11. Hukuk Dairesi 2024/6664 E. , 2025/4260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1158 Esas, 2024/1471 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2018/... sayılı "... Dünyanın her yerinde bir tanıdık+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, başvuruda yer verilen diğer unsurların tali unsur olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markasına benzer bir yazı tipiyle oluşturulduğunu, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "...." ibaresinin ikileme niteliğinde olduğunu, tanımlayıcı nitelik taşıyan ve ayırt edicilik vasfı olmayan ibarelerin, yüksek ayırt ediciliğe sahip "..." ibaresi ile birlikte kullanılmasının, ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacağını, tüketicilerin söz konusu markaların sahibi firmalar arasında ticari, idari, ekonomik bir ilişki olabileceği yanılgısına düşebileceğini, davaya konu markanın ortalama tüketiciler nezdinde müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, davaya konu markanın tesadüfen seçilmediğini ve davalı yanın kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-8378 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... başvurusunun kapsadığı 35. ve 38. sınıflardaki hizmetlerin tamamının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, davacı markalarının ayırt edici unsuru olan "..." ibaresinin, aynen davalı markasında kullanılmasının, bütünsel açıdan davacı markaları ile "..." esas unsurlu davalı ... başvurusu arasında iltibas ve seri marka imajı yarattığı, markaların ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzediği, başvurunun, davacının tescilli markalarının bir uzantısı, yeni bir versiyonu ya da serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-8378 sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2018/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.