Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6693 E., 2025/4142 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6693 E., 2025/4142 K. (16.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6693
Karar No
2025/4142
Karar Tarihi
16.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6693 E. , 2025/4142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/484 Esas, 2024/1407 Karar KARAR :Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/715 E., 2021/881 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı üçüncü kişilere noter vekaletnamesiyle davalılardan ... Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin imzaladığı ve imzalayacağı kredi sözleşmelerinden ve taahhütnamelerinden mütevellit ....'nin merkez ve bütün şubelerinin doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere .., ... ve ...'de bulunan maliki bulunduğu gayrimenkullerdeki hak ve hisseleri üzerinde banka lehine dilediği bedelde ve şartlarda dilediği derece ve serbest dereceden istifade etmek kaydıyla her türlü ipotek tesis etme yetkisini vermesi üzerine adı geçen şirketin borçlarının teminatı olarak ipoteklerin vekaleten kurulduğunu, ancak davalı Bankanın, kredi ilişkisini diğer davalı şirketlere de yaydığını, kredi kullanan diğer davalı şirketlerle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalılardan ...'in, davalı şirketlerin yöneticisi olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek davacının aleyhine başlatılan takip dosyasında, işlem temeli olan kredi sözleşmesi ile kefil olunan şirketin kendi asli borcu dışındaki borçlar yönünden borcunun bulunmadığının tespitine, dosyadaki taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fekkine, işlem temeli ortadan kalktığında ikincil istek icra takibinin bu miktarla ilgili olarak ve davacı lehine iptaline, davacının bu dosya nedeni ile ödemek zorunda kaldığı ve kalacağı faiz ve yargılama giderlerinin de davalılardan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketlerle imzalanan kredi sözleşmelerinin hiçbirisinde kefalet imzasının bulunmadığını, ipotek veren üçüncü kişi konumunda olduğunu, ... Otomotiv Tur. San.ve Tic. Ltd. Şti.’nin müvekkili bankaya kendi kullandığı kredilerden kaynaklı borcu yanında diğer şirketlerin borcuna kefaleti sebebi ile sorumluluğunun bulunduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi sureti ile başlatılan takibin de bunları kapsadığını, müvekkilince borçların ödenmesi için keşide edilen ihtarname akabinde takibin başlatıldığını, ...'nun ... Şirketine kullandırılan kredinin kefili olduğunu, adı geçen aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, işbu dava ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından takibe konu taşınmazlar üzerinde ipotek tescili için verilen vekaletnamede açık bir şekilde davalı ... ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kefil olarak imzalayacağı genel kredi sözleşmelerinden doğan borçların teminatı için ipotek tescil yetkisinin bulunmadığı, davacının, adı geçen davalının asaleten imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumluğunun bulunduğu, bu hususta bir uyuşmazlığın da olmadığı, kefil olarak imzaladığı diğer davalı şirketlerin genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlarından ise sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davacının menfi tespit talebinin kabulü ile ... 10. İcra Müdürlüğünün 2018/1229 E. sayılı dosyasında davalı borçlular ... Ticaret Oto Turizm Ticaret ve Limited Şirketi ile ... yönünden toplam 3.881.867,22 TL alacaktan tahsili talep edilen ipotek bedeli olan 3.667.500,00 TL yönünden davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kefalet borçları için tesis edilen ipoteklerin fekkine, her ne kadar davacının bir kısım taşınmazları paraya çevrilmiş ise de, davalı ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asalet borçlarından tahsil edildiği, diğer davalı şirketlerin borçlarından mahsup edilmediği anlaşılmakla istirdat talebinin reddine, davalı ...'nun ise genel kredi sözleşmelerinde kefil olarak yer aldığı ve dava dilekçesi ile talep edilen hususlarda hukuki menfaati etkilenmediğinden bu davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin esastan istinaf başvurusunun esastan reddine, buna karşılık, davalı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin, ... firmasının asaleten ve kefaleten kredi borçlarının tahsili amacı ile başlatıldığı, davalı şirketler arasında çapraz kefalet ilişkisinin bulunduğu, davacı yanca alacaklı banka lehine ipotek tesisi için verilen noter vekaletnamesinde adı geçen şirketin imzaladığı veya imzalayacağı kredi sözleşme ve taahhütnamelerinden dolayı doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatını teşkil etmek üzete ipotek tesis edileceğinin öngörüldüğü, çapraz kefalet ilişkisi nazara alındığında vekaletnamede verilen yetkinin .... firmasının müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesi kaynaklı borcu da kapsadığı ve yetki aşımının sözkonusu olmadığı, tesis edilen ipoteklerin vekaletnamede verilen yetki kapsamında oldukları ve ipotek resmi senetlerinin birinci maddesi gereğince ipoteklerin adı geçen davalının asalet borcu yanında kelafet borçlarının teminatını da oluşturduğu, bu itibarla davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı Banka vekilinin istinaf itirazının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takipteki miktardan borçlu olunmadığının tespiti, ipoteğin fekki ile istirdat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmünğn ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Uyuşmazlık, davacı