11. Hukuk Dairesi 2024/6453 E. , 2025/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/340 Esas, 2024/563 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirket ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, daha sonra şirket ortaklığından ayrılıp davalıya bu tarihten sonra verilecek kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığına dair faks gönderdiğini, buna rağmen davalı bankanın davacı aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattığını, davacının kefaletinin sona erdiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 30.05.2022 tarihli dilekçesi ile; ödenen 512.845,84 TL'nin ödeme tarihlerinden faizi ile istirdadına, icra dosyası kapak hesabından kalan bakiye kısım için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya gönderilmiş herhangi bir faks olmadığını, faks gönderilse bile davacının sorumluluğunun usulüne uygun şekilde sona erdirilmediğini, davacının krediler nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini savunarak davanın reddini ve icra inkâr tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, icra takibine konu olan banka alacaklarının tamamının 07.06.2007, 28.07.2008 ve 13.07.2009 tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, bu kredilere ilişkin sözleşmelerde ise davacının kefalet imzasının bulunmadığı, davacının usulüne uygun şekilde kefaletten istifa etmediği kabul edilse dahi, davacıdan talep edilen banka alacaklarının, davacının kefalet imzası bulunmayan sözleşmelerden kaynaklanması nedeniyle bu alacakların davacıdan talep edilemeyeceği, böylece icra takibine konu alacak nedeniyle davacının borcunun bulunmadığı, yargılama sırasında davacı tarafından ödenen toplam 421.216,03 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren istirdadının talep edilebileceği, faizin nev’i belirtilmediğinden yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14170 E. sayılı icra takibine konu alacağa istinaden davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında tahsil edilen toplam 421.216,03 TL'nin, (5.901,44 TL'sinin 21.06.2011 tarihinden itibaren, 176.440,63 TL'sinin 09.02.2012 tarihinden, 238.873,96 TL'sinin 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte) davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1a9250209751f80c dfcbb9568ececb7a