Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4828 E., 2025/3185 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4828 E., 2025/3185 K. (08.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4828
Karar No
2025/3185
Karar Tarihi
08.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4828 E. , 2025/3185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/570 Esas, 2024/850 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/116 E., 2022/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "CEP" ve "CEPTE" ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2019/68404 sayılı ve "CEPTEMAX+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markada “MAX” ibaresi kullanılarak müvekkilinin markalarının daha üstün ve nitelikli bir hali olduğu da vurgulanmak suretiyle hem iltibas hem de haksız rekabet oluşturulmaya çalışıldığını, “MAX” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının bir serisi veya yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü uyarınca da reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili, mobil cihazların yapısal olarak bir cepte veya ufak bir çantada taşınmasının hayatın olağan bir parçası olduğunu, her alanda bu tarz mobil ve/veya sanal ortam uygulamalarına maruz kalan tüketicinin "CEP" ibaresini bünyesinde barındıran bir marka gördüğünde bunu her duyduğunda davacı ile ilişkilendirmeyeceğini, ayrıca "cep" ibaresinin üç harften oluşan kısa bir ibare olduğunu, kısa markaların benzerlik değerlendirmesinde farklılıkların daha fazla dikkat çektiğini, "CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın kapsamında yer alan hizmetlerin tamamının, davacıya ait redde mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarında “cep” ve “cepte” ibareleri ortak olarak yer alsa da, “cep” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olması, dava konusu markada yer alan figüratif unsurun mevcudiyeti, dava konusu markanın renk dahil tertip tarzının davacı markalarından oldukça farklı olması, davacının tescilli markalarının zayıf markalar olması nedeniyle taraf marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı, SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının değerlendirilebilmesi için markaların benzer olması gerektiği, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu markanın kötüniyetle yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru ile davacının itiraza mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 21de77becc3a6a3a b371c380bae5b908

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı