep edebileceği 51.380,81 euro asıl alacak ve 3.352,09 euro faiz olmak üzere toplam 54.732,90 euronun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının rıza dışı yapılan bankacılık işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3889e5cefef8a66 8522f8f1d11a2e04