tarafından, davalılardan ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Akbank arasında düzenlenen veya düzenlenecek her türlü kredi sözleşmelerinden ve taahhütnamelerinden doğmuş ya da doğacak borçları teminat altına almak amacına yönelik davacıya ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesisi için dava dışı üçüncü kişilere verilen yetkiyi düzenleyen vekaletnamenin, adı geçen davalı şirketin müteselsil kefilliğinden kaynaklı olarak davalılar ... Tic. Oto Turz. ve Ltd. Şti. ve davalı ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti. ile davalı ... arasında ayrı ayrı imzalanan genel kredi sözleşmelerinden doğan borçları da kapsayıp kapsamadığı, vekaletnamede yetki aşımı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 502/1 hükmüne göre vekâlet sözleşmesi; vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Geniş anlamda bir iş görme sözleşmesi olan vekâlet sözleşmesiyle vekil, kendisine verilen işin ya da işlemin vekâlet verenin irade ve yararına uygun olarak görülmesini, yapılmasını üstlenir. Vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde güvene dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, diğer bir anlatımla vekil edenin yararına ve onun iradesine uygun davranma yükümlülüğünden doğar. Vekâlet sözleşmesi, başkasının işini görmeye ilişkin bir sözleşme olduğundan esas itibariyle işin müvekkilin menfaatine yapılması gerekir. Bu durum iş görme sözleşmesinin doğal bir sonucudur. Nitekim vekilin şahsen ifa, sadakat ve özen borcu anılan Kanun'un 506. maddesinde “Şahsen ifa, sadakat ve özen gösterme” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olacağı açıktır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Sözleşmede vekâletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Vekil bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, özellikle vekâletin kasten vekil edenin zararına, kendisinin veya başka birinin yararına kullanılması hâlinde vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılması söz konusu olabilir. Dolayısıyla böyle bir durumda vekil eden zararlandırılırken, vekil çok zaman kendisine veya başka bir kimseye çıkar sağlamaktadır. Oysa ki, sadakat ve özen borcunun temel amacı başkası adına iş gören kimsenin yetkisini kötüye kullanma riskini önlemektir. Vekâlet sözleşmesi, güven esasına dayalı bir iş görme edimi ihtiva ettiğinden bu güvenin korunması her şeyden önce TBK’nın 506. maddesinin bir gereği olduğu gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralının da bir gereğidir. Dosyada mevcut olup, ipotek akitlerine dayanak alınan Beşiktaş 25. Noterliğinin 19.12.2013 tarihli ve 22043 yevmiye numaralı vekâletnamesi bir bütün olarak incelendiğinde, dava dışı vekiller ..., ... ve ...'in yetkilerinin "....... tarafından şahsım ve ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine açılmış ve açılacak her türlü krediden dolayı doğmuş ve doğacak borçlar ile, bu borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kayıt ve şartı ile, ayrıca adı geçen şirketin imzaladığı, imzalayacağı kredi sözleşme ve taahhütnamelerinden mütevellit ....'nin merkez ve bütün şubelerinin doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere..." şeklinde belirlendiği, vekâlete dair sözleşmenin kurulmasına yönelik hükümde, vekil eden davacı tarafından vekillere kendisinin ve .... şirketinin mevcut ya da ileride borç altına girilmesi hâlinde bu borçlara teminat olmak üzere ipotek tesis ettirmeye dair yetki verildiği görülmüştür. Başka bir anlatımla vekâletnamede sözü edilen yetkinin, davalı Banka tarafından şahsı ve ... Oto Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine açılmış ve açılacak her türlü krediden dolayı doğmuş ve doğacak borçlar ile bu borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kayıt ve şartı ile, ayrıca adı geçen şirketin imzaladığı, imzalayacağı kredi sözleşme ve taahhütnameleri kapsadığı hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve sarih olarak belirtildiği, bu haliyle kefalet hükümlerini kapsayacak şekilde verilen bir yetkinin bulunmadığı, .... şirketi dışında kalan davalı grup şirketlerinin borçlarını kapsamadığı anlaşılmıştır. İpotekli takibin dayanağı olan resmi akit tabloları incelendiğinde ise, yukarıda sözü edilen Beşiktaş 25. Noterliğinin vekaletnamesine dayanılarak dava konusu taşınmazlara davacıya vekaleten davalı Banka lehine toplamda 3.667.500,00 TL limitli olarak tesis edilen ipoteklerin, “.... şirketinin her türlü asalet ve kefaletlerinden kaynaklanan tüm borçlarının” da teminatı olarak tesis edildiği, dolayısıyla vekaletnamede kefalete ilişkin açık bir kaydın bulunmamasına rağmen dava dışı vekiller tarafından, davalı ... şirketinin kefalet borçlarının teminatını da kapsayacak şekilde işlem yapılmasının yetki aşımı niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Hâl böyle olunca, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına ve özellikle anılan vekâletname uyarınca davalılar ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve ... Ticaret Otomotiv ve Turizm Ltd. Şti. lehlerine davalı bankaca kullandırılan kredi sözleşmelerinden kaynaklı borçlanmadan davacının sorumlu tutulamayacağı, bu borçlara karşı teminat oluşturmak amacıyla davacı taşınmazlarına konulan ipoteğin hukuki dayanağının bulunmadığı gözetilmeden adı geçenlere kullandırılan krediler yönünden menfi tespit davasının kabulü gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 00695637acfa5351 62cd2679ac4e5aaa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı