Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6665 E., 2025/4257 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6665 E., 2025/4257 K. (18.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6665
Karar No
2025/4257
Karar Tarihi
18.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6665 E. , 2025/4257 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1241 Esas, 2024/1540 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkilinin Markalar Dairesi Başkanlığına itirazının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa "..." sözcüğünün uzak geçmişte eczacı veya başka bir anlamda kullanılmasının herhangi bir öneminin bulunmadığını, gönümüzde sözcüğün hiçbir alanda kimse tarafından kullanılmadığını, markanın aynı sınıf mal ve hizmetlerde kullanılması karşısında tüketicilerin yanılacağını, başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili markalarını bilmemesi veya duymamasının iddia edilemeyeceğini, davalının haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-5478 sayılı kararının iptaline ve 2020/102376 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında görsel olarak benzerlik bulunduğu, başvuru markasında vurgunun “...” ibaresinde olduğu, taraf markalarının son iki hecelerinin çakıştığı, davalı markasının her ne kadar basında "..." ibaresi de olsa işitsel olarak davacı markalarından uzaklaşmaya yeterli gelmediği, bu sebeple işbu ibarelerin söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları bakımından taraf markaları arasında işitsel anlamda benzerlik olduğu, davalı markasındaki “...” kelimesinin Türk Dil Kurumu’na ait web sitesinde karşılığının bulunmadığı, bununla birlikte Google üzerinden yapılan aramada “hastalara ilaç hazırlayan kişi" olarak tariflendiği, bu kapsamda taraf markaları kavramsal olarak benzememekle birlikte davalının marka ibaresinin halk nezdinde sıkça kullanılan ve bilinen kelimelerden olmadığı, tüketicinin zihninde bir anlam karşılığı bulmayan kelimenin davacının markaları ile ilişkilendirebileceği, davalı markasında yer alan “...” ön ekinin bütüncül değerlendirmede markasal algı yaratmayacağı, başvuruda vurgunun “...” ibaresinde toplandığı, görsel olarak bir fark yaratmayan bu unsurun duysal olarak da ciddi oranda fark yaratmadığı bu nedenlerle taraf markaları arasında 03., 05., 29. ve 31. sınıfta yer alan aynı ve benzer tür emtialar açısından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2021-M-... sayılı kararının hükümde ayrıntılı olarak sayılan emtialar açısından iptaline, davalı şirket markasının anılan emtialar açısından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8bdf8362532b6b9e 8879e2c17853e3a7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı