11. Hukuk Dairesi 2024/6643 E. , 2025/4274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/202 Esas, 2024/1552 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/132 E., 2022/638 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 12.12.2016 tarihinde alt-lisans sözleşmesi imzalandığını, ... ... markasının ... hakkını elinde bulunduran davalının anılan sözleşme ile markanın İstanbul Anadolu yakası haklarını-bir veya daha fazla restoran açma hakkını müvekkiline verdiğini, satışa sunulacak ürünlerin sözleşme uyarınca ...'dan ithal edilmek suretiyle davalı tarafından temin edildiğini, ürünlerin bedellerine ilişkin bir vade belirlenmediğini, ... karşılığı davalıya 54.500,00 euro ödeme yapılarak ödeme belgesi ile sözleşme kapsamında yapılacak tek ödeme olduğunu ve davalının başkaca bir ödeme talep etmeyeceğinin hüküm altına alındığını, davalı tarafın davacı siparişlerini temin edemediğini, davacının satışa sunduğu ürün çeşitliliğini düşürdüğünü ve bu suretle davacının maddi zarara uğramasına neden olduğunu, ayrıca davacının sözleşmeye göre hakkı olmamasına rağmen davacının yeni restoran açılışını engellediğini, bunun için haksız ve fahiş tutarlar talep ettiğini, davalının müvekkilinin kazanç ve itibar kaybına neden olduğunu ileri sürerek davalının ürün tedariki yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL, davalının, müvekkilinin restoran açılışını engellemesi nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın, itibar kaybı karşılığında 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile ürün tedarikine ilişkin tazminat talebini 210.375,00 TL'ye, restoran açılışının engellemesine ilişkin talebini 300.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ürün tedarik sürecinde üzerine düşen görevi her daim yerine getirmiş olmasına rağmen davacı tarafın hem ürün siparişi hem de ödemeler konusunda gerekli özeni göstermediğini, ... merkezli lisans sahibi şirket tarafından ürün gönderilmesi ve gümrük işlemleri hakkında bir çok sorun ortaya çıktığını, bu durumun hem pandemi süreci öncesini hem de pandemi sürecini kapsadığını, süreçte ülkeye ürün gönderilemediğini, davalının davacı tarafa ürün satmak istememesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacının ödemelerini her daim aksattığını, davacı tarafın ... AVM'de açmak istediği mağaza nedeniyle talep edilen 100.000,00 euronun yatırım bedeli olarak değil marka lisans hakkının satın alınması olarak teklif edildiğini, davalının sözleşme gereği davacı tarafı finanse etme yükümlülüğü altında olmadığını, taraflar arasındaki alt lisans sözleşmesinin feshedilmemiş olması nedeniyle davacı tarafın kazanç kaybına uğradığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, itibar kaybına uğrayanın davalının lisans hakkı sahibi olduğu marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacın ürün tedarikinden kaynaklı 83.255,00 TL ve ek ürün satışındaki düşüşten kaynaklanan 70.875,00 TL zararının toplam 154.130,00 TL olduğu, oluşan bu zarara davalının sözleşmeye aykırı davranışının sebep olması nedeniyle davalının bu zarardan sorumlu olduğu, davacının mağaza açılmasına yönelik talebe ilişkin bu hususta taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalıya yüklenmiş bir yükümlülük bulunmadığı, sözleşmede buna ilişkin açık bir düzenleme yer almadığı, sözleşmenin 3. maddesinde alt bölgede başka mağaza açılamaz şartının bulunduğu, davalının yeni mağaza açmasında lisans ücreti talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının, davacının ticari itibarını zedeleyecek nitelikte haksız bir eylemi bulunmadığından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının uğradığı zarar olan toplam 154.130,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince ürün tedarikinin davalı tarafça yapıldığı, ancak davalının ürün tedarik yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirememesi nedeniyle oluşan davacı zararından sorumlu olduğu, davacının giderler düşülmeden ciro kaybının tamamını talep etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince sektörel giderler düşülerek hesaplanan zarar toplamının 154.130,00 TL olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, lisans sözleşmesine göre davalının lisans sahibi, davacının ise alt-lisans sahibi olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde; alt-lisans alan tarafın, ... Alışveriş Merkezi hariç, İstanbul'un Asya yakasında ticari markayı kullanma hakkına sahip olduğu, ... lisans sahibinin, kendisi ticari markayı doğrudan kullanmamayı veya ticari markanın kullanma hakkını bu alt bölge içindeki diğer alt-lisans sahiplerine vermemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ... lisans sahibinin doğrudan veya başka bir alt-lisans sahibi aracılığıyla mağaza açmaya karar vermesi durumunda, önce durumu alt-lisans sahibine arz edeceği, lisans sahibinin sadece alt-lisans sahibi başka bir mağaza açmayı düşünmüyorsa, mağaza açabileceği, her durumda alt-bölgede bir ... mağazası açılamayacağının kararlaştırıldığı, mağazalar başlıklı sözleşmenin 5. maddesinde mağaza açma prosedürleri belirlenerek, alt lisans sahibi olan davacının kendi hususi bölgesinde bir veya daha fazla dükkan açacağı, sözleşmenin 9. maddesinde ilk mağazanın en geç 1 Mayıs 2017 tarihinde açılacağı, o tarihte açılmaması durumunda tarafların açılış için başka bir son tarihte anlaşacaklarının kararlaştırıldığı, dolayısıyla sözleşmedeki açık düzenlemeler karşısında İlk Derece Mahkemesinin, davacının mağaza açma talebine yönelik olarak, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalıya yüklenmiş bir yükümlülük bulunmadığı, sözleşmede buna ilişkin açık bir düzenleme yer almadığı, sözleşmenin 3. maddesinde alt bölgede başka mağaza açılamaz şartının bulunduğu, bu haliyle davacının yeni mağaza açma talebinin davalı tarafından koşulsuz kabul edilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin doğru görülmediği, sözleşme bir bütün olarak incelendiğinde; sözleşmenin 3. maddesindeki alt bölgedeki mağaza açma yasağının davacı için değil, davalı için öngörüldüğü, davacının sözleşmenin 5. maddesindeki prosedüre uyarak alt lisans bölgesinde mağaza açmasında bir sınırlama bulunmadığı, davacının 2. bir restoran açmak istediği, davalının bunun için 100.000,00 euro talep etmesi nedeniyle açılmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalının cevap dilekçesinde talep edilen bu miktarın taraflar arasında imzalanan sözleşmeden tamamen bağımsız olarak davacı tarafa markanın ... lisansının 100.000,00 euro karşılığında devri teklifine ilişkin olduğunu iddia ettiği, ancak elektronik posta yazışmalarında "Her yeni mağazanın 100.000 euro ödemesi gerekmektedir." şeklindeki talep dikkate alındığında, restoran açılışı için davacıdan 100.000,00 euro talep edildiğinin açık olduğu, bilirkişi raporunda davacı şirketin restoran açılamamasından kaynaklı ciro kaybının 1.812.183 TL, kâr marjı kaybının 906.084,00 TL olarak hesaplandığı, davacı talebi 300.000,00 TL olmakla bu miktara hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının ürün tedarikine ilişkin edimini yerine getirmemesinden dolayı davacının uğradığı zarar olan toplam 154.130,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın restoran açılışına davalı tarafından engel olunmasından dolayı 300.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının itibar kaybından kaynaklı manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının sözleşmeden doğan edimlerinin yerine getirmemesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacının talebi toplam 510.375,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat olup Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının temyiz ettiği reddedilen meblağ Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4c07a0e4e4882b57 be2f5363987db55e