11. Hukuk Dairesi 2024/6606 E. , 2025/4310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1044 Esas, 2024/1132 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/246 E, 2023/567 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... mirasçıları olan davacılar aleyhine davalı tarafından 01.05.2018 düzenleme, tarihli, 01.05.2023 vade tarihli ve 1.250.000,00 Türk Lirası bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin incelenmesinde, senette bulunan damga pulu ile düzenleme tarihinin eş değer olması gerekirken, 10 liralık pulun tarihi olan 1989 tarihi nazara alındığında, davalı tarafından kötüniyetli şekilde ele geçirilen senedin hukuka aykırı şekilde doldurulduğunun ve düzenleme tarihinin 2018 olarak yazıldığının aşikar olduğunu, öte yandan davalı/alacaklının, senette keşideci olarak gösterilen ...'ın öz kardeşi olduğunu, kum ocağı işletmesi yapan müteveffa ...'ın kardeşine kum ocağında iş verdiğini, davalının 10 yıl boyunca kum ocağında çalıştığını ve sonrasında kendi kum ocağını açtığını, aralarında ticari ya da herhangi bir hukuki alışveriş olmadığını, müteveffanın kardeşi olan davalı/alacaklıya borcu olmadığını, aralarında mal alışverişi olmadığını ileri sürerek takibe dayanak senetten dolayı davacı mirasçıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların bonodaki imzaya itirazlarının olmadığını, yani bonoyu murislerinin keşide ettiğini bildiklerini ve kabul ettiklerini, davacıların murislerinin borçlu olmadığını ispatlamaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinin dayanağı bononun keşidecisi ..., lehtarı davalı ... olduğu, borçlu ...'ın vefatı sebebiyle icra takibinin davacı mirasçılar hakkında başlatıldığı, alacaklı asıl tarafından İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilen 07.07.2023 tarihli dilekçe ile icra takibinden feragat edildiğinin belirtildiği ve İcra Müdürlüğü tarafından icra dosyasının feragat nedeniyle 07.07.2023 tarihinde kapatıldığı, dosyaya ibraz edilen 04.07.2023 tarihli protokol başlıklı belgenin mahkeme içi sulh ve mahkeme dışı sulh sözleşmesi niteliğinde olmadığı ve buna ilişkin yasal şartları taşımadığı, belgede belirtilen taşınmazın tüm davacı mirasçılar tarafından tapuda davalı adına ferağ verilmesi sebebiyle belgede imzası bulunmayan davacı mirasçıların da belgeyi kabul ettikleri ve belgeye muvafakat gösterdikleri, bu durumda sulh sözleşmesi niteliğini taşımayan belgenin yazılı delil niteliğinde olduğu ve bu yazılı belgeye istinaden davalı alacaklı tarafından icra dosyasından feragat edilerek dosyanın kapatıldığı ve davalı alacaklının alacağın özünden feragat ettiği, icra dosyası feragat sebebiyle kapandıktan sonra davacılar tarafından istirdat iddiasında bulunulmayıp davanın konusuz kaldığına yönelik beyanda bulunulduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